CEMAAT  BU  İMTİHANI KAZANDI

CEMAAT  BU  İMTİHANI KAZANDI

YAZI-1

Başa Gelen Müsibetler, Sebepler Planı ve Kaderde Yazılanlar-1

Başa gelen her işde iki sebep var; biri zahirî (Görünen), diğeri hakikî sebep. Buna kader planı diyoruz. Allah ın o işi taktir etmiş olması. Dünyada insanlar İmtihan oldugu için Allah her olayı bir sebebe baglı olarak halkeder.

HİCRETİN SIRRI

Mekke müşrikleri Efendimiz(SAV) öldürmeye karar verirler. Medineye hicret etmek zorunda kalır. Mekke müşriklerinin karar verip harekete geçmesi görünen sebebtir. Ama hakiki sebep (Kader planı) İslam’ın inkişafı (gelişmesi), Efendimizin hicret sevabı alması, ümmetinin hicreti öğrenmesi için Allah’u Teâlâ’nın, Efendimizin Mekke’den Medine’ye göç etmesini taktiridir.

Hicretten kısa süre sonra islam çok hızlı inkışaf eder. Efendimiz(SAV) büyük bir ordu ile gelir, Mekkeyi fetheder. Efendimizin memleketinden çıkarılması şer gibi gözükse bile aslında büyük hayırlara vesile olmuştur.

HZ. MUSA KISSASI

Bir Rivayette Anlatılır. Hz Musa (A.S.) Tur Dağına gidecekmiş. Kendisine biri gelir, “Ya Musa Rabbime rica etsen de benim duamı kabul etse” der.
Hz Musa sorar
-Sen ne istiyorsan?
-Rabbim benim ne istediğimi bilir. Sen sor diye rica eder.
Hz Musa kırk gün idadet eder.Cenabı Hakka mülaki olur. Tam ayrılacakken Allahu Teala
-Ya Musa o kuluma söyle onun duasını kabul ettim der.
Musa (AS) o kulun ricasını sormayı unutmuştur. Dönüşte o kişinin çadırına gider. Bakar ki adama kurtlar saldırıp her yerini parçalamış.
Adama; -Allah duanı kabul etti. Merak ettim ne istemiştin diye sorar?
Adamın konuşacak mecali yoktur. Cevap veremez. Musa(AS) çok merak eder. Acaba ne istemişti? Bu merakını yenemez. Allaha dua eder. Allahım bu adam ne istemişti. Allahu Teala ona bildirir.
-Kulum benden manevi bir makam istemişti. O sanıyordu ki ibadet ederek o makama çıkacak. O makama ibadetle çıkılmaz. O makama çıkmanın yolu bir musibete maruz kalacak, sabredecek ve şükredecek. Ben kuluma musibet verdim. O sabredip şükretti. O makama çıktı.

HZ. HÜSEYİN

Bir Müslüman gece gündüz ibadet etse. Bütün malını sadaka olarak dagıtsa, hayır adına hangi ibadeti yaparsa yapsın şehitlik makamına çıkamaz. Şehitlik makamına çıkmanın yolu, Allah yolunda öldürülmekten geçer. Hz. Hüseyin efendimizin kerbelada başına gelenler sebeplere bakınca yanılırsınız. Kader planından olaya bakınca Allah (CC) Hz Hüseyin’i huzuruna alırken derecesine bir de şehitlik makamını eklemeyi taktir buyurmuştur. Hz Hüseyin’in şehadeti aklımıza gelince yüreğimiz yanar. Hz Hüseyin yatakta vefat etseydi ahireti adına daha mı iyi olacaktı? Çektiği sıkıntılar, aldıgı kılıç darbeleri, onu şehadet makamına çıkardı.

VE BEDİÜZZAMAN

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyinin neslinden gelen Bediüzzaman Saidi Nursi Hazretleri birinci Dünya savaşına talebeleri ile gönüllü alay komutanı olarak katılmış. Yaralanıp Ruslara esir düşmüş. İki yıl esaretinden sonra firar ederek kurtulmuş. Van’da bir mağaraya çekilmiş, hayatını ibadetle geçirirken Barlaya sürgün edilmiş. Sürgün kararını verenler, Bununla görüşenler namaza başlıyor, “Bunun insanlarla görüşmesini engelleyelim. Barla ya gönderelim(o tarihte Barla köy gibi) zamanla ölüp gider” diye düşünmüşler.
Bu sebepler planı oluyor. Kader planında Cenabı Allah Risale i Nur Külliyatının yazılmasını takdir etmiş.

VE RİSALE-İ NUR

Birinci Dünya savaşından sonra İslam devletlerinin bazıları bağımsızlığını kaybetmiş. Bir çogunun başına batılılar kendi adamlarını yerleştirmişler. Müslüman ülkelerde Kuran okumak, islamı öğrenmek suç sayılmış. Okullarda insanların maymundan geldiği ders olarak okutulmuş. Müslüman olmayan ülkelerde Kominizim ve inançsızlık hakim.

Böyle dehşetli bir dönemde Risale-i Nur Külliyatı gibi bir esere ciddi ihtiyaç vardı. Risale-i Nur Külliyatı iman hakikatlerini izah eder. İbni Sina gibi bir dahi “Haşir (öldükten sonra dirilme) meselesine inanırız. Bu mesele akılla izah edilmez ”der. Halbuki Üstad (Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri) onuncu ve yirmi dokuzuncu sözü anlayarak okuyup, Haşirle alakalı şüphesi olan varsa iki parmagını gözüme soksun diye meydan okuyor. Kader meselesini bir çok islam alimi bile anlayamamış. Üstad bu meseleyi altı sayfada ilkokul çocuklarının anlayacagı şekilde izah etmiştir….Risaleler onlarca dile tercüme edilmiş, yüz binlerce, milyonlarca insanın imanının kurtulmasına sebep olmuştur.

Böyle bir eserin ortaya çıkması için Bediüzzaman’ın insanlarla görüşme mesi lazım. Sabahlara kadar belli ayetleri binlerce kez okur. Üstada o ayetlerin manalarını Allah ilham eder. Hadisin beyanıyla başa gelen musibetlere insan sabrederse her bir saati, bazan her bir dakikası bir gün ibadet etmiş gibi sevap kazandırır. Üstadın Peygamberi yol olan çile ve sıkıntılara maruz kalması sabredip şükretmesi manevi makamını artırıyordu. Kader planı Üstadın sürgün olmasını çile çekmesini Risalelerin yazılmasını taktir etti. Bu çileyi çektiği için Üstad’a acıyalım mı? Yazık oldu bunca zulme maruz kaldı diye ağlayalım mı?

Üstadın vefatından aylar sonra mezarını transfer etmek için açarlar.
Yüzüne bakan Abdulmecit Nursi sanki ölü değildi, tebessüm ediyordu diyor….
Üstadın çektiyi sıkıntılar onu bu makama çıkardı.
Acaba sürgün olmasına sevinelim mi?

VE BUGÜN HİZMETİN BAŞINA GELEN MÜSİBETLER 

Bu gün hizmet hareketine yapılan zulumlere bu perspektiften bakıp, Sabredip şükretmemiz lazım. Allah günahlarımızı döküyor. Manevi olarak makamımızı artırıyor.
Biz “Ahirette cemaatin günahları bir kefeye, sevapları karşı kefeye konacak.

Sevaplar agır gelince cemaat olarak cennete gireceğimize” inanıyoruz. Bu süreçte de gördük ki Haşhaşi, sülük…, hakaretleri yapılırken hepimize yapıldı.

Yolsuzlukları kapatmak için “Darbe girişimi”  yapıldı diyen talihsizler, elli kişilik grubu düşman ilan etmedi.

Bir aileden biri adam öldürse, onun yerine kardeşine babasına ceza verilmezken, Tüm hizmet hareketinin düşman edilmesi, Hepsinin aynı sıkıntıya maruz kalması cemaat olarak cennete gireceğimiz ümidimi pekiştirdi.

Bu imtihanı hizmet hareketi kazandı inşallah.

Böyle bir cemaatin içinde bulunduğum için Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.

BİR HAK DOSTUNUN RÜYASI

Rüyamda Mahşer alanındayız. Müslümanlar ülke ülke anons ediliyor. Anons edilen Ülkeler Kapıdan geçip Cennete giriyorlar.
Bizim gurup çok kalabalık. Benim tanıdıgım bütün arkadaşlar var.
Bir abimiz “herkes beldelerindekileri sayıp kontrol etsin, burada unutulan olmasın”  dedi.
Kontrolden sonra herkes tamam dendi. Bizden önce Pakistan, Hindistan, Bangledeş tarafı çağrıldı. Bazı arkadaşlar Abi bak Dr.İkbal geçiyor diyorlardı…
Türkiye anos edildi. Tam kapıya yaklaştık. Karşımızda tanıdıgımız siyasetcilerinden oluşan bir gurup vardı. Bagırarak bize hakaret ediyorlardı.
En yetkili olan Hakan Ş. bir şeyler fırlatıyor, Hakan Bey hiç istifini bozmuyor.
Tam kapıdan giriyorken H.E durdu. Çok hüzünlü bir şekilde o bagıranlara baktı. Sonra iki abinin kulaklarına bir şeyler fısıldadı.
O Abilerimiz çok kibar ve nazik bir şekilde bagıranlara yaklaşıp, Buyurun hep beraber girelim diye davet ettiler. Onlar dahada hırçınlaştılar. Sonra H.E. mahsun ve hüzünlü bir şeklide, arkasında muhteşem bir kalabalıkla kapıdan girdik.
İçeride Efendimiz (SAV) Hz.Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali…

Ustadımız bir adım öne çıkmış, tebessümle bize bakıyor. Efendimiz(SAV) Üstadımızın omuzuna nazikçe vurarak tebrik ediyordu.
Ezan saatiyle uyandım. Şükürler olsunki, Rüya da dahi olsa yanlış tarafta değildim.

SÖZÜN ÖZÜ

Bazan hoşunuza gitmeyen birşey hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden birşey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz.

Bakara: 216

Hasan Hüseyin Aygün
hasanali2030@yahoo.com
Facebook hasanali2030
Twitter hasanali2030

Kategori: Köşe Yazıları

1604 izlenme

“CEMAAT  BU  İMTİHANI KAZANDI” için 1 Yorum

  • NE OLURSUN RABBİM. FALANCA BELDEDEN BEN ABDULKADİR SEYHAN. BENİ UNUTTURMA RABBİM.( BEN SAFIMI VE YERİMİ SÖYLÜYORUM, GERİSİNİ SEN BİLİN RABBİM. SEN Kİ SULTANSIN. EZEL EBED SAHİBİ, DİN GÜNÜNÜN MELİKİ-MALİKİSİN..)

Yorum Yapın