Afrika’nın Türk Hayranlığı

Afrika daki ülkelerin çoguna defalarca gittim. Farklı ülkelerin açtıgı okulları gezdim. Türk okulları onlarla kıyaslanmayacak kadar yeni. Buna ragmen Türk okulları yapılan yarışmalarda onlardan başarılı. Çok fazla ilgi görüyor. Bunun sebebinin anlaşılması için iki hatıramı paylaşacağım.

Afrika’nın Türk Hayranlığı

Çad’ ın Ticaret bakanını Türkiyeye götürmüştük. Çad’ a gittigim zaman evine davet etti. Bakan Hanımefendi üniversiteyi Rusya’da okumuş. Sohbet ederken Türkiye gezisini sordum.

Türkiyede insanlar havaalanından itibaren bize çok sıcak davranıyorlardı. Ben bu insanlar özel egitim almışlar diye düşünüyordum. Topkapı Saray’ını gezerken, küçüçük çocuklar yanıma geliyor, Elimden tutup benimle resim çektiriyorlardı. Bir bayan yanıma geldi. Benimle resim çektirmek istedi. Küçük bir kızı vardı. Çok tatlı bir çocuktu. Annesinden izin alıp elinden tuttum. Benden korkup aglar diye elini tutarken çok tereddüt etmiştim. Ben onun elini tutunca oda benim elimi tuttu. Kucagıma aldım. Ağlamadı. Onu öptüm. Oda beni öptü. O kadar etkilendimki ağlamamak için kendimi zor tuttum. Ben dünyanın bir çok ülkesini gezdim. Avrupada çocuklar bizi görünce korkuyor. Büyüklerde bize ikinci sınıf vatandaş olarak bakıyorlar. Mecbur kalmasa elini bize uzatmıyorlar. Türkiyede çocukların bize olan sevgisinden anladımki, büyüklerin yaptıgı rol degil. Çünkü aynı samimiyet çocuklar da var. O küçücük çocuk riyayı bilmez. Bu insanlar benim bakan oldugumu bilmiyorlardı. Çok asil bir milletiniz var. Dedelerimizin size olan hayranlıgını Türkiyeye gidince anladım. Buraya gelince mecliste dedimki. Biz yönümüzü artık Türkiye ye çevirelim. Avrupa’nın Afrika’ya almanın dışında verebileceği hiç bir şey yoktur. Türkiyenin bize vereceği çok şey var.

İşte Türk milletine olan bu hayranlıkla çocuklarını bize gönderiyorlar. Biz öğrenciden para alıyoruz. Hem de imtihanla öğrenci alıyoruz. Mesela Nijeryada Yirmi iki bin öğrencinin katıldığı sınavdan 280 öğrenci seçildi.

KURBAN DAGITIMI

Arkadaşlarımız kurban dağıtmak için, Çad ın Abeşe iline gidiyorlar. Abeşede Türk okulu yoktur. Türk bayragını görüp gelip öpenler oluyor. Bazılarıda arkadaşlara sarılıp kardeşlerim hoş geldiniz diyorlar.

Arkadaşlar
Dogru söylüyorsunuz. Bizler din kardeşiyiz.
Hem din kardeşiyiz hemde aynı milletteniz.
Yok canım nasıl aynı milletteniz.
Bizde sizde Osmanlının torunlarıyız.
Ama siz zencisiniz, Osmanlı da zenci yoktur.
Biz burada zaman içinde zencilerle evlendik. Dolayısı ile zamanla siyahlaştık. Biz Osmanlının torunlarıyız. Yıllardır bize sahip çıkmadınız. Dilimizi unuttuk. Bari bundan sonra çocuklarımıza sahip çıkın. Buraya okul açın. Çocuklarımıza Türkçe ögretin.

Biz onlara nasıl bakarsak bakalım, onların bize bakışı, bizden beklentileri böyle.
Tusunami felaketinden sonra, arkadaşlarımız Uzak Doguda Açe bölgesine yardım dagıtmak için gidiyorlar. Bir evin kapısını çalıyorlar. Kapıyı 12 yaşlarında bir kız çocugu açıyor.

Biz Türkiyeden geliyoruz. Sizlere yardım dagıtmak için geldik diyorlar. İçeriden yürüyemeyecek kadar yaşlı ninesi bagırıyor. Kızım kim geldi?. Ne istiyormuş?.
Nine Türkiyeden bize yardım dagıtmak için gelmişler.

Ya torunum ben sana dememişmiydim ki sen merak etme. Osmanlının torunları gelir, bize sahip çıkarlar. Gördünmü ne çabuk geldiler. Kızım onları içeriye al.

Afrika’dan Uzak Doğu’ya, oradan Balkanlara, Müslümanların yaşadıgı ülkeleri gezin. Bizim onlardan haberimiz olmasa bile, onlar her sıkıntılarında, her problemlerinde, Her iniltilerinde, Osmanlı’nın son toprağı olan Türkiye’ye bakıyorlar. İmdat bekliyorlar.

Hasan Hüseyin Aygün
Matematik Öğretmeni
hasanali2030@yahoo.com
Facebook hasanali2030

Yorum Yapın