Muhacir Öğretmenler Dünya Barışının Mayası Hükmündedir

Muhacir Öğretmenler Dünya Barışının Mayası Hükmündedir

Kızını ve damadını görmek için geldiği Senegal’de, Dakar Havalimanı’ndan çıkarken Safiye Teyze’nin dikkatini çeken ilk şey, yol kenarında abdest alan ve kaldırıma serdikleri seccadelerinde namaz kılan insanlar olur. Onları huşu içerisinde namaz kılarken görünce içinden hal diliyle Senegal’e gelenlere emin ellerdesiniz, size zarar gelmeyecek topraklardasınız diyorlar diye geçirir.

Senegal’de namaz vakti girer girmez kim nerede olursa orada namaza durmaktadır. Ayrıca Allah’ın selamı ağızlardan, sünnetin önemli bir parçası olan misvakta ellerden hiç düşmemektedir. Yıllarca sömürülmüş ve ezilmiş bir halk olmalarına rağmen inandıkları değerlerden taviz vermemeleri oldukça manidardır.

Senegal Safiye TeyzeHer ne kadar sağlam imanlı insanlar olsalar da Senegalliler tahsilsizdirler. Kendilerini iliklerine kadar sömüren Batılı devletler eğitim görmelerine izin vermemiş, özellikle cahil kalmalarını istemiştir. Bu yüzden insanların büyük çoğunluğu vasıfsız işçi olarak basit işlerde çalışmaktadır. Onları bu halde görmek, kızının ve damadının Senegal’de bulunuş sebebini daha iyi anlamasına sebep olur. Türk Okulları bu coğrafyaya Batılılar gibi almak için değil tam tersine onların esirgediklerini vermek için gelmiştir.

Safiye Teyze, Senegal’e gelene kadar Türk Okulları’nı sadece Anadolu insanının sahip çıktığı kurumlar olarak bilmektedir. Ama o gün kahvaltıyı Tunuslu bir hanımın evinde yapınca, üstelik bu kahvaltıda kendisi gibi Türkiye’den gelen Elazığlı bir hanımefendinin Kongolu bir gelini olduğunu duyunca fikri değişir. Kızından okullarda görev yapan Özbek ve Türkmen öğretmenlerin de olduğunu öğrenince artık bu hizmet dünyaya mal olmuş, evrensel bir hal almış demekten kendisini alamaz.

Senegal Lac RoseTuba Hanım “Anneciğim kahvaltıdan sonra seni o evrensellikle yakından tanıştıracağım.” der. Safiye Hanım merakla kızına bakıp “Nereye götüreceksin beni bakayım, nasıl bir evrensellikle tanıştıracaksın?” diye sorar. Tuba’nın cevabı Safiye Hanım’ın Senegal’e özel bir zaman diliminde geldiğinin göstergesidir. “Lac Rose gideceğiz anne, Uluslararası Dil Festivali için Senegal’e gelen öğrencileri ziyaret edeceğiz.”
Lac Rose, Dakar’a bir buçuk saatlik mesafede bulunan dünyanın en ilginç göllerinden bir tanesidir. İsmini suyunun renginden almıştır. Tuz oranı çok yüksek olan gölün suyu pembe renktedir. Renginin pembe olmasının sebebi içinde bulunan farklı bir su yosunundan kaynaklanmaktadır.

Bu meşhur gölün çevresinde pek çok tatil köyü bulunmaktadır. Uluslararası Dil Festivali için Senegal’e gelen öğrencilerde bu köylerden bir tanesine yerleşmişler, öğretmenleriyle beraber kalmaktadırlar.
Safiye Teyze kampın içerisine girince gözlerine inanamaz. Kamp sanki Birleşmiş Milletler gibidir. Dünyanın yedi kıtasından gelen onlarca öğrenci maharetlerini göstermek için bir araya gelmişlerdir. Kamptaki ortak dil Türkçedir. Safiye Teyze Amerikalı, Belçikalı, Fransalı, Endonezyalı, Gineli, Faslı, Taylandlı, Malili, Bosnalı, Iraklı çocukların aksansız Türkçe konuştuğunu görünce bu çocukları yetiştiren öğretmenlere olan hayranlığı bir kat daha artar.

Olimiyat gecesiÖğrenciler her ne kadar dünyanın dört bir yanından da gelseler sanki aynı tornadan çıkmış gibidirler. Çoktan birbirleriyle kanka olmuşlardır. Hep beraber gülüyorlar, hep beraber oynuyorlar, hep beraber yemek yiyip, yapılacak olan programın provalarına hep beraber katılıyorlardır.

Safiye Teyze o gün çocuklarla beraber pembe gölde kayık gezintisi yapar, akşam olunca sahilde beraber olimpiyat ateşi yakar, birbirleriyle yaptıkları ilginç sohbetlere şahitlik eder. Rüya gibi geçen bir günün ardından çocuklardan ayrılırken sanki öz evlatlarından ayrılıyormuşçasına her birine sımsıkı sarılır. Çocuklara sarılan sanki Safiye Teyze değildir de Anadolu’dur. Onun çocuklara sarılırken ki samimiyeti bu okulları açan abilerin ve ablaların samimiyetinin temessül etmiş halidir.

Senagla Dil FestivaliOlimpiyata gelen öğrenciler dünyanın dört bir yanında açılan sulh adacığı hükmündeki sevgi okullarının meyveleridirler. Aslında bu festivalde muhacir öğretmenler birbirinden farklı kültürdeki onca insan arasında tesis ettikleri kardeşlikle dünyanın en büyük problemine derman olabileceklerini göstermişlerdir. Milleti ve dini ne olursa olsun her insanı, insan olarak görüp aziz tutmak, onların yaratıcısına olan saygısının bir ifadesidir. Kendi mutluluklarını başkalarının mutluluğunda arayan muhacir öğretmenler dünya barışının mayası hükmündedirler.

Senegal Olimpiyat akımıAçılan sulh adacıklarının sayısının her geçen gün artıyor olması, marka haline gelen Türk Okulları’na artık pek çok milletten insanın sahip çıkmaya başlaması insanların geleceğe daha güvenle bakmalarına vesile olmaktadır.

Allah, muhacir öğretmelerimizden ve Safiye Teyze misal kendilerini yetiştiren ebeveynlerinden razı olsun.

 

Arif Özutku
www.arifozutku.com
twitter: @arifozutku

1211 izlenme

Yorum Yapın