‘Artık olimpiyat molimpiyat yok’, buyurdu Erdoğan

Erdoğan, Belçika’nın resmi kanalı RTBF’nin programı baştan sonra naklen vermesini görünce ya da öğrenince kahrolmuştur ama yine de teşekkür etmek lazım. ‘Olimpiyat molimpiyat hak getire’ demeseydi bu günleri görür müydük? Dil ve Kültür Festivali küreselleşebilir miydi?

‘Artık olimpiyat molimpiyat yok’, buyurdu Erdoğan

AKP’nin ‘iyi polisi’, ‘o kadar da değil bak aralarında böyle adamlar da var’ teyidine ihtiyaç duyulduğunda sahne alan ‘ütmeci vicdan’ Bülent Arınç, Bursa’da coşmuştu.
Kendisini çok iyi tanıdıklarını ilan ettiği cemaat ve cemaatlere ‘‘o cemaatler beni çok bilir, ben onları çok iyi biliyorum. Bursa’dan bu cümleme dikkat etsinler : Biz varsak siz de varsınız; biz yoksak siz de yoksunuz’’ diye tarihe ‘Bursa muhtırası’ olarak geçen tarihi uyarısını yapmıştı. ‘Dindar’ bir siyasetçiye yakışmayacak laflardı bunlar, Cenab-ı Hakk’ın rikkatini rencide potansiyeli taşıyan hezeyanımsı sözlerdi. Gerçi artık kendisinin ‘dindar’dan ziyade ‘siyasetçi’ sıfatını ciddiye alıyoruz ama o zaman bu sözleri duyduğumuzda irkilmiştik.

Sözlerin gerisi de geldi. Erdoğan Hatay mitinginde yine artık tarihe mal olan ‘bundan sonra bizden bunlara su yok su….. su yok’ nutkunu irad ederken, meseleyi dil olimpiyatlarına getirmiş, şöyle buyurmuştu: ‘artık olimpiyat molimpiyat, hepsi hak getire’.

Her zaman olduğu gibi Erdoğan da Arınç da ‘büyük’ konuşuyorlar, hadlerini hukuklarını aşıyorlardı. Erdoğan sözünü tuttu, o zamanki adıyla Türkçe Olimpiyatları’na Türkiye’yi kapattı. O Türkiye’yi kapattı; küre-i arz kapılarını ardına kadar açtı. Eskiden sadece Türkiye’nin istifade ettiği bu sihirli iklim artık Avustralya’dan Etiyopya’ya, Avrupa Birliği’nin merkezi Brüksel’den Uluslararası Adalet Divanı’nın merkezi Lahey’e kadar dünyayı sarıp sarmalıyor.

Erdoğan olmasaydı, olimpiyatlar Türkiye’ye sıkışıp kalacak, ne Avrupa Parlamentosu, ne Lahey Adalet Divanı ne Avustralya Meclisi bu faaliyetlerden nasiplenecekti. Erdoğan olmasaydı çocukları kabul edenler sadece Türk siyasiler olacakken şimdi Avrupa’nın siyasi liderleri bu çocuklarla ilgileniyor. Erdoğan olmasaydı bu programın banisi ve hamisi sadece Erdoğan görünecekti. Şimdi dünyanın en büyük uluslararası meclisinin lideri, Avrupa Parlamentosu’nun Başkanı Martin Schulz, Belçika Dışişleri Bakanı Didier Rynders gibi şahsiyetler bu programları himaye ediyor.

Brüksel’deki programı baştan sona takip eden, arada sempatik dans figürleriyle coşkuya katılan Belçika Federal Başbakanı Charles Michel, ülkesi Belçika adına böyle bir programa evsahipliği yapmaktan gurur duyduğunu söylüyor. Belçika Federal Meclis Başkanı Siegfried Bracke, ‘‘Bugün çok şaşırmış bir şekilde muhteşem bir program seyrettim. Bugün burada verilen bütün mesajları aldık.” diyor.

Programa katılanlardan birisi var ki özellikle üzerinde durmak lazım. Belçika eski Başbakanı ve Avrupa Birliği’nin ‘ilk başkanı’ sıfatını taşıyan Herman Van Rompuy. Belçika’nın şimdiki başbakanı Michel ile açılış konuşmasını yapan Van Rompuy, 30 ülkeden gelen çocukları ve salondaki coşkuyu görünce ‘Benim için beklenmedik bir programdı’ diyor. İşte bu Rompuy, 17 Aralık’tan sonra Brüksel’i ziyaret eden dönemin başbakanı Erdoğan’ı ağırlayan zamanın AB başkanıydı. Erdoğan, Brüksel ziyaretinden sonra Ankara’ya dönerken, yanında taşıdığı ‘gazetecilere’ aralarında en başta AB Başkanı Rompuy olan AB liderleri için ‘onları paralel konusunda ikna ettiğimi düşünüyorum’ demişti. Dün Van Rompuy’u dinlerken bu sözler aklıma geldi. ‘Demek ki’ dedim, ‘Erdoğan hem ikna edememiş hem de belki de bu programlara katılması için kendisini cesaretlendirmiş’.

Programın en flaş sözleri ise ünlü Belçikalı senarist Adil El Arbi’den: ‘‘Bu organizasyonu gerçekleştirebilmek delice bir şey. O kadar ülkeden bu kadar yetenekli gençleri bir araya getirmek inanılmaz bir şey. Hepsini filmimde oynatabilirim.” Organizasyonda görev alan BELTÜD, FEDACTİO ve İFLC (Uluslararası Dil ve Kültür Festivali)’in ‘delilerine’ medyun-u şükranız.

Erdoğan, Belçika’nın resmi kanalı RTBF’nin programı baştan sonra naklen vermesini görünce ya da öğrenince kahrolmuştur ama yine de teşekkür etmek lazım. ‘Olimpiyat molimpiyat hak getire’ demeseydi bu günleri görür müydük? Dil ve Kültür Festivali küreselleşebilir miydi?

Demek ki siz varsanız da yoksanız da biz olacağız. Olimpiyat da yapacağız molimpiyat da. Çünkü buna siz karar vermiyorsunuz, veremezsiniz. Karar veren sizin de iman ettiğinizi söylediğiniz dinin sahibi.

8 Haziran 2015, Pazartesi

http://www.zaman.com.tr/selcuk-gultasli/artik-olimpiyat-molimpiyat-yok-buyurdu-erdogan_2298872.html

“‘Artık olimpiyat molimpiyat yok’, buyurdu Erdoğan” için 4 Yorum

Yorum Yapın