Nijerya’da Türk Koleji mezunu genç iş adamı yazdı

Afrika'da Nijerya'daki Türk okulundan mezun olduktan sonra iş hayatına atılan, şu an Sebali isminde bir hazır giyim firmasının sahibi olan Shehu Usman Yakubu, Türk Okullarıyla ilgili Samanyoluhaber.com için bir yazı kaleme aldı.

Nijerya’da Türk Koleji mezunu genç iş adamı yazdı

Afrika’da hizmet okullarından yetişmiş bir genç olan Shehu Usman Yakubu, okulları anlattı. Yakubu’nun yazısından , Türkiye’deki gelişmeleri de yakından takip ediyor olduğunu anlıyoruz.

Afrika’da Nijerya’daki Türk okulundan mezun olduktan sonra iş hayatına atılan, şu an Sebali isminde bir hazır giyim firmasının sahibi olan Shehu Usman Yakubu, Türk Okullarıyla ilgili Samanyoluhaber.com için bir yazı kaleme aldı. Modacı olarak hayatını sürdüren Yakubu, bakın okuduğu Türk kolejlerini nasıl anlatıyor.

***

ONLAR, POLİTİK SAVAŞLARIN ALETİ DEĞİL, OKUL ÇOCUĞU

Hayatımın on yılı aşkın bir süresinde Türkleri ve kültürlerini, hem ülkemde hem de Türkiye’de tecrübe etme fırsatı bulan Bir Nijeryalı olarak Türkiye’yi kendi ülkem olarak görüyor ve hissediyorum. Türk toplumuyla ilk karşılaşmam, İstanbul’da beş yıl geçirmeden önce, Abuja’da ülke çapında birçok okullarından birinde eğitim görmem sayesinde oldu.

Türkiye hakkında ilk dikkatimi çeken şeylerden biri parlayan ekonomisiydi. Endüstride, ara vermeksizin küresel kriterler çerçevesinde en iyi sonuca ulaşabilmek ve ekonomik gelişim için insanların çalışmasına şahit oldum. Türk çalışma ahlakını, doğrudan bu gelişme ve tecrübenin içerisinde yer alarak öğrendiğim için kendimi şanslı saydım. Türkler yüksek kaliteli, kullanışlı şeyler üretmeyi seviyor; kendi ürün ve servislerinin Çin’dekinden çok daha kaliteli olduğuyla, ya da ne kadar uluslararası tanınmış büyük firmaların kendilerine ürün tedarik ettiğiyle övünmeyi severler.

Nijerya’ya döndüğümden beri ikinci ülkem olan Türkiye’yi hep uzaktan zevkle takip ediyor ve dünyanın farklı bölgelerine ulaşmak için harekete geçip oralara izlerini bıraktıklarında çok mutlu oluyorum. Son zamanlarda Türkiye’deki olumsuz ve vatanseverlik dışı olaylar karşısında benim de duygularım olumsuz etkilendi.

Birilerinin hissettiğim bu tarifsiz acıyı bilmeleri ve anlamaları için önce Türk entelektüel ve din alimi Fethullah Gülen’in öncülüğünü ettiği Hizmet Hareketi’nin amacını anlaması gerekir. Ben şahsen Hizmet Hareketi’ni, gönüllü insanlar tarafından teşvik edilen çıkar amacı gütmeyen, kendi kendine yeten insanların hayatlarına dokunabilmek için küresel çapta eğitim, hayırsever projeler, diyalog, sağlık hizmetleri ve genel ekonomik gelişmelere katkı sağlayan bir yapı olarak tanımlıyorum.

Fethullah Gülen’in idealleri, eğitimi öne çıkaran, insanlığın refahını zenginleştiren, diyalog ve barış içerisinde hep beraber yaşayabilme İslami öğretilerinden gelmektedir. Hizmet hareketini bir arada tutan da zaten Türklerin ve Türk olmayanların bu ideallere hizmet ediyor olmasıdır. Hizmet kelimesi Türkçe’de doğrudan hizmet etmektir, başka bir anlamı yok. Bundan dolayıdır ki insanlığa ve insanlık için koşulsuz hizmet olarak yorumlandı. Hizmet Hareketi’ndeki gördüğüm tek koşul ise kendine yapılan hizmeti başkalarına da yap ki bu iyilik zinciri bitmeden bir sonrakine devretsin ve asla bitmesin. Ayrıca şunun da mutlaka bilinmesi gerekiyor hayırsever iş adamlarının yardımlarıyla 160 ülkede açılmış bu kadar okul, hastane, vb yerlerden muhterem Fethullah Gülen bir kuruş bile almıyor.

Fethullah Gülen fikirlerini 1966’da anlatmaya başlasa da; kendisinden etkilenen iş adamları Türkiye’deki eğitim krizi sırasında okullar, yurtlar, öğretmen dernekleri, basım evleri açarak ancak 1980’lerde önemli ve somut bir büyüme yaşadı. Açtığı okullar ulusal bilim yarışmalarında alınan madalyalarla herkesin dikkatini çekince hareketin takipçilerini ve harekete olan destek ve güveni artırdı. Daha sonra lütfun devamı olarak Türkiye’de ve dünyada insanlığa hizmet adına birçok okul ve hastaneler açıldı.

Bu hareket olmasaydı ben ne Uluslararası Türk Koleji’nde okuyabilirdim ne de birinci sınıf sağlık hizmeti sunan Nizamiye Türk Hastanesi’ne gidebilirdim. Kız kardeşimin Abuja’da gittiği Nijerya-Türk Üniversitesi gibi bir kurumda eğitim alma hayali de hiç gerçekleşmemiş bir hayal olarak kalırdı. Ve kesinlikle ne de Nijerya ve Türkiye arasında ticaret köprüleri kuracak kurumlar ve iş adamları olurdu.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, gizli kapaklı yapılan karanlık işler ortaya çıkıncaya kadar Hizmet Hareketi’yle beraberdi. O günden beri de Erdoğan ve Hizmet Hareketi yolları ayrı. Özellikle 2014’te para aklama ve karanlık görünen işler gün yüzüne çıkınca bu durum daha da derinleşti. Erdoğan, Hizmet Hareketi’ni, aralarında bir banka genel müdürünün de olduğu kişilerin evlerinden çıkan milyonlarca Avro para operasyonunu yöneten polisleri etkilemekle suçladı. Evdeki milyonlarca dolar parayı saklamasını istediği gibi ilginç ses kayıtları ortaya çıkınca imajı daha da lekelendi. Bu olaylar her kötülüğü, yeni düşmanı; Hizmet Hareketi’nden bilip daha saldırgan misilleme yapmasına sebep oldu.

En son attığı adım ise şimdiye kadar yaptıklarının içinde en mantıksızı ve en zararına olanı.

Erdoğan, Afrika’daki Hizmet Okulları’nın terörist aktiviteleri desteklediği gerekçesiyle kapatılması kampanyası başlattı. Peki o zaman ben niye terörist değilim? Şimdi benim eğitim aldığım Nijerya-Türk Koleji de bu kategorinin içinde kaldı. Etiyopya’ya son ziyaretinde buradaki okulların kapatılmasını istedi ve kendilerinin yenilerini açacağı konusunda güzel vaatlerde bulundu.

Afrika’nın her önemli ülkesinde bir Türk Okulu mevcut. Kendi ülkem için konuşmam gerekirse sadece Nijerya’da tam 16 tane okul var. Okullarda okuyan öğrencilerin kaliteli eğitimden mahrum kalmasını bir yana bırakalım. Peki işsiz kalacak binlerce çalışanın durumu ne olacak? İşi de bir tarafa bırakacak olursak oralarda müşterilerini kaybedecek iş adamlarının durumu ne olacak? Okullara et satan, akaryakıt sağlayan, elektrik sağlayan iş adamları hatta okulun yapacak olduğu yatırımlar da ortadan kalkacak. Böyle bir seçenek sadece eğitimde gerilemeye değil aynı zamanda büyük çapta ekonomik felaketlere de yol açabilir.

Beni ilgilendirmeyen siyasi konuşmalardan uzak dururum ama bu beni de ilgilendiren, konuşmam gereken bir konu.

Afrika’daki çocukların, Erdoğan’ın Hizmet Hareketi’yle olan siyasi savaşından zarar görmeyen son derece sağlam bir eğitime ihtiyacı var. Böyle bir durum eğitim mültecilerinin başlangıcı olabilir keza öyle inanıyorum ki Suriyeli mülteciler, Sayın Cumhurbaşkanı’nın en acil ilgilenmesi gereken durum…

Shehu Usman Yakubu / NİJERYA

SAMANYOLUHABER.COM

1552 izlenme

Yorum Yapın