Hz Musa’nın Hastalanması

Hz Musa’nın Hastalanması

Bir gün Hz. Musa hastalanmış. Karnının ağrısı iyice şiddetlenmiş. Artık insanlara irşad ve tebliğ vazifesini yapamayacak hale gelmiş. Halini Cenâb-ı Hakk’a arzedip şifa vermesi için dua etmiş. Allah(CC) ona Filan mevkide bir ot var. Ondan çay yapıp içmesini vahyetmiş. Hz. Musa o ottan yaptıgı çayı içince Allah’ın izniyle şifa bulmuş. Aradan yıllar geçmiş. Hz. Musa tekrar aynı hastalıga yakalanmış. Hz Musa aynı ottan toplayıp çay yapmış. Fakat hastalığı dahada artmış. Hastalığı artınca şöyle yalvarmış: “Ya Rabbi, daha önce bu otu yedim ve hastalıgıma şifa buldum. Şimdi onu yediğimde hastalığım arttı.” Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk şöyle buyurmuş.

Ya Musa birincide hastalandın bana geldin. Şifa vermek için sebep olarak seni ota ben göndermiştim. Sana ottan şifa verdim. Şimdi ise sen kendin ota gittin. Ottan şifa bekledin. Ot nedirki sana şifa versin.Şifayı veren benim der. Ondan dolayı hastalığın arttı.

LÜTUFLARA ŞÜKÜR GEREKİR

Hizmet hareketina Allahın farklı lütufları oldu. Belkide bir çogumuz bu lütuflara uygun şükrü yapamadık. Bazılarımızda bir kısım lütufları sebeplerden,…, AKP den diye düşündük. Allah onların eliyle bizi tokatlıyor. Sebeplere müracat edilmeli. Önce Allahtan isteyip, sonra sebeplere müracat etmemiz gerekirken, bir çogumuz sanki seçimlerden, siyasilerden, Avrupadan gelecek bir açıklama,…, yardım bekliyoruz.

MADALYANIN ÖBÜR YÜZÜ

Başa gelen hadiselerde iki sebep var. Birisi kader planı: Allahın o işin olmasını taktir etmesidir. İkincisi sebepler planı: Allah bir işin olmasını taktir etmişse, onu bazı sebeplere baglı olarak halkediyor. Allah bazı yumurtaların civciv-tavuk olmasını murat etmişse, o yumurtalar civciv-tavuk olur. Sebep olarak yumurtanın tavugun altına konması gerekir. Civcivi yapan tavuk deyildir. Eger tavuk yapıyor derseniz, makinaya konan yumurtanın civciv olmasını nasıl izah edeceksiniz. Topragın içinde kaplumboga-timsah yumurtaları konunca kaplumboga-timsah oluyor. Kaplumboga yı timsahı yaratan Allah tır. Topragı sebep olarak kullanıyor. Çocugu yaratan Allah tır. Annede babada sebeptir. Çocuk dogunca annesi erkekmi-kızmı diye soruyor. Çocugu anne yapıyor olsaydı cinsiyetini bilmezmiydi? Çocugu anne yapıyor olsaydı, hastalanınca annemize gitmemiz lazımdı. Bal,süt,meyveler,…,Allah insanlara rızık verirken arı,inek-koyun-keçi,agaçları sebep olarak kullanıyor.

Tüm insanlar toplansa sütü,balı,elmayı…, yapamıyor. Eger kader planını düşünmeseniz. Bu işleri yapan Allah demezseniz. İnegin,arının,agacın,… tüm insanlardan daha akıllı ve kabiliyetli oldugunu Kabul etmemiz gerekiyor.

DÜNYA İMTİHAN MEYDANI

Bu Dünyada imtihan oluyoruz. Demek esas olan kader planıdır.(Alahın taktir etmesi) Müslümanların başına gelen bu musibetlerde kader planını düşünmemiz gerekir. Bu imtihana maruz kalmamızın sebebi: Sebeplere fazla takılmamızmı?, hatalarımızmı?, Bazı günahlarımızın dökülmesi mi?,Yoksa manevi derecemizi yükseltmek içinmi?…. Her halukarda okuma-dinleme-evradu ezkarımıza, yaşantımıza dikkat etmeliyiz. Hadisin beyanı ile, Müslüman başına gelen musibete sabreder ve şükrederse, her bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçer. Sadece sebeplere bakarsak olayları dogru tahlil edemeyiz. Biz imtihan oluyoruz. Nasıl imtihan olacagımızı Allah taktir ediyor. Sebeplere takılmamak lazım.

HIRSIZIN SUÇU YOK MU?

Hırsızın hiçmi suçu yok derseniz? Onlarda imtihan oluyor. Allah bazılarını, kadınla, makamla,zenginlikle,kuvvetle,…, imtihan eder. Yedi haziranda onların kulagı çekildi. 1 Kasımda tekrar onlara bir şans verildi. Ümit ederim kendilerine gelip, Eski yanlışlarına tevbe ederler. Kaldıkları yerden devam edip bu imtihanı kaybetmezler.İster zalimane hizmet müesseselerine el koyup-kapatsınlar. Hiç bir suçu olmayan masum insanları tutuklayıp hapse atsınlar. Teröris diye iftira etsinler, Kazanacakları tek şey Ahiretini batırmak olacaktır. Bunu yaptıkları gün onların sonu olacakatır. Zulümlerinin büyüklüğü ile orantılı olarak iktidarlarını kaybedip yıkılıp gidecekler. İstediğini seçsinler.

FİRAVUNUN SONU

Fravun Hz Musaya yetişince sevinç çıglıkları atıyordu. Biraz sonra yok olacagından habersizdi. Gelecek şu anda güçlü olanların değil, Allah’ın istediği kişilerin olacaktır. Beni ilgilendiren, hangi cephede oldugumdur. Güçlünün değil, dogrunun yanında olmamdır. Öldüğün zaman Allahın huzurunda hayatın hesabını verebilecek şekilde yaşıyorsan ne mutlu sana. Kısacık Dünya hayatında çekilen sıkıntılar Ahiretini mamur edecekse, suçlu olmasanda maruz kalacagın sıkıntılar Ahirette beraat senedi olacaktır.

SÖZÜN ÖZÜ
Bazan hoşunuza gitmeyen birşey hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden birşey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz. Bakara: 216

Hasan Hüseyin Aygün

“Hz Musa’nın Hastalanması” için 2 Yorum

  • Burak Kandolu :

    ☀☀☀.. OLUR Kİ HOŞLANMADIĞINIZ BİR ŞEY SİZİN İÇİN HAYIRLI OLUR. OLUR Kİ SEVİP ARZU ETTİĞİNİZ BIR ŞEY SİZİN İÇİN ŞERLİ OLUR… GERÇEĞİ ALLAH BİLİR , SİZ BİLMEZSİNİZ… Bakara-216.ayet☀☀☀

    Bazen hayır gibi görünen işlerde şer vardır, şer gibi görünen işlerde hayır vardır…Bununla ilgili bir HİKAYE

    Bazı işler neticeleri itibariyle güzeldir…

    KARAR VERMEK İÇİN ACELE ETMEYİN.. ❗ ❗ ❗

    Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.

    “Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. insan dostunu satar mı?” demiş. ☀

    Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.

    İhtiyar: ❗“Karar vermek için acele etmeyin” demiş. “Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”

    Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmiş ve at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.

    Bunu gören köylüler toplanıp ithiyara gidip özür dilemişler. “Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.” ❗

    “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.” Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ancak içlerinden “Bu ihtiyar sahiden saf” diye geçirmişler.

    Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini sağlayan oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.

    Köylüler gene gelmişler ihtiyara. “Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler.

    İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş. “O kadar acele etmeyin.✔✔✔ Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağını asla bilemezsiniz”

    Birkaç hafta sonra düşmanlar hanedanlığa çok büyük bir ordu ile saldırmış.

    Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere gönderme emrini vermiş. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

    Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler.⚠⚠⚠⚠ “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer…”

    “Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. ❗Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. ❗Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.”

    “Nakli olarak değil, akli ve nefsi olarak değerlendirip hoş gördüğümüz şeylerde şer, hoşumuza gitmeyen şeyler­de ise hayır vardır..

    Ve çok sevdiğim bir söz..! ✔Şer sandığım şeyde var ettiğin hayra hayranım Allahım.

    Selam ve hürmetlerimle…
    Hayırlı akşamlar …

  • Teşekkürler
    Meseleyi özetlemiş

Yorum Yapın