Okulları kapatın diyen Cumhurbaşkanı’na tepki

Deer represent the biggest threat to Scotland's native woodlands, according to an eight-year study by Forestry Commission scientists.

Okulları kapatın diyen Cumhurbaşkanı’na tepki

160 ülkede Türkiye’nin gurur kaynağı olan Türk okullarına karşı savaş açan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün Etiyopya’da “Türk okullarını kapatın, biz açalım” açıklamalarına eğitim, siyaset, iş ve sanat dünyasından tepki yağdı.

Okulların kapatılmasının affedilmesi mümkün olmayan vahim sonuçlar doğuracağını söyleyen aydınlar, “Hükümet intikam duygusuyla ülkenin ufkunu karartıyor. MEB yurtdışında okul yapana kadar önce gitsin benim köyümdeki okulları yapsın.” görüşünde birleşti.

Okullarla ilgili asıl konuşacak kişi Milli Eğitim Bakanı’dır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Asıl o konuda konuşacak olan Milli Eğitim Bakanı ve Dışişleri Bakanı’dır. Onların görüşleri daha önemli. Onların da böyle bir talebi benim bildiğim kadarıyla medyaya yansımadı.

“Kendi bakanlarının övdüğü okulları şimdi kapatın diyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu: “Türk okullarını kapatmaya kimsenin hakkı yok. Türkiye Devleti’nin bunlar kapatmaya hakkı da yok, yetkili de değil. Cumhurbaşkanı’nın yaptığı ve buna bağlı olarak, başbakan Cemaat dediğimiz yapı ile bir kavga yürütüyor. Daha evvel bu okulları kendisi ziyaret etti mi bilmiyorum ama bütün bakanları ziyaret ederdi, överlerdi, övünürlerdi. Şimdi kapatın diyor ve bir intikam duygusuyla, savaşın bir parçası şeklinde yapıyor. İçeride yaptığını, dışarıda da yapıyor. Suç işlediyse suçun nasıl kovuşturulacağı anayasamızda da bellidir. Uluslararası hukuk da bellidir.”

Erdoğan Cumhurbaşkanlığı yapmıyor başka işlerin peşinde

CHP Gaziantep milletvekilli Ali Serindağ: “Türkiye’nin eğitim problemi çözülmemişken, okulların pek çoğunda öğretmen yokken, kalabalık sınıflarda öğrenciler eğitim görürken, okullarda temizlik görevlisi olmaması nedeniyle öğrenciler temizlik yaparken başka ülkelerde Milli Eğitim Bakanlığı nasıl okul açacak? Erdoğan, cumhurbaşkanlığı yapmaktan ziyade başka işlerin peşinde, bu bir cumhurbaşkanına yakışmıyor. Önce kendi ülkesindeki eğitim sorununu çözsün. Herkese fırsat eşitliğine imkan veren ve dünya ile rekabet edecek bir eğitim sistemini oturtsun, ondan sonra diğer ülkelerin eğitim sorununa el atsın. Türkiye’nin gündemi işsizlik, yolsuzluk, hırsızlıktır. Tüm bunları unutturmak için hükümet ve maalesef sayın Cumhurbaşkanı cambaza bak politikası uyguluyor.”

Bu okullar kimsenin değil, Türk milletine mal olmuş

Türkiye-Etiyopya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay: “Bu okullar kimsenin değil, Türk milletine mal olmuş, Türk bayrağını dalgalandırıyor. Hiçbir siyasi iktidarın, millete mal olmuş okulun aleyhinde kampanya yürütmesi kabul edilemez. Bunu söylediğiniz ülkenin yetkilileri, sizin hakkınızda herhalde iyi şeyler düşünmez. O ülkenin siyasileri de hoş karşılamaz. Böylesine kendi ülkesinin milletinin okullarının kapatılmasını isteyen bir cumhurbaşkanı da herhalde tarihte olmamıştır.”

