Azerbaycan’dan Çin Seddi’ne kadar Türk bayrağını dalgalandıran bir tek adam var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yurt dışındaki Türk okullarını kapatmaya yönelik tavrı akademisyenler, tarihçiler, yazarlar, iş adamları, siyasetçiler, sanatçılar ve daha bir çok kesimden büyük tepki toplamaya devam ediyor.

Azerbaycan’dan Çin Seddi’ne kadar Türk bayrağını dalgalandıran bir tek adam var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışındaki Türk okullarını kapatmaya yönelik tavrı akademisyenler, tarihçiler, yazarlar, iş adamları, siyasetçiler, sanatçılar ve daha bir çok kesimden büyük tepki toplamaya devam ediyor.
Konuyla alakalı Samanyolu Haber TV’ye konuşan yazar Yavuz Bülent Bakiler bu okulların kapatılmasının ülke adına neler kaybettirebileceğine dikkat çekti.

İşte Bakiler’den çok önemli ifadeler:

TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİ, O ÜLKELERLE MÜNASEBETE BAĞLI

Ben Turan düşüncesinde olan bir insanım. 1950’de Sivas’ta Turan mefkuresi içinde kendimi buldum. O günden bugüne, bir milim oynamadım. Türkiye dışındaki Türkiye dışındaki Türklerle haşır neşir oldum. 101 tane televizyon programı hazırlayıp sundum. Türkiye’nin kalkınması, batıdan ayrılmadan, bütün Türk ülkelerle siyasi ve ekonomik münasebet kurmasına bağlıdır. Bunu başarabilirsek, en geç 10 yıl içinde en büyük devletlerinden biri olabiliriz. Ama yurt dışından bazı kimseler buna mani oluyorlar, yurt içinden de bazı insanlar bu okulların gelişmesini önlemeye çalışıyorlar. Milletimizin geleceğini töhmet altında bırakıyorlar.

DEMİREL GİTTİ, GÖRDÜ, YENİ OKULLAR İSTEDİ

12 Eylül’den sonra bütün teşkilatlara el konuldu. Türk Ocakları’na el konuldu. Aradan zaman geçti, herkes teşkilatını geri aldı, ama bizim ocağımızı bize vermediler. Biz de gittik Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dedik ki, ‘bunların kuruluşunda devletin katkısı yok, kendi imkanlarımızla yaptık.’ Siyasetin içinde olduğum için Demirel beni tanıyordu. Yıllar sonra Bana ne ile meşgul olduğumu sordu. Dedim ki, “Azerbaycan’dan Çin Seddi’ne kadar Türk dünyasını dolaştım ve geldim. Gördüm ki, yurt dışında Türk bayrağını dalgalandıran iki adam yok, bir tek adam var, oradaki büyükelçilerimize rağmen. O da Fethullah Gülen Hocaefendi’dir.” Demirel’in o zaman gözleri fal taşı gibi açıldı. O zaman anladım ki, bir takım insanlar Demirel’e okullarımızla ilgili menfi bilgeler vermişler, hayret etmişti ben böyle deyince. Sonra kendisi yurt dışına çıktı, gitti gördü, gelince basın toplantısı yaptı. Demirel’in söylediği şuydu: O ülkelerin cumhurbaşkanları ve başbakanları benden o ülkelerin sayılarının arttırılmasını istediler. Ben de sizden rica ediyorum, o okulların sayısı arttırın.

TARİH, BU KİŞİLERİ MENFİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRECEK

Şimdi işi facia ötesinde facia getiren durumuna bakın. O zaman, Özbekistan hariç, bütün ülkelerin bakanları, cumhurbaşkanları okulların sayısını artırın diye ricada bulunuyorlar. Ama Türkiye’de birtakım insanlar, ‘hayır o okulları kapatacağız’ diye bağırmaya başladılar. Bundan daha büyük bir skandal olmaz, daha büyük çile, şansızlık olmaz. Kapatılır mı? Kapatılabilir. Ama kapatılırsa o okullar, Türkiye’nin dünya çapında bir kaybı meydan gelir. Tarihe de bunların kapatılmasına vesile olan insanları menfi şekilde değerlendirir.

ZAMAN.COM.TR
28 Ocak 2015, Çarşamba

1577 izlenme

Yorum Yapın