Türk Okulları’nın Harcı Fedakârlıkla Yoğrulmuştur.

Türk Okulları’nın Harcı Fedakârlıkla Yoğrulmuştur.

Bir önceki yazımızda yurt dışında açılmış olan okulların maddi kaynağının ne olduğu meselesinin, okulları tanımayan insanlarca sık sık sorgulandığını söylemiştik. Bu okulların iki ana kaynağı var. Bunlardan birincisi fedakâr Anadolu insanıdır. Bu insanlar bize “Gidin o okulları açın biz gerekirse evimize ekmek götürmez sizlere sahip çıkarız” deyip sırtımızı sıvazlayarak bizi yurt dışına uğurlamışlardır. Aynı insanlar kriz dönemlerinde bile gerekli hassasiyeti göstermekten geri durmayıp bizi mahcup etmemişlerdir.

İkinci kaynak ise bu okullarda görev yapan öğretmenlerdir. Bu arkadaşlarda Anadolu insanının cömertliğine “ Biz, bize verilecek en asgari ücretlerle bu beldelerde öğretmenlik yapmaya hazırız” diyerek mukabelede bulunmuşlardır. Aynı beyanlarında olduğu gibi öğretmen arkadaşlar, görev yaptıkları dönemlerde Türkiye’deki emsalleriyle kıyaslanamayacak kadar mütevazı rakamlarla okullarda vazife yapmış, bir gün olsun bile bu hususu mesele haline getirmemiştir. Bu yazımızda okullarda görev yapan arkadaşların hangi şartlar altında öğretmenlik yaptığını ve nelere katlandığını, yaşadığım bir hadiseyi sizlerle paylaşarak aktarmak istiyorum. Zannediyorum anlatacağım bu tek hadise bile bu okulları açan insanların ne kadar temiz niyetli insanlar olduğunu ispata kâfi gelecektir.

Yurt dışında okul açmışsanız hele ki bu açılan okul yeni bir okulsa hesap edilmeyen pek çok masraf sizi bekliyor demektir. Okulunuza size emanet edilen onca öğrenciye sahip çıkmak bu hususta göstermeniz gereken fedakârlığın ana temelini oluşturmalıdır. Bir anne gibi yemeyecek yedirecek, giymeyecek giydireceksiniz ki öğretmenliğin hakkını verebilesiniz.

Kazakistan’da müdürlük yaptığım dönemlerde öğretmenlerimizden Hasan Bey odama geldi. Harçlık istedi. Ona toplam da 500 tenge ( yaklaşık on dolar ) verebildim, bir müddet bununla idare et diyebildim. Kendisi bana Hocam evde hiçbir şey yok varsa biraz daha veremez misiniz? diye sordu..
Ona okulumuzun sıkıntılarından ve yapmamız gereken harcamalardan bahsettim. Bu para ile bir hafta idare etmeye çalışsan iyi olur dedim. Elimizden gelen buydu. O an, ona o kadar yardımcı olabiliyordum ve bu beni çok üzüyordu. O çıkınca odamın kapısını kilitleyip ağladım. Aradan üç gün geçti. Kazakistan’ın o yaman kışının yaşandığı dönemlerdi. Aynı arkadaş sabah ders öncesi yanıma geldi.
Hocam çocuğum hastalandı. Derse mi gireyim yoksa hastaneye mi götüreyim? diye sordu.

Hocam sen dersine gir. Ben çocuğunla ilgilenirim dedim. Okulun doktoru Magiya Hanımı odama çağırdım. Okulun minibüsü ile, Hasan Bey’in çocuğunu hastaneye götürmesini söyledim. Aradan 1,5 saat geçmişti. Doktoru okulun koridorunda kalorifere sarılmış ısınmaya çalışırken buldum. Yanına gidip
Çocuğa baktırabildin mi? diye sordum. Henüz hastaneye gidemedik diye karşılık verdi.
Şimdiye kadar neden beklediniz. Dışarıda -30 derece soğuk var. Hasan beyin evine gittim. Hasan Bey’in hanımının paltosu yokmuş. Onu paltosuz haliyle hastaneye götürsem o da hasta olur. Onun için geri döndüm, kendi evime gittim. Yedek paltomu getirdim. Minibüsün kalöriferi çalışmıyor. Çok üşüdüm. Okulda biraz ısınıp sonra çıkarım dedim. O arada siz beni gördünüz dedi.

Doktor hanımın sarf ettiği bu sözler beni can evimden vurmuştu. Erkeğinden kadınına, oradan çocuğuna kadar bu okullar, insan yetiştirsin diye bu arkadaşlar tarifi kelimelerle mümkün olmayan sıkıntılara katlanıyorlardı. Eşinin paltosu yoktu. Çocuğu hasta olduğu halde Hasan Bey o an öğrencilerine ders veriyordu. Kim bilir bekli de çocuğun hasta olmasının sebebi de bizim Hasan Bey’e gerekli harçlığı verememizdi. O an kendi kendime biz bu arkadaşlara dünyanın en büyük maaşlarını da versek yapmış oldukları şeyin karşılığı ödeyemeyiz diye düşündüm. Ama şundan emindim ki bu okullara sahip çıkanlara Allah, en büyüğünden en küçüğüne kadar yaptıkları fedakârlıkların karşılığını verecekti.
Zaten onun vereceğinden başkasını beklemeyenlere de başka lütuflar karşılık olamazdı.

Hasan Hüseyin Aygün
hasanali2030@yahoo.com
Facebook hasanali2030

994 izlenme

Yorum Yapın