Son Kale Çanakkale ve Savaşın Şair-i Azamı Mehmet Akif

Son Kale Çanakkale ve Savaşın Şair-i Azamı Mehmet Akif

 

18 Mart 2015 dünyanın görüp-göreceği en kanlı ,en büyük ve insan ruhunun teknolojiye, yamyamlığa Rabb’in izni ile galip geldiğinin kanıtlandığı, Türk Milleti’nin yeniden doğuşuna sahne olduğu Çanakkale Savaşı’mızın 100. yıl dönümüdür.

Bardaktan boşalırcasına yağarak metrekaresine 6 bin merminin düştüğü Çanakkale Savaşı’mızda tam 253 bin vatan evladı gözlerini kırpmadan şehadet şerbetini içmiş ve çok sevdikleri, savaşın her anında yanında hissettikleri Hz Muhammed(sav) in ‘’ağuşunu açarak’’ beklediği firdevs cennetine uçarken de yanlarında 375 bin kadar da düşman askerin necis ruhunu götürmüştür.

Çanakkale Savaşı,7 den 70 e tüm Türk Milleti’nin malı ile-canı ile ,alimi-çiftçisi,öğrencisi-askeri,kadını-erkeği ile Mehmet Akif’in ‘’Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı’’ dediği ‘’mukaddes toprakları’’düşmana yar etmemek ama dar etmek,hatta mezara çevirmek için ‘’melekleri kıskandıracak ’’bir çaba harcamışlarıdır.

Öğrenciler de savaştı diye yazmam bir gerçeğin altını çizmek içindir.O dönemde adı Darul Fünün’ün yani şimdinin tıp fakültesinin tam 2 500 öğrencisi Çanakkale Savaşı’mızda şehid olduğu için 1915 yılında öğrenci mezunu edememiş olması hepimizin için ayrı bir hicrandır. Ve daha benzeri onlarca acı…
Tarihi yapan hamaset değil yaşanmış insan hikayeleridir. Çanakkale Savaşı’mızın tarihi ‘’Kahraman Bir Irk’ın’’ yeşerttiği, acılarını yaşadığı ve erdemi ile yazdığı insanlık tarihinin en güzel örneklerindendir.Çanakkale, imkansızlık ile imkanın ,varlık ile yokluğun savaşıdır,madde ile mananın savaşıdır.Bu savaşı yaşayan ,acısını taa yüreğinde imanı ile hisseden ve gördüğü destansı savaşı kaleme alan güzel insanların başında da Şair-i Azam Mehmet Akif Ersoy gelmektedir.

Azerbaycan’ının Milli Şairi merhum Bahtiyar Vahapzade’nin ifadesi ile ‘’men inanmirem kendi yazdı,kulağına söylendi de öyle yazdı’’ diye ifade ettiği İstiklal Marşı ve Çanakkale Şehidlerine şiiri gerçekten bir ilahi ağız tarafından merhum Akif’imizin diline,yüreğine üflenmiş gibi olağanüstü güzellikte akıcı,duygulu ve bilgilendiricidir.Öyledir çünkü olağanüstü güzel mü’min modeli olan Akif’imiz Çanakkale Mahşeri’ni kaleme almamış tüm ruhu ile an be an yaşamıştır.

Teşkilatı Mahsusa’da (şimdinin MİT’i) birlikte görev yaptığı arkadaşı Kuşçubaşı Eşref bakınız nasıl anlatıyor Çanakkale Şehidleri şiirinin yazılmasını; ‘’Mehmet Akif her gün her an Çanakkale Savaşı’nda ne olduğunu sorar, kötü gelen haberlerde yıkılır, duygulanır ve şair ruhu dayanamaz saatlerce ağlar, dua dua yakarırdı. 1916 yılının başlarında cepheden iyi haberler gelmeye başlamıştı artık. 9 Ocak 1916 da düşman devletlerinin – İngiltere Başbakanı Churchill’in ifadesi ile ‘Tanrı Türklerle beraberdi, kaybetmemiz kaçınılmazdı-yenilgiyi kabul ederek Çanakkale’den çekilmeye başladığı haberi geldi. Bu güzel haberi Mehmet Akif’e vermek için kendisini yanıma çağırttırdım. Heyecanla bana doğru koşarken elbisenin ucuna basarak yere yuvarlanmış ,yüzü-gözü toz toprak olmuştu.

‘’Mehmet Akif,savaş bitti ,Allah’ın izni ile muzaffer olduk ,düşman çekilmeye başladı’’ deyince sevinçle boynuma sarıldı. Sonra tek kelime dahi etmeden orda ki bir ibrik ile abdest alarak şükür namazını kıldı ve hızla odasına geçti. Saatlerce çıkmadı odasından. Yürek iniltileri ve sevinç gözyaşları ile bir şeyler yazıyordu. Merakta ediyordum ama dikkatini dağıtmamak için yanına gitmekten de çekiniyordum. Bir zaman sonra namaz için kalkınca bende ne yazdığını görmek için masasına kadar gittim baktım ki Çanakkale Şehidleri şiirini yazmış ve bitirmişti’’

Kuşçubaşı’nın açıklamalarına da bakılırsa, mükemmel bilgisi, şair ruhu ve müthiş basireti ile Vahapzade’nin ‘’ yazmıyor, yazdırılıyor’’ demesi daha bir anlam kazanmaktadır. Çünkü erbabınca çok daha iyi bilinir ki aruz gibi dünyanın yazılması en zor vezni ile ve bir oturumda şahaser kabul edilen Çanakkale Şehitleri şiirinin yazılması neredeyse imkansızdır. Ama şiirin yazılması yukarıda anlatıldığı gibi olmuştur. Yazdırılması mı demek gerekirdi, bilmiyorum.

Merhum şairimiz Mehmet Akif’in şiirlerini Vahapzade üstadın gözü ile okumaya çalışırsak eserlerinden çok daha istifade etmiş ,şiirlerde ki verilmek istenilen ruhu çok daha iyi anlamış oluruz.
Çanakkale Savaşı’nın 100.yıl dönümünde şehidlerimizi ve şehidlerimizin destanını yazan Mehmet Akif Ersoy’umuzu fatihalarla dolu rahmetle anıyor,mekanları cennet ,Efendimiz(sav)e komşu ve bizlerin de kendilerine layık torunlar olmasını Yüce Yaratıcı’dan diliyor ve dileniyorum.

Vakti ve fırsatı olanları da şehidlerimizin beklediği fatihayı şehid düştükleri topraklarda yani Çanakkale’de okumalarını öneriyorum.

Şükrü Ayar
http://www.turkiyetimes.net
sukruayar@gmail.com
@sukruayar

Yorum Yapın