Yurt dışı sevgimin sebebi

Yurt dışı sevgimin sebebi

Üniversitede okurken caminin birinde dinlediğim bir vaaz. Vaaz eden sanki insan değil de bir melek. Camide iğne atsan yere düşmez. İlk defa bu kadar genç insanı bir arada görüyorum. Hatip sahabeyi anlatıyor. Hicreti anlatıyor. Herkes hıçkırıklara boguluyor. Orta okulda okurken kolum iki yerden kırılmıştı. Kolumu baglarken aglamayan ben gözyaşlarıma hakim olamıyordum. Hatip sizlerde hicret edeceksiniz dediği zaman henüz yurt dışında okullar yoktu.

S.S.C.B yıkılmamıştı. Ben hicretin nasıl olacagını düşünür fakat bir türlü anlayamazdım. Bu nasıl olacaksa banada hicreti nasip etmesi için Allaha dua ederdim. Üniversiteyi bitirdigim yıl kırk günlük eğitim seminere katıldım. İlk defa yurt dışına adam gönderileceği arkadaşlar arasında konuşulurken çok heyacanlanmış vaazlarda anlatılan hicretin nasıl olacağını anlamıştım. Mutlaka gitmeliyim diyordum. Neresi olacak? Nasıl bir yer olacak? Şartlar nasıldır? bunları değilde ya beni göndermezlerse…

Dersanede çalıştıgım dört yıl boyu her yıl yurt dışına gitmeye teşebbüs etmiş ama gidememiştim. Kazakistan la alakalı dinlediğim bir hadise benim oralara gitme isteğimi dahada pekiştirmişti.

Atırav Kazak Türk lisesi öğrencileri pikniğe gitmişler. Öğrenciler top oynarken, top Ural nehrine kaçar. Topu almak için giden öğrenci nehirde batar. Arkadaşlarından hiç kimse kurtarmaya cesaret edemez. Onca insanın gözü önünde bogulmak üzere olan öğrenci için Belletmenlerden Yasin suya atlar. Çocuğu dışarı fırlatır. Kendisi şehitlik makamında, hakkın rahmetine kavuşur. Almatıda defnedilir. Öğrenci için kendini feda etmesi öğrencileri, velileri çok ciddi etkiler. Bende ciddi etkilenmiştim. Bazılarının ölümü bile hayırlı işlere vesile olur. Günün birinde aynı okulda 3 yıl müdür olarak çalışacağımı nereden bilebilirdim ki?

Atırav ı Kısaca Tanıyalım

Atırav Kazakistanın bir eyaleti. Hazar Denizinin kenarında. 1995 yılında nüfusu 350.000 di. Kazakistanda Kazak nüfusunun en yogun oldugu şehirlerden biri. Yazları çok sıcak, Kışları çok soguk (-40, +40) Topragı tuzlu. Bahar mevsiminde her yer yeşil olsada, iki ay içinde otlar kurur. İçerisinden Ural Nehri akıyor. Bu nehir 200 metre genişliğinde, bazı yerlerde 10 metre derinliginde. Kasım ayında nehir buz tutar, Mart ayının sonuna dogru buzlar erir. Kamyonlar köprügü dolaşmamak için buz üzerinden karşıdan karşıya geçerler. Bir metre kalınlıgındaki buzları demirlerle delip balık tutarlar. Hafta sonları nehirin üzeri balık tutanlarla bayram yeri gibidir. Dünya nın en lezzetli balıgı olan Kızıl balık, Hazar Denizi, Ural nehrinden çıkar. Kızıl balıgın kılçıgı yoktur. Meşhur Havyar-İkra Kızıl balıgın yumurtasıdır. Bu nehirde bir tonluk kızıl balıklar yakalanır. Büyük bir balıktan yüz kg havyar çıkar.

Atravın çamuru ve sivri sineği meşhurdur. Balıklar sivri sinekle beslenir. Sivri sinek az oluca balıklar Hazar denizine giderler. Dinlenme salonumuzun tavanı sivri sineklerden sim siyahtı. İlaçladık. Sinekler bir kovaya sıgmamıştı. Okulda yattıgım bir gece sineklerden korunmak için masanın etrafını battaniye ile örtüp masanın altında oturarak sabahlamıştım. Atıravın iklimi güzel degildir. Bazan şiddetli rüzgarlar ve toz fırtınaları olur. O fırtınada fındık kadar taşlar havada uçarlar. İnsanlar oldugu yerde çöker başını kapatır, toz fırtınasının geçmesini bekler. Soguk mevsimlerde yagmur yagınca, her taraf cam gibi buz olur. İnsanlar o buzda yürümeye ve araba kullanmaya alışmıştır. 1995 yılında Türkiyeye telefon açmak için postaneye yazdırıyorduk. Bazan üç gün sonra baglarlar. Saat farkından dolayı genelde görüşemezdik. İnternet, televizyon yok. Hiç esnafımız yoktu. Şehirde cami yoktu. Dagistanlı birisi evini camiye çevirmiş. Bayram namazlarını orada 25-30 kişi kılardık. İnsanlar Ramazanın geldigini bile bilmiyorlardı. Kominizm sadece camileri değil kiliseleride yok etmiş. Eger dinlere karşı olmasaydı, kominizim yıkılmazdı.

Atıravın insanları çok iyidir. Aşırı cömert ve misafirperverdir. Şartları agır bile olsa orada çalışan Türk öğretmenler insanların bu yakınlıgından orayı çok severler. Oradan ayrılırken genelde aglarlar. Kazakları çok seviyorum. Atırav benim ilk göz agrım. Ahiretim adına Atıravda yaşadıklarımı hatırlayınca ümide kapılıyorum.

Atırav Petrol ve Gaz zenginidir. Bazı yerlerde yüzelli metreden petrol çıkar. 1997 yılında 142 tane petrol şirketi vardı. Türk petrolleri hariç, Bütün şirketler petrol çıkarıyordu. İklimi ve topragı güzel olmasada Allah farklı zenginlikler, güzellikler vermiş.

Hasan Aygun
hasanali2030@yahoo.com

Yorum Yapın