Nepal’de deprem gitti, acı kaldı: ‘Bize dediler ki, bir Türk okulu var, oraya gidin’

2002’den bu yana Nepal’de faaliyet gösteren Meridyen Türk Okulları, depremzedelere kapısını açan ilk kurumlardan biri oldu. Deprem sırasında ülkede bulunan Türk turistler, Türk okullarının bütün imkânlarını seferber ederek, oradakilere yardım ettiğini söyledi.

Nepal’de deprem gitti, acı kaldı: ‘Bize dediler ki, bir Türk okulu var, oraya gidin’

Nepal’de deprem gitti, acı kaldı: ‘Bize dediler ki, bir Türk okulu var, oraya gidin’

Geçtiğimiz cumartesi günü 7,9’luk Depremle sarsılan Nepal, yaralarını sarmaya çalışıyor. Ne var ki her geçen gün bilançonun artmasıyla bu acı, kolay kolay dineceğe benzemiyor. En son elde edilen verilere göre ölü sayısı 3 bin 700’ün üzerinde. Yaralı sayısı da 7 bine yaklaştı. Ölü sayısının iki katına çıkma ihtimali ise korkutuyor. Yaklaşık 55 artçı depremin de yaşandığı ülkede halk, geceyi sokaklarda geçirmeye devam ediyor. Devlet ve özel okullar ise barınak haline gelmiş durumda. 2002 yılından bu yana ülkede faaliyet gösteren Meridyen Türk Okulları, bu duruma kayıtsız kalamayarak, depremzedelere kapısını açan ilk kurumlardan biri oldu. Deprem sırasında ülkede bulunan Türk turistler, Türk okullarının bahçelerinde kaldıklarını, okulun bütün imkânlarını seferber ederek oradakilere yardım ettiğini söyledi. Levent ve İzber Barın çifti, sözünü ettiğimiz Türk turistlerden biri. Çift, önceki gün Katmandu-İstanbul seferiyle Atatürk Havalimanı’na indi. Levent Barın, “Nepalliler, bize orada bir Türk okulu olduğundan bahsetti. Açık havada kalmamız gerektiği için öyle bir alan arıyorduk. Türk öğretmenler vardı. Bize orada yatak, yorgan, battaniye verdiler. Yerde yattık, açık alanda bahçede. 3 öğün yemek çıkardılar bizim için. Okulun tüm hizmetlerinden yararlandırdılar, kendileri de eve gidemedikleri için orada kalıyorlardı. Ellerinden geldiği kadar yardım ettiler.” dedi.

Deprem gitti, acısı kaldı

Nepal’de depremin neden olduğu yıkım, bütün sokaklarda kendini hissettiriyor. Bir yandan kurtarma ekipleri, enkazlardan cansız bedenleri çıkartırken, diğer yandan kurbanın yakınları gözyaşlarına hakim olamıyor. Yaralı olarak kurtarılanlar ise kan revan içinde tedavi için hastaneye götürülmeye çalışılıyor. Sokaklar, yıkılmış ya da yan yatmış binalarla dolu. Bütün bunlar, yaşanan depremin büyük fotoğrafını göstermeye yetiyor. Ülkedeki birçok bölgeye hâlâ elektrik verilemiyor. Evleri yıkılanlar ile binalara korkularından giremeyen vatandaşlar geniş alanlara kurulmuş çadırlarda kalıyor. Rajendra Dhungana, depremzedelerden biri. Kurtulmuş olmasına sevinse de kendini güvende hissedemediğini söylüyor. Gerekçe olarak da 7,9’luk depremden sonra yaşanan onlarca artçı depremleri gösteriyor. Pierre-Anne Dube de depremi yaşayanlardan. O, aslında bir Kanadalı. Everest Dağı’nda kamp yapmak için Nepal’e gelmiş ve depreme yakalanmış. 31 yaşındaki Dube, Everest’te hayatının en güzel deneyimini yaşayacakken, depremle karşılaştığını ve en kötü tecrübeyle burun buruna kaldığını anlatıyor. Korktuğunu ve ülkeyi terk etmek istediğini aktaran Dube, ancak ne yazık ki elçiliğe ulaşamadığını dile getiriyor. Ölenler arasında, deprem sırasında Everest Dağı’nda düşen çığ sebebiyle hayatını kaybeden 18 kişi de bulunuyor. Ayrıca çığdan dolayı yaralanan 61 kişi, helikopterle yakın çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Deprem sonrası ölülerin çoğalmasıyla birlikte salgın hastalıkların artmasından endişe ediliyor. Bu nedenle Nepalliler, nehir kenarlarında, dinlerine uygun ritüel eşliğinde yakınlarının cesetlerini yakmaya başladı. Depremde hayatını kaybeden Nepalliler, odun kütüklerinin üstünde ilk olarak tütsüleniyor, daha sonra ise ateşe verilerek yakılıyor. Cesetlerin başında bekleyen yakınları ise olayın şokunu hâlâ atlatabilmiş değil. Bu arada Türk Arama Kurtarma Ekibi GEA, önceki gün enkazda yaptığı çalışmayla bir kişiyi sağ olarak kurtardı. Öte yandan Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF), yaklaşık 1 milyon çocuğun Nepal’deki depremden etkilendiğini açıkladı. UNICEF, şu ana kadar 3 bin 700’ü aşkın kişinin öldüğü depremde, yardıma muhtaç yüz binlerce çocuğun hastalıklarla yüz yüze kalma riski taşıdığını belirtti.

SİNAN GÜL –
CİHAN – KATMANDU – İSTANBUL
ZAMAN
28 Nisan 2015, Salı

1446 izlenme

Yorum Yapın