Cape Town’daki Türk Liselerinin İlginç Hikayesi

Cape Town’dan ayrılmadan önce yaklaşık bir ay önce açılmış olan ikinci Türk Lisesi’nin misafiri olma şerefine nail olduk. Pırıl pırıl görünen okulun kapısından girerken bahçesinde kriket ve futbol oynayan öğrenciler dikkatimizi çekti.

Cape Town’daki Türk Liselerinin İlginç Hikayesi
starGüney Afrika’da dünyanın en güzel vahşi hayvan parklarını görmeniz mümkün. Pek çok ziyaretçisi olan aslan, timsah, penguen, kuş parkları mevcut. Tertemiz tutulan ve çokça ziyaretçisi olan bu parklarda çalışan personelin bir kısmı gönüllülerden oluşuyor. Vahşi Hayatı Koruma Dernekleri’ne başvuruda bulunan aktivist gençler dünyanın pek çok yerinden Güney Afrika’ya gelip belli bir süre bu parklarda hiçbir karşılık almadan çalışıyorlar. İbadet neşvesiyle çalışan bu gençlerin sadece barınma ve yiyecek masrafları park yetkilileri tarafından karşılanıyor. Onların bu hali Allah rızası için koşturma hususunda nazlanan insanlara ders olmalı diye düşünüyorum. Sırf vahşi doğaya hizmet düşüncesiyle bu insanlar emek sarf ederken mükâfatını gani gani verecek olan Rabb’e hizmette geri durmanın hiçbir izahı yok.

Cape Town’da ziyaret ettiğimiz en önemli mahal Ebu Bekir Efendi’nin kabri idi. Güney Afrika Müslümanları sömürge döneminde, sahih bilgilerden uzak bir şekilde İslâm’ı yaşamaya çalışıyorlarmış. ” Ehli sünnet” inancına uygun olmayan bu yaşantı pek çok bid’atın oluşmasına ve kendi aralarında münakaşaların yaşanmasına sebep oluyormuş.  Yaşanan rahatsızlıklar, toplumsal huzurun sürekli iç çatışmalarla bozulmasına neden olmaktaymış. Ümit Burnu Müslümanları, Cape Town’daki sömürge valisine başvurarak kendilerini yetiştirip, doğru İslam’ı öğrenebilmelerini sağlama adına Osmanlı’dan dini kitaplar getirmesini istemişler. Bu istek İngilizler tarafından Osmanlı’ya bildirilmiş.

 Dönem Sultan Abdülaziz dönemiymiş. Sultan Abdulaziz sadece dini kitaplar değil, bir de âlim gönderilmesini emretmiş. Bunun üzerine Ebu Bekir Efendi Güney Afrika’ya 3 Eylül 1862’de tayin olmuş.  Bölgeye hemen intikal eden Ebubekir Efendi İslâmiyet’i güzel bir şekilde anlatarak dinin Güney Afrika’da doğru anlaşılmasını sağlamış. Gerçekten de günümüzde dünya standartlarının çok üzerinde kaliteli bir dini hayat burada problemsiz yaşanıyor. Cehalete savaş açan Ebubekir Efendi Müslümanların birlik beraberliğini sağladığı gibi, gayri müslimlerle hoşgörülü iletişim kurmalarını da temin etmiş. Ebu Bekir Efendi’nin yaptığı faydalı çalışmalardan dolayı memnuniyet duyan İngiliz hükûmeti Sultan Abdülaziz’e bir teşekkür mektubu göndermeyi ihmal etmemiş.

 

Abdullah Aymaz Abi 06 Nisan 2009 tarihinde Zaman gazetesindeki köşesinde yazdığı “Çocuğunu Star Koleji’ne ver” başlıklı yazısında Ebubekir Efendi ile alakalı şöyle bir hatırayı nakletmektedir. ‘ ”Ümit Burnu’ndaki Cape Town’da görev yapan eğitim gönüllüsü Orhan Hoca anlatıyor, “Bizim eğitim kalitemize uygun bir binamız olmalı diyerek okulumuzun fiziksel yapısını çok dert ediniyorduk… İlk zamanlar gücümüz bu kadarına yetiyormuş, ama şimdi kendimizi ispatladık. Hâlâ niçin bize lâyık bir yerimiz, gerçekten bizi temsil edecek bir binamız olmasın diyorduk.” ve çareler arıyorduk. Bir gece rüyamda, Osmanlı’nın Güney Afrika’ya gönderdiği meşhur hoca Ebu Bekir Efendi’yi gördüm. “Efendim, size intisap etmek istiyorum!” dedim. “Evlâdım siz isabetli bir yolda güzel hizmet ediyorsunuz. Sabredin… Böyle bir intisaba gerek yok. Benim torunum İnci ile evli Levent Bey’e benden selam söyleyin… Benim esas gerçek evlâdım Levent’tir; bunu bilsin!” dedi.

Rabbim İsterse Sular Büklüm Büklüm Burulur

Hemen rüyamı Levent Bey’e anlatıp müjdeyi verdim. Levent Bey bu müjde ile sevinirken İslâmî bir bankanın müdürü telefonla kendisini arayıp; “Biliyorsun, biz burada Müslümanların bir okulu olsun diye, bir okul projesine büyük bir kredi verdik. Her şey tamam, mükemmel binaları var, ama öğrenci bulamıyorlar, aldıkları krediyi de ödeyemiyorlar. Şimdi biz binayı geri alsak, ne yapacağız? Bunu, istediğiniz en uygun şekilde size devredelim, ödemeleri de size en kolay gelecek şekilde alalım. Bir görüşün!” diyor. Levent Bey sevinçle beni aradı. “Bütün masrafları, ödemeleri de üzerime alıyorum. Hiç merak etmeyin!..” dedi.
Cape Town’dan ayrılmadan önce yaklaşık bir ay önce açılmış olan ikinci Türk Lisesi’nin misafiri olma şerefine nail olduk. Pırıl pırıl görünen  okulun kapısından girerken bahçesinde kriket ve futbol oynayan öğrenciler dikkatimizi çekti. Türkçe Olimpiyatları’na hazırlanan öğrencilerin bizim için verdikleri küçük konseri dinlerken okulları açan iş adamları ve görev yapan öğretmenleri hayırla yad ettik, kendileriyle hizmetleri münasebetiyle gurur duyduk. Arkadaşlar, yeni açtıkları bu ikinci okulun  arsa sahibinin de  ilk okulun açılmasına vesile olan Levent Bey olduğunu söylediler. Her ne kadar kendisiyle bu kısa ziyaretimizde tanışamamış olsak da Ebubekir Efendi’nin misyonunun, Levent Bey’in cömertliği ile devam ettiği kanaatine vardık.
Anladık ki Allah (cc) bir güzelliğin olmasını murat edince vesilesini de bizzat kendisi gönderiyordu. Bu vesilenin adı bazen Ebubekir Efendi bazen de Levent Bey olabiliyordu.
Website: http://www.starcollege.co.za

Arif Ozutku

19-02-2015

2210 izlenme

Yorum Yapın