TÜRK OKULLARINI NEDEN Mİ KAPATAMAZLAR?

Tekrar be tekrar ifade etmek istiyorum bu HİZMET ÇINARI’na karşı bazı dallarına zarar verebilir veya kabuğunu zedeleyebilirler ama kesinlikle bu ağaca toslamış durumdalar. Devasa gövdesiyle bu dava , dava müntesipleri içten çürümedikçe bitmez. Hizmetlere bu saldırı ve zulüm zamanlarında, dava müntesiplerini kendilerine getirdikleri ve asliyetlerini hatırlattıkları için neredeyse birilerine teşekkür etmek geliyor içimden. Allah zalimler üzerinden bizi terbiye ediyor. Sonra da o zalimlerin zulumlerinin cezasını verecek.

TÜRK OKULLARINI NEDEN Mİ KAPATAMAZLAR?

Beyhude işlerle iştigal ediyorlar. Hizmet okullarını kapatamazlar. Çünkü hizmet sadece Türklere ait değil artık. Hiç düşünemedikleri şeyler var. Ya anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar. Senegalli bir okul müdürünü örneğin Moğolistan’da görev yapıyor kimi nereye şikayet edecek ve nereye atacaksınız? Komik şeyler bunlar.

Okulların bağlı olduğu eğitim şirketini diyelimki başardınız kapattırdınız çok mu zor bu sefer gider başka ülkeden hizmet gönüllüsü işadamları gider başka ülke adına eğitim şirketi açıverir. Neyle uğraştıklarının farkında değiller. Örneğin Avrupa ülkelerinden bir grup işadamı gidip okul başvurusu yapsa Afrika ülkelerinden retmi alacak? Veya Azerbeycanlı veya Malezyalı mütevelli işadamları gidip bir ülkede eğitim şirketi açarsa ne olacak? Gerçekten düşünmüyorlar. Hizmetleri hala İzmir merkezli zannediyorlar. Tekerlek tümseği aştı ve bu eğitim modelini Dünya sahiplenecek. İstesenizde istemesenizde bu böyle. Bakın kapatamayacaklarını anlayınca okul açma girişiminde bulunuyorlar. Peki kimi taklit etmiş oluyorlar? Unutmayın ‘Taklit aslını yaşatır.’
Türklerin hizmeti olmaktan çıktı mesele. Uyanın artık. Ve kader denk noktasında Cenab-ı Allah öyle hikmetlice işler yaptırıyor ki ‘sırren tenevveret’ düsturuyla hizmetlerin koskoca bir ağaç gibi arz-ı endam etmesini müteakip bu musibetleri verdi onun başına. Yani daha tohum iken ve filiz vermişken bu çapta gelseydi musibetler dayanılmaz bir imtihan olurdu. Fakat hizmet-i imaniye dimdik ve meyveli bir ağaç gibi veya tunçtan bir set gibi olduğu hengamede ona karşı donkişotluk yapmak hiçbir netice vermeyecek emin olun.
Bazı dalları düşebilir,bazı yerleri yaralanabilir veya meyveleri hırsızlarca çalınabilir fakat Osmanlı ve Barla’da temsili yapılan bu çınar ağacı bitirilemez. Söndürülemez. Yıkılamaz. Ancak Allah dilerse bu olur.
Cenab-ı Mevla o kadar rahmet sahibi ki Osmanlının çınarını bile bitirirken köklerinden bir Barla çınarı çıkarmıştı. Dolayısıyla hiçbir endişeniz olmasın bu hizmetler bitirilemez.
Bir zaman Yunanlılar Türkiye’de heryeri yakar ve yıkarken bir ara Söğüt civarı ve Bilecik’te Şeyh-i Edebali’nin ve Ertuğrul Han’ın mezarına giderek o mezarları kazmaya çalışıp oradan çıkartmak isterler. O mezarlara bütün saygısızlık ve çirkefliklerini yapmaktan geri durmazlar. Yunan komutan mezarın başında ayağını mezarın üstüne koyarak 1071′ den beridir bulunan kinini kusuverir ve der ki:” İşte sizden Anadolu’yu tekrar geri aldık.” Aynen bu komutan gibidir Türk okullarına düşman olmak. Kin gütmek. Nefret tohumları saçmak.
İnsan böylesi zamanlarda nerede durduğunu çok iyi bilmeli. Zira kapatılmak istenen okul cemaat okulu değil Türk okullarıdır. İndirilmek istenen bayrakta cemaat bayrağı değil Türk bayrağıdır. Ve unutulmamalıdır ki tarih bizleri Habeşistan’dan (Etiyopya) çıkartılmak istenenler olarak anacak fakat birilerini ise Habeşistan’a gidip onları kovdurmak isteyen mekkeliler gibi anacak. Maalesef tarih kayıtlarına bu şekil geçecek hadiseler. Cahiliye asrının kalıntılarına ve tortularına rağmen asr-ı saadet çekirdeğinin makro planda yansıması yaşanıyor bugün.
Tekrar be tekrar ifade etmek istiyorum bu HİZMET ÇINARI’na karşı bazı dallarına zarar verebilir veya kabuğunu zedeleyebilirler ama kesinlikle bu ağaca toslamış durumdalar. Devasa gövdesiyle bu dava , dava müntesipleri içten çürümedikçe bitmez. Hizmetlere bu saldırı ve zulüm zamanlarında, dava müntesiplerini kendilerine getirdikleri ve asliyetlerini hatırlattıkları için neredeyse birilerine teşekkür etmek geliyor içimden. Allah zalimler üzerinden bizi terbiye ediyor. Sonra da o zalimlerin zulumlerinin cezasını verecek.
Takdir-i Hüdâ kuvve-i bâzû ile dönmez. Bir şem’a ki Mevlâ yaka, üflemekle sönmez!

1628 izlenme

Yorum Yapın