‘Türk okullarını kapatın’ demek ülkenin ufkunu karartmaktır

Demokratik Gelişim Partisi Genel Başkanı İdris Bal: “Türk markalarını kapatın diyor. Akıl diyorum, insaf diyorum. Sen bir kin uğruna, 17-25 Aralık çıkmasın diye ülkenin ufkunu karartan adımlar atıyorsun. Bu akılsızlıktır, bindiğin dalı kesmektir, ülkenin ufkunu karartmaktır. Bu düşmanlık bir kesime değil, millete düşmanlıktır. Millet bunu affetmeyecektir. Siz önce Türkiye’deki milli eğitimi düzeltin. Prefabrik okullarda eğitim görmeye çalışıyor. Hoca açığı var. Sen Türkiye’nin milli eğitimini düzeltememişsin de Afrika’da okul açıyorsun. Parayı, öğretmenleri nerede bulacaksın? Aç da görelim, hodri meydan. Alkışlamazsam namerdim. Açamazsın, beceremezsin, zira devlet devlettir, STK STK’dır, işadamı işadamıdır. Yapılan, bir kesime yönelik değil millete yönelik düşmanlıktır. Tüm dünya kucağını açmıştır bu okullara.

Önce Güneydoğu’ya gönderdiğiniz öğretmeni yerinde tutun

BBP MKYK Üyesi Mehmet Efe: “Erdoğan başta olmak üzere idareciler bir akıl tutulması yaşıyor. Hükümetin Etiyopya’ya öğretmen göndermeden önce Güneydoğu’daki öğretmenleri yerinde tutmayı başarsın. Etiyopya’daki okular da mı size darbe yapıyor. Türkiye’deki eğitimin seviyesi ortadayken, kalkıp dünyadaki eğitime müdahale etmeye çalışıyorsunuz. Türk okulları gönüllülük esaslarına göre kurulan ve yapılan bir hizmet. Bu ancak inanırsanız yapılacak hizmettir, çünkü siz daha Türkiye’de köylerdeki öğretmenlerinizi tutamazken, ilçelerdeki öğretmenlerinizi yerinde tutamazken, böyle bir çalışma içerisinde olacağınızı, hiç başarı şansınız olmadığınızı düşünüyorum. Sizin yapmanız gereken öncelikle Türkiye’de eğitimcilerin şartlarını iyileştirin. Etiyopya’ya hangi şartlarda öğretmen göndereceksiniz, merak ediyorum.”

Cumhurbaşkanı’nın yurtdışında Türk okullarını kapatın demesi acziyetin ifadesidir

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal: “Topyekün kalkıp uluslararası arenada bunları dile getirmek bir kere kendi kendini gammazlamaktır, acziyetin ifadesidir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın okullarla ilgili daha önce ne söylediğini hatırlatmamız lazım. 17-25 Aralık operasyonlarını örtme ve bundan intikam alma sürecinin bir sonucu olarak görüyorum. Bizim hassasiyetimiz oralarda Türkçe eğitim verilmesi, Türk kültürünün, İslam kültürünün bu okullar aracılığıyla yaşatılmasıdır. Türkiye’deki mevzuatlara uygun olarak faaliyet gösteren kurumların, bu şekilde töhmet altında bırakılarak kapatılmasını doğru bulmayız. Türk Alman Üniversitesi var, Alman liseleri var Fransızca liseleri var, ‘Bunu kapatın’ dendiği zaman, mevzuata aykırı bir şey yoksa o ülkenin talebi üzerine kapatabilir miyiz?”

Türk okullarının kapatılması Türkiye’nin istikbalinin ve geleceğinin yok edilmesidir

Eski Ülkü Ocakları Başkanı Avukat İrfan Sönmez: “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan istedi diye ülkemizin menfaatlerine, ülkemizin tanıtımına ülkemizin geleceğine katkısı bulunan okullar kapatılacak değildir. Bu okullar çok zor şartlar altında milletimizin verdiği paralarla kuruldu. O okulların vasıtası ile büyükelçiliklerin yapamayacağı hizmetleri ifa etmiştir. Türkiye’ye binlerce kilometre uzakta olan ve her biri 3-4 sene Türkiye’ye gelmeyen Türk öğretmenler Erdoğan’a ne gibi bir kumpas kurmuş olabilirler. Afrika’da ve yurtdışında hizmet yapan bu kuruluşların Türkiye’deki siyasi olayla nasıl ilişkisi olabilir. Bu yapılanlar Türkiye’nin geleceğini karartmaktır. Bu kurumların kapatılması Türkiye’nin istikbalinin ve Türkiye’nin bu ülkelerdeki geleceğinin yok edilmesidir. Cumhurbaşkanının amacı 17-25 Aralık tramvasının intikamını almaktır. ”

Bu yaklaşım her şeyden önce Türkiye’nin çıkarlarına aykırı

Ankara Bağımsız Milletvekili Haluk Özdalga: “Bu yaklaşım her şeyden önce Türkiye’nin çıkarlarına aykırı ve zarar vericidir. Bu okullar dünyanın çok sayıda ülkesinde fevkalade başarılı bir iş yapılıyor. Birincisi, o ülkedeki halkın rengi, inancı ne olursa olsun, orada gençlerin yetişerek hem kendi ülkelerine hem de dünyaya daha faydalı insanlar kazandırılmasına hizmet ediliyor. Bu yapılırken Türkiye’yi tanıyan gençler yetişiyor. Türkiye’yi tanıyan insanların özellikle altını çiziyorum. Çünkü ülkeler ve halklar arasındaki dostluk ve işbirliğinin ilk adımı birbirini tanımaktır. Türkiye’nin dünyayla işbirliği yapmasının önünü bu okullar açıyor. Milli Eğitim Bakanlığı eliyle ya da başka yoldan yeni okullar açılırsa ben bunu takdirle karşılarım ama bunların açılması için mevcutlarının kapanması gerekmiyor. Bu, benimsenen politikanın mantıki tutarsızlığını gösteriyor. Var olan okulların kapatılması affedilmesi mümkün olmayan vahim bir hata olur.”

MEB önce benim köyümdeki okulu yapsın

Gazeteci Yazar Levent Gültekin: “MEB önce gitsin benim köyümdeki okulları yapsın. Bizim Milli Eğitim Bakanlığı’mız önce gitsin Doğu’ya Cizre’ye okul yapsın. Okul yapma düşüncesiyle gidiyorsa yapabilir ama bence okul da yapamaz. Ülkesinde yapamamış. Ben Ardahanlıyım. Benim Ardahan’daki köyümde 1 sınıfta 4 sınıf ders görüyor. Eğer Türkiye’nin okul projesi varsa Somali’ye değil Ardahan’a yapsın.”

Bunu mantıkla açıklamak mümkün değil

Şarkıcı Atilla Taş: “İlk defa bir cumhurbaşkanı okul kapatılması için devlet başkanlarına ziyarette bulunuyor. Bu Türkiye’yi çok küçük düşürücü bir şey. Bunu ifade edecek söz bulamıyorum. Yenisini açacaksa Türkiye’de 2015 yılında hala okulsuz yerler var. Devlet imkanları intikam için araç olarak kullanılıyor. Artık yapılanlara çocuklar gülüyor. Bir gruba olan kin yapılan iyi her şeyi nasıl engeller? Zamanında Kimse Yok Mu’ya da yapılan ve banka batırma girişimi aynı hisle yapıldı. Türk okulu kapatmak gelinen son nokta. Bunu mantıkla açıklamak mümkün değil.”

“Türk okullarının ülkemiz itibarı ve saygınlığı için gayretlerine çok şahit oldum”

BOYDAK CEO’su Memduh Boydak: “Yurtdışı seyahatlerimde bazen Türk okullarını ziyaret fırsatı buldum ve hiçbir zaman ülkemiz aleyhine söylemlerini icratlarını duymadım. Türk okulları ve öğretmenlerinin her daim ülkemiz itibarı ve saygınlığı için gayretlerine, heyecanlarına, mücadelelerine de çok şahit oldum.”

Türk okulları, cesaret kaynağımız

Türk okulları, yurtdışında çalışan Türk iş adamları için önemli bir destek

Afrika’daki Türk girişimci iş adamı Erdoğan Akbaş: “Cumhurbaşkanımız niçin böyle bir şeye kalkışıyor anlamakta güçlük çekiyorum. Zira buradaki Türk okulları yatırımcılar için yurt dışında çalışan Türk iş adamları için önemli bir destek. Bir insan nasıl olur da tarihte okul kapatan biri olarak anılmayı ister çok da akıl almıyor. Biz buraya okullar olduğu daha rahat geldik kendimiz daha rahat hissettik kaldı ki devletimizin bu yatırımları yaparken çok da yanımızda bulunduğunu söyleyemeyiz. Okullar sayesinde bizim kültürümüzü tanıdıklarını gördüm. Ve bu okullar sayesinde kurulan ilişkiyle ticaretimiz arttı. Burada Türkiye deki okullar kapanmasını duyan burada ki yetkililer Türkiye de kapanan okul varsa onların gelin burada açın diyorlar. Orada ki öğretmeleri buraya gönderin diyorlar.”

‘Türk okulları kapatılsın’ demek ülke çıkarlarına da, inancımıza da tavır

Kültür ve Turizm eski Bakanı, bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay: “Erdoğan ve iktidarın birçok üst yöneticisi de geçmiş yıllarda bu okulları ziyaret etmekle kalmadılar, bu ziyaretlerinde son derece övgülü, destekleyici konuşmalar yaptılar. Şimdi 17 Aralık’tan sonra o okullara emek ve hizmet veren çevreler yolsuzluk olaylarını görmezden gelmedi diye okullara, öğretmenlere, öğrencilere karşı sergilenen bu acımasız tavır, Türkiye’nin de kültürümüzün de medeniyetimizin de inancımızın da gerekleriyle bağdaşmamaktadır.”

Açtıkları okulda çalışacak cefakar, vefakar insanlar bulamazlar

İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura: “Okul açarız sözünü inandırıcı bulmuyorum. Açamazlar, bugüne kadar niye açmadılar? Bunun parayla, Devlet Personel Kanunu, 657 ile ilgisi yok. Açtıkları okullarda bu Hizmet Hareketi’nin hakikaten fevkalade cefakar, vefakar evlatları gibi çalışacak insanlar bulamazlar. Türk okullarının ülkemiz için ne kadar önemli hizmetler yaptığının yakın şahidiyim. Ülkenin yönetiminde bulunan birinin bu okullara karşı çıkmasını mantıkla, insafla bağdaştırmak mümkün değil ama bu bir kan davasına, bir intikam operasyonuna döndürüldü. Bu çocuklar sadece öğretmen değil, gerektiğinde inşaatta amelelik, odacılık yapıyorlar. Sadece çocuklara değil, ailelerine devamlı ülkemizle ilgili müspet mesajlar veriyorlar.”

Hangi öğretmen Sudan veya Somali deki iç savaş bölgesine gitmek ister?

Eski Devlet Bakanı Işılay Saygın: “Devlet olarak bütün dünyada okul açılması mümkün değil. Rahmetli Özal döneminde de denendi, olmadı. Onun için bu gönüllülük esasına dayalı bir çalışma ve kapatılmasının Türkiye için iyi olmayacağını düşünüyorum. Bu okullar, Türkiye’nin büyükelçiliklerinin veya konsolosluklarının olmadığı yerlerde hem bayrağımızı dalgalandırıyor hem de bizleri temsil ediyor. Bunların kapatılması, ülke itibarı açısından son derece yanlıştır. Bu çocuklar ODTÜ, Bilkent gibi okulları dereceyle bitiriyor. Tamamen gönüllülük esası üzerine, can güvenlikleri bile olmayan ülkelere giderek Türk insanının hamiyetperverliğini anlatıyor. Bu insanların büyük çoğunluğu ise komik rakamlarla geçimlerini sürdürmeye çalışıyor. Tek gayeleri ise bu milletin bekası için fedakârane çalışmak. Şimdi, ‘Bunları kapatın, yerine biz okul açacağız’ demek doğru bir anlayış değil. Zaten başarılması da mümkün değil. Soruyorum size, hangi öğretmen Sudan veya Somali’deki iç savaş bölgesine gitmek ister?”

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan: Daha Ankara’nın göbeğindeki okulları çözemeyen bir devlet, Etiyopya’da nasıl okul açacak, merak ediyorum. Okullarda bir sınıfta ortalama 50 talebe var. İktidar önce bu sorunu çözsün. Eğer Afrikalı devlet adamlarında biraz feraset varsa, Erdoğan’ın aklıyla bir şey yapmasınlar. Eskiler der ki, ‘Kendisi yardıma muhtaç bir himmet dede. Nerde kaldı gayrina himmet ede!’ Etiyopya’ya tavsiyem, eğer imkan varsa onlar bize öğretmen yollasınlar, çünkü bizim de çok ihtiyacımız var!

Okul kapatma talebini paranoya olarak görüyorum

MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural: Bir ülkenin cumhurbaşkanı, kendi vatandaşlarının haklarını ve itibarını koruması gerekirken bunlarla ilgili adım atması ve o ülkelerin kendi iç işleriyle ilgili bir konuyu gündeme getirmesi gerçekten son derece yadırgatıcıdır. Bunları bir paranoya olarak görüyorum. Bir ülkenin cumhurbaşkanı kendi vatandaşlarının yaptığı faaliyetleri düşmanlık olarak değerlendirmesi, hele hele başka ülkelerde Türk bayrağının dalgalanmasından rahatsız olması doğru değildir. Eğer hukuka aykırı bir şey varsa o ülkeler değerlendirmelerini yaparlar sen de bununla ilgili bilgin varsa devredersin. Ama bunlarla ilgili topyekûn oradaki insanlara bizim medeniyet havzamızın açıkçası oluşturduğu bu çalışmaları fiilen kapatmak Türkiye’nin gözden geçirmesi gereken bir politikadır. Bu üslubu Cumhurbaşkanı’nın gözden geçirmesi gerekir.

HDP’li Kaplan: İç sorunları dışarıya yansıtma tarzı buysa, sadece kaybettirir

HDP Şırnak Milletvekili Hapis Kaplan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk okullarının kapatılmasına yönelik talebini değerlendirdi. “Müthiş bir rekabet var. Bir tarafta TÜRGEV çalışıyor, bir tarafta cemaat vakıfları var.” diyen Kaplan, Afrika’da ‘okulları kapatın, size daha iyi okul yapalım’ sözünü hatırlattı.

Genellikle devlet okullarının dışarıda bulunmadığına dikkati çeken Kaplan, devlet politikası olarak bunun hayata geçmediğini, genellikle vakıfların kurduğunu ifade etti. “Bu karşılıklı zıtlaşma ve yıpratma iki tarafa, her tarafa, Türkiye’de kaybettirir.” diyen Kaplan, şöyle devam etti: “Gittiğimiz birçok ülkede bu okulları ilk ziyaret edenler hep AK Partililer oluyordu. Yemen’de, Kanada’da, Endonezya’da ilk ziyaret edenler onlardı. Kabe’yi tavaf eder gibi gidiyorlardı; şimdi ne oldu da böyle birden bire bu düşmanlık noktasına gelindi. Bunun çok iyi hesap edilmesi lazım. Kendi içlerinde ihaneti, sıkıntıları yaşadılar, birbirlerine çelme taktılar ama devlet başkanı olarak geri kalmış ülkelerdeki ziyaretlerde, kendi iç sorunlarınızın eğer dışarıya yansıtma tarzı buysa sadece kaybettirir.”

24 Ocak 2015, Cumartesi

Kategori: Güncel Haber, Yorum

1249 izlenme

Yorum Yapın