Selam Bahara Yolculuk Oyuncularından Samimi Açıklamalar

Selam Bahara Yolculuk Oyuncularından Samimi Açıklamalar

Sinemaseverlerin merakla beklediği ‘Selam Bahara Yolculuk’ filmi 13 Mart’ta vizyona giriyor. Fragmanı bile kısa sürede 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenen filmin senaryosu gerçek bir hikayeye dayanıyor. Yurtdışında açılan ilk Türk Okulları’ndaki öğretmenlerin yaşantıları konu alınıyor.

13 mart’ta sinemaseverlerle buluşacak olan ‘Selam Bahara yolculuk’ filminin oyuncuları çekimler sırasında yaşadıkları olayları ve duygularını anlattı…

Fragmanı bile kısa sürede 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenen filmin senaryosu gerçek bir hikayeye dayanıyor. Yurtdışında açılan ilk Türk Okulları’ndaki öğretmenlerin yaşantıları konu alınıyor. Çekimleri Kırgızistan, Kazakistan ve Türkiye’de gerçekleşen filmin yönetmenliğini Hamdi Alkan yapıyor. Başrollerde ise Aslıhan Güner, Gürol Güngör, Merve Sevi ve Mert Yavuzcan oynuyor. zor şartlar altında çekimleri tamamlanan filmi oyuncular ilk kez önceki gün izledi. Filmin başrol oyuncularından Gürol Güngör, Hamdi Alkan ve yapımcı Haluk Örgün’den kendisine teklif geldiğinde senaryoyu çok beğendiğini ve hikayenin sıcaklığını yakalayınca kendini işin içinde bulduğunu anlattı. Türk Okulları’yla ilgili gözü kapalı kötü bilgilere sahip olduğunu söyleyen Güngör, “Fakat gidip gördüğünüz, oraları gezdiğiniz zaman, öğretmenler ve öğrencilerle tanışınca bunun böyle olmadığını anlıyorsunuz. Ayrıca neler yapıldığını da bilmiyordum, okullarda. Bostanları var. Spor salonları var. Tiyatro salonları var. Konferans salonları var. Dışarıdaki insanları içeriye alıp Türkçe öğretmek, Türk kültürünü tanıtmak, oradaki kültürle birleştirmek… Hep bunlar yapılıyor. Bir de eğitim olarak 150-200 kişilik okula 5 bin ya da daha fazla müracaat varsa düşünmek gerekir. Demek ki çevredekiler memnun. Çocuklarını oraya vermeye çalışıyor” diye konuştu.

TAKDİR EDİYORUM

Kırgızistan’a okul açmaya giden ismail öğretmeni canlandıran Güngör, “Bir öğretmen oradaki çocuklara eğitim vermek için gidiyor. Oradaki zorluklarla karşılaşıyor. Biz 2015’de çektik filmi ama film 1990’larda geçiyor. O dönemde rus ekolünden kurtulmuş bir Kırgızistan’a gidiyorlar. Sevdikleri, eşleri, dostları, arkadaşları uzakta. Hiç bilmedikleri bir yere yolculuk ediyorlar. Bilinmeze tohumlar atmaya gidiyorlar. Biz eşimizle, dostumuzla her gün konuşabildik, özlem giderebildik. Ama bu insanlar hiçbir şekilde bilmedikleri bir yere gidiyorlar. Sadece hizmet uğruna gidiyorlar. Bir şeyleri paylaşabilmek için gidiyorlar. Bu yüzden ben o insanları çok takdir ediyorum.” ifadelerini kullandı.

ONLARDAN FEYZ ALDIM

Çekimler sırasında Kırgızistan’a eğitim için giden ilk Türk öğretmenlerle tanışma fırsatı bulduğunu anlatan Gürgör, “Kırgızistan’a ilk giden eğitimcilerle sohbet ettik. Onlardan feyz almak, anılarını dinlemek çok güzeldi” diye konuştu. Öğretmenlerin fedakarlıklarından çok etkilendiğini söyleyen Güngör, “Bu insanlar takdir edilesi insanlar. Bu filmi onlara adıyorum. Onlara selam olsun diyorum” dedi.

SEVİ: FEDAKARCA ÇALIŞTIK

Kazakistan’daki Türk okulunda görevli Meryem öğretmeni oynayan Merve Sevi, “Karakteri daha senaryoyu okurken çok sevmiştim. Çekimlerde Kazakistan’a gitmek de nasip oldu, Ahmet Yesevi Türbesi’ne. Orada çok etkilendim” dedi. Projede yer almasında Hamdi Alkan’ın etkili olduğunu söyleyen Sevi, “Herkes büyük fedakârlıklarla çalıştı. Oradaki arkadaşlarla da çalışma imkânımız oldu. Rol ortağım Ayzat orada okuyordu. Müthiş bir eğitime sahip. Türkçe, Rusça ve İngilizce konuşabiliyor. Bu anlamda başarılı bir kızdı. Oyunculuğu da güzeldi. Çok tatlı idi. Ve biz mutlu döndük oradan” ifadelerini kullandı.

GÖZLERİM DOLU DOLU OYNADIM

Kırgızistan’a giden Mehmet öğretmenin eşi Sevgi’yi oynayan Aslıhan Güner de dram oynamayı seven bir oyuncu olduğunu söyledi. Güner, “ Sevgi’nin her sahnesi beni derinden etkiledi. Seyirci bunu sinemaya gidince de anlayacak. Sevginin ara ara öyle sahneleri var ki çok yoğun. Oynadığım süre boyunca o adrenalini hissettim. Hep gözlerim dolu dolu oynadım. zaten kadının gözünün yaşı dinmiyor. iki evladı var. Her şeyini bırakıp eşine destek oluyor. Hani annelerimiz hep fedakardır ya elinden gelen her şeyin fazlasını yapar. Sevgi de öyle bir kadın. Sevgi’yi oynadığım için çok mutluyum. Çok zor çalışma şartları vardı. Deprem oldu biz oradayken. Hastalık atlattık” şeklinde konuştu.

İNANILMAZ HEYECANLIYDI

Mert Ali Yavuzcan, Türkiye’den Kırgızistan’a giden ismail öğretmenle yolu kesiştikten sonra hayatı değişen Mehmet karakterini canlandırıyor. Coğrafi şartların çok zor olduğu bölgede basınç sebebiyle bazı arkadaşlarının bayıldığını ifade eden Yavuzcan buna rağmen çok güzel bir tecrübe yaşadığının altını çiziyor. Yavuzcan oynadığı karakteri şöyle tarif ediyor: “Sevginin adanmışlığını, yaşama zorluğunu tadarak bir şeyler için nasıl bedel ödendiğini, bunun karşılığının nasıl geldiğini keşfedip o yolda ilerleyen bir karakter. Benim için inanılmaz heyecanlıydı.” 31 gün Kırgızistan’da kaldığını ve muhteşem doğasından çok etkilendiğini belirten oyuncu, “inanılmaz keyifli, güler yüzlü bir halkla tanıştık. Şunu söyleyebilirim ki, seyircilerimiz çok dramatik, hüzünlü ama bir o kadar da keyifli bir film izleyecekler.”

KAYNAK: Millet
2 Mart 2015

Yorum Yapın