Demli çayımız var. Biz buradayız. Her zaman bekleriz

Demli çayımız var. Biz buradayız. Her zaman bekleriz

Polis eşliğinde yapılan okul ve dershane baskınları devam ediyor.

Hafta sonu terörle mücadele ekiplerinin adresi Bilecik oldu. Ekipler, Bozüyük ilçesinde bulunan okul ve dershanelere baskın düzenlediler.

Özel Orhangazi İlkokulu ve Ortaokulu ile Bozüyük Kent Temel Lisesi ve Anafen Dershaneleri polis tarafından didik didik arandılar.

Geçtiğimiz hafta ise Antalya Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne bağlı polisler, Körfez ve Anafen Dershanesi’ne baskın düzenlemişlerdi.
Özellikle kaba davranışlarıyla dikkat çeken memurlar, dershane çalışanlarını sıraya dizip, üst araması yapmış, çalışanların çantalarının yanı sıra arabalarını da bakmıştı.
Bütün bu kaba davranışlarına rağmen polislere dershane çalışanları tarafından çay ikram edilmiş, ancak polisler yapılan ikramı geri çevirmişlerdi.

Bu hafta güzel memleketimize hizmet etmek düşüncesiyle açılmış güzide kurumlardan hangisi eğitim esnasında basılır bilemiyorum.

Ama bildiğim bir şey var ki o da bütün bu tuhaf işler göründüğünden farklı bir niyet mucibince icra ediliyor.

Milletin gözbebeği hükmünde olan bu kurumlar açıldığı günden bu yana yetiştirmiş olduğu memleket sevdalısı insan tipiyle halkın her kesiminden takdir topladı.

Bugün yapılan baskın emirlerini veren vali, savcı ve emniyet müdürleri başta olmak üzere pek çok devlet yetkilisinin de çocukları bu kurumlarda okudu.

Kurumların yetiştirdiği insan kalitesi tüm Türkiye’nin malumu.

İşte yaşanan hadiselerin altında saklı hakikatte tam bu noktada gizli.

Ismarlama gönderilen müfettişlerin yaptıkları detaylı incelemelerden sonuç alamayan hasisler, kurumları karalama adına en çirkin yola tevessül etmekten çekinmiyorlar.

Madem yaptığımız kanuni mücadele netice vermiyor, madem insanlar bu kurumlara güvenmeye devam ediyor, o zaman biz de psikolojik harp yaparız diyorlar.

Zaten baskınlar öncesinde rüştünü çoktan ispat etmiş kurumları zan altında bırakma adına iftira atmış, medyaya akla zarar ithamları servis etmiş, hatta devletin en üst kademesinden çağrı yapmaktan bile çekinmemişlerdi.

Ama okul velilerinden benim evladımın zihinsel ve ahlaki gelişimi bir kısım insanların siyasi hezeyanlarına kurban edilemeyecek kadar önemli cevabını almışlardı.

Bütün bu teknikleri işe yaramayınca bu sefer eğitim esnasında sözde tespit yapmaya geldik diyerek polis ordusuyla kurumlara dalmaya başladılar.

Amaçları çalışan personelle birlikte kurumlara çocuklarını emanet etmeye devam eden velileri yıldırmak.

Bu yüzden görevli memurlardan kurum çalışanlarına ve kendilerini karşılamaya gelen velilere karşı olabildiğince kaba olmalarını istediler.

Bırakın gidin, eğer siz bırakıp gitmezseniz, biz bir bahane bulup sürekli böyle gelip sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz mesajını vermeye çalıştılar

Bütün bu zulümleri yaşatırken hesap edemedikleri şey şuydu: Bu kurumlarda görev yapan personel de, bu zor zamanda çocuklarını emanet etmekten çekinmeyen vefalı veliler de bu aşamayı çoktan geçtiler.

Gidenler gitti, kalanlar bir adım dahi geriye gitmeyecek kadar korkusuz olanlar.

Antalya’da ki dershane çalışanlarının gördükleri onca kabalığa rağmen yaptıkları çay ikramının arkasında yatan mana da zaten.

İkram ettikleri çayla aslında şöyle demek istediler. “ Milletin emaneti olan bu kurumlar bizim namusumuzdur. Öyle birileri iki kere parmak salladığında bırakılıp gidilmeyecek kadar da çok kıymetlidirler.

Demli çayımız var.

Biz buradayız. Her zaman bekleriz.”

ARİF ÖZUTKU
http://www.arifozutku.com/
23 Kas 2015

614 izlenme

Yorum Yapın