Bu Milletin Fedakar Evlatları

Bu Milletin Fedakar Evlatları

Burkina Faso da Türk okulunu ziyarete gitmiştim. Müdür yardımcası Mesut bey in hanımı okulda öğretmen olarak çalışayordu. Burkina Faso da sadece iki Türk bayan vardı. Birisi saglık probleminden dolayı Türkiyeye gitmişti.

Mesut Bey’e

-Hocam dersler bitince yengemle beraber gelseniz. Sonra abiler geliyor. Bir derdin varmı diye sormuyorlar demesin. Hemde biraz konuşur rahatlar.

Müdür odasındayız. Meral hanıma -Sizlere abilerimizin selamını getirdim. Sizlere dua ediyorlar. Abilerden isteginiz vamı? Bir sıkıntınız probleminiz varmı? Onun için sizi çagırdım.

-Abi öncelikle buraya hoş geldiniz. Biz burada çok rahatız. Abilerimizden bir talebimiz yok. Çok şükür. Bir problemimiz yoktur. Bizde abilerimize dua ediyoruz. İş yogunlugu arasında günlerin nasıl geçtiğini bilemiyoruz. Sizde abilerimize selam söyleyin.

-Meral hanım yaşadıgınız ilginç olaylar oluyorsa anlatsanız olurmu? -Yok abi öyle anlatmaya degecek bir şey yoktur. Mutat işler. Okul, ögrenciler ve ev arasında günlerimiz geçiyor.

-Bu hafta sonu neler yaptınız? – Bir öğretmenimizin köyüne ziyarete gittik.

-Nasıl oldu anlatırmısınız? -Köy yaklaşık buraya 180 km mesafede bulunuyor. Yollar toprak ve çok kötüydü. Taksi gidemiyor. Biz jiple yaklaşık altı saatte gittik. Beyaz insanlar gelecek diye sabah herkes bizi görmek için erkenden köy meydanına toplanmışlar. Biz saat 16.30 gibi oraya ulaşabildik. Herkes bunlar ta Vagadugadan buraya gelmişler. Hayran hayran bize bakıyorlardı. Tabi köyle elektrik yok. Suyu uzak bir yerden taşıyorlar. Biz çocuklara dagıtmak için şeker, sakız çukolata götürmüştük. Çocuklara sıraya girin size hediye dagıtacagız dedik. Baktık büyüklerde sıraya girdiler. Onlara siz sıradan çıkın diyemedik. İnşaallah malzeme herkese yeter diye dua edip dagıtmaya başladık. Kimine sakız kimine şeker denk geliyor. Herkes hakkına razı oluyordu. Altmış yaşlarında bir adama çukolata denk geldi.

Adam dediki -Ben hayatımda ilk defa çukolata yiyeceğim. Tadını çok merak ediyorum. Bu nasıl yeniyor?

Çogu hayatında ilk defa sakızı görmüş. O insanlar bize Başkent Vagadugu dan gelmiş diye nasıl hayran hayran bakıyorlardı. Halbuki bizim ülkemizin Vagadugu dan ne kadar daha güzel oldugunu, biz ülkemizi bırakıp oralarda çalıştıgımızı bir bilselerdi kim bilir bize nasıl bakarlardı….

Bu olay meral hanım için sıradan bir olaydı. Ben konuşalım diye sormasam bunu anlatmayacaktı. Bu fedakar insanlar öğle şeyler yaşıyorlarki başkaları o olayların tekini yaşasa kahraman ilan edilir.

Herkesin kendinden bahsetmesini ister. O gün Burkina Faso da 54 derece sıcak vardı. Okulda elektrikler yoktu. Elektrik olsa bile okulda klima yoktu. Sınıflar dışarıdanda sıcaktı. Sınıfta tesettürü ile meral hanım ögrencilerine ders anlatıyordu…

Belkide Meral hanım dersten sonra toprak yoldan evine dogru yürürken pazara ugrayacaktı. O sıcakta kurtlanmasın diye üzerine toprak serpilen etten satın alacak, Yıkayıp pişirecek çocukları ile beraber yiyecekti. Burada neden bizim ülkemizdeki gibi kasap yoktur? Neden makarna…bizim yediğimiz şeyler yoktur? Allah rızası için bunları problem olarak görmeden hizmetlerine devam ediyordu.

Cenabı Hakkın Rahmetinden ümit ediyorumki Bu fedakarlıkları bu Dünyada dahi zayi etmeyecektir. Hizmetin esnafını, öğretmen-öğrenci….bagratunilerin şerrinden koruyacak ve kervan yoluna devam edecektir.

Hasan Hüseyin Aygün
hasanali2030@yahoo.com
Facebook: hasanali2030
Twitter: @hasanali2030

“Bu Milletin Fedakar Evlatları” için 1 Yorum

Yorum Yapın