Türk okulları ve Paralel Hizmet

Birkaç milyar dolar harcayıp Hizmet Hareketi'nin yurtdışındaki bütün okullarını devralacak veya muadillerini kuracakmışsınız... Buna resmen “Paralel Hizmet” denir..

Türk okulları ve Paralel Hizmet

Büyük devletler, dünya politikasına ait meseleleri iç politika mevzusu gibi konuşurlar. Küçük devletler ise iç politik açmazlarının penceresinden kurgularlar dünya tasavvurlarını.

Sadece küçük beyinli devlet adamları kendi partizan kaygılarını uluslararası arenaya taşıma hatasını yapar. Hizmet Hareketi’nin tek düşmanı sen değilsin, ama bunun üzerinden bir dünya tasavvuru kurgulayan, memleketin uluslararası ilişkiler stratejisini bu düşmanlığın üzerine tesis eden başka marîd-i dîk-i muhh gördün mü? Her şeyin bir numarası olacağım diye diye tahammukta da ferd-i ferîd oldun! Cuhâ bile sana yû-hâ çekiyor…

Birkaç milyar dolar harcayıp Hizmet Hareketi’nin yurtdışındaki bütün okullarını devralacak veya muadillerini kuracakmışsınız… Buna resmen “Paralel Hizmet” denir… Sizin zannınızca devlet şerik kabul etmez, ama endişeniz olmasın, Hizmet zaten bir şirket-i maneviyedir. Buyurun açabildiğiniz kadar okul açın… Sonra umulur ki hastaneler de açarsınız… Umulur ki etüt merkezleri de açarsınız… Umulur ki 160 ülkede lobi kuruluşları açarsınız… Umulur ki daha fazlasında Türk kültür merkezleri açarsınız… Amelinizin neticesini bu dünyada memleketimiz alır; biz de gurur duyarız… Niyetinizin neticesini öte âlemde siz alırsınız; biz de sürur duyarız…

Hiç “O iki milyar doları milli eğitim sistemini düzeltmek için harcasanız!” demeyeceğim. Her düzeltmeye kalkıştığınızda berbat ettiğiniz sistemsizlik yumağına daha fazla müdahale etmemenizde hayır var. Mümkünse milli eğitimle hiç meşgul olmayın. Gidin Amerika’da charter okulları açın. Türk vergi mümessillerinin paralarını yediğiniz yetmedi, bir de Amerikalılarınkini yemeye kalkışın da görelim. Türkiye’de Kürtçe eğitime imkân tanımayın, ama Irak Kürdistan’ındaki okulların yanı sıra siz de Kürtçe eğitim veren okullar açın. Açın da Cuhâ’dan sonra Hebenneka’yı da güldürün kendinize!

Sahi “Affedersiniz” Ermenistan ve İsrail’de de okullar açacak mısınız?

Devleti ele geçirmek, devletçileşmeyi gerektirmiyordu. Yabancı devletler eliyle açılan okulların bulundukları ülkelerde hep “yabancı” kalacaklarını göremiyor musunuz? Pakistan devleti diplomatik misyonu olan hemen her ülkede okul açar. Hiç Pakistan okulları diye bir fenomen duydunuz mu? Amerikalıların da her ülkede okulları var. Bunların Türk okullarının yaptığına benzer bir sevgi yumağı oluşturduğuna şahit oldunuz mu? Yurtdışı teşvikleriyle Ebola salgını olan ülkelerde açılacak okullara gitmek isteyecek öğretmenleri bulun da sonra kalkışın bu işe!

Hizmet’i sevmenizi beklemiyoruz. Ancak Hizmet’e olan düşmanlığınızın Hizmet’i, Hizmet’in hiç de talip olmadığı bir şekilde, uluslararası bir aktör olmaya doğru ittiğini de görün. Hizmet, sizin kokuşmuş siyasetinizin alternatifi olmak niyetinde değil. Kendisi için ahiretinizden vazgeçtiğiniz dünyanın gözümüzde beş para değeri yok. Ama âleme ilan ettiğiniz bu karşıtlığınız yüzünden dünya Hizmet’i daha fazla merak ediyor ve Hizmet’e daha çok sempati duyuyor. Açacağınız okulların Hizmet okullarının kalitesini ve cazibesini artıracağından emin olabilirsiniz.

Allah’la yarışılmaz! Biz, bize lütfedilen hiçbir şeyi “biz yaptık” diye sahiplenmedik ki siz, “onlar yaptıysa biz hayli hayli yaparız” hezeyanına kapılıyorsunuz.

Aptal dostların tavsiyelerini çok dinlediniz. Gelin biraz da akıllı düşman tavsiyesi dinleyin. Hizmet’in hareket alanını daraltmaya çalışmaktansa, onun size bıraktığı hareket alanlarını doldurun. Hizmet’in gidemediği ülkelere siz gidin. Açmadığı türden eğitim müesseselerini siz açın. Orta Afrika kuşağında hafızlık kursları, Orta Asya’da imam hatipler, Afganistan-Pakistan çizgisinde medreseler, İran’da havzalar açın. Başbakan’ın bahsini ettiği Yüksek Kaliteli Göçmen Yasası’nı bir an önce geçirin. (Hoca henüz dışişleri bakanı iken kendisine bu fikri açmıştım da yanındaki zekâ küplerinden biri bunun emperyalizm olacağını söylemişti. Kaybolan beş yıla yanarım!) Türkiye’yi cazibe merkezine dönüştürün. Yurtdışında okullar açmak yerine, yurtdışından akilleri Türkiye’deki okullara cezbedin. Vallahi, ben söylersem yapmazlar sinsiliği değil yaptığım. Allah, fâcir bir kulunun eliyle de dinine hizmet ettirebilir…

Kategori: Köşe Yazıları

1131 izlenme

Yorum Yapın