Afrikaya Kurban Gönderme-Su Kuyusu Açma Ve Yetimlerin Başını Okşama

Afrikaya Kurban Gönderme-Su Kuyusu Açma Ve Yetimlerin Başını Okşama

Afrikada çalışıyordum.

Okulumuzun öğrencileri fakirlerin halini anlasınlar diye köylere yardım dağıtmaya gönderiyorduk.

Kızım Aygül ilk okul birinci sınıfta okuyordu. Onun öğretmenide böyle bir program planlamış. Annesine elbiselerinden bir kısmını ve başka şeylerle beraber bir paket hazırlatmıştı. Çok heyecanlıydı. Yardım dagıtılacak günü iple çekiyordu.
Aygül evde farklı zamanlarda dagıtılacak yardımlardan bahsetmişti. Kendisine yardımları nasıl dağıtacaksınız diye sormuştum.

Bana: -Herkes evinden bir şeyler getirecek. Önce okulda onları paket yapacağız. Köye gidince yardımı vereceğimiz kişiler utanmasın diye, pakedi kapının önüne bırakıp, kapılarını çalıp kaçacağız. Kapıyı açan kişi paketi görüp alacak. Üzerinde bu size hediyemizdir yazısını görüp açacak. İçindeki yiyecek ve elbiseleri alınca sevinecek….

Kızım bana farklı zamanlarda altı yedi defa anlatmıştı. Yardım dagıtılan gün akşamleyin evde Aygüle -yardımları nasıl dağıttınız diye sordum.

Kızım yarı ağlamaklı bir vaziyette: -Baba o köyün insanları çok fakir. Onların evleri bu oda kadar yok. Evlerin üzeri otlarla örtülmüş. Hepsi orada yatıyorlar. Bizim evlerimiz gibi mutfak yatak odası elektrik, su…yok. Hepsi o küçücük yerde yatıyorlar.

Ögretmen onlarla konuştu. İki evin içine baktık. Hiç eşyaları yok. Yatakları bile yok. …

-Yardımları nasıl dagıttınız.

-Biz kapıyı çalamadık. Çünkü evlerinin kapısı yoktu. Bazı evlerde kapının yerine bir bez parçası asılmıştı. Küçük çocukların elbiseleri yoktu. Neler e şahit olduysa ağlamaya başladı.

Ben çocuğumun psikolojisi bozulmasın, hemde sevinsin diye ona dedim ki; Biz sürekli o tür fakir köylere yardım gönderiyoruz. O köylerde yaşayanlar kullandıkları suyu dereden taşıyolar.

Derenin suyu yağmur yagınca Bazan bir gün kırmızı akıyor. İnsanlar o sudan içmek zorunda kalıyolar

Buralarda yedi ay hiç yagmur yagmıyor. O derelerin suyu kuruyor. İnsanlar çok uzaklardan su taşımak zorunda kalırlar.

Hizmetimizin KİMSE YOKMU diye bir derneği var.

Biz onlara buraların durumunu anlatıyoruz. Onlar bizin esnaf abilerimizden hayır sever insanlardan para topluyorlar.

Bu tür köylere su kuyuları vurup, onlara su çıkarıyorlar. Türkiyeden yardım seven insanlar buralarda su kuyusu açılsın diye para gönderiyolar….

O fakir insanlar et yesin diye, Kurbanlarının parasını bizlere gönderiyorlar. Bizde o paralarla onlar adına kurban kesip o köylerde dagıtıyoruz.

Gelecek Kurban bayramında et dagıtmaya senide götüreyim. Beraber dagıtalım. Kızım çok sevinmişti….

Aslında biz müslümanların o fakirlere sahip çıkması ahiretimizi kurtamamız adına büyük bir imkandır. Bizim o insanlara sahip çıkmamamız bize vebaldir.

Dini ne olursa olsun. İnsan oldugunu unutmayanlar, O insanlara gidecek yardımı engellemez. Birazcık vicdanı olan insanlığını yitirmeyen her insan, hangi dinden olursa olsun o fakirlere sahip çıkar ve yardımcı olur.

O insanların yeraltı zenginliklerini götürüp parasını ödemeyen devletlerin, onlara  yapılan yardımları engelleyen talihsizlerin nesillerinin başlarına gelecekleri ömrümüz olursa beraber göreceğiz.

Hasan Hüseyin Aygün
hasanali2030@yahoo.com
Facebook: hasanali2030
Twitter: @hasanali2030

1308 izlenme

Yorum Yapın