Kazakistanda Vefat Eden Öğretmen Hüseyin Demirtaş

Kazakistanda  Vefat Eden Öğretmen Hüseyin Demirtaş

Mekanı Firdevs olsun.

Hüseyin Bey’le Atırav Kazak Türk lisesinde beraber çalıştık. Kendisi Elektronik mühendisiydi.Bilgisayar ve ingilizcesi mükemmeldi. Küçük yaşta babası vefat etmiş. Okul bitince annesi ona kendi memleketinde iş bulmuş. Hüseyin bey yurt dışında çalışmayı tercih edip Kazakistana gelmiş.Ne dersen tebessüm eden,halim selim bir kişiliğe sahipti. Onun sinirlendigini hiç görmedim. Günlerdir Genel Müdürlüğü arıyorum. Hüseyin beyin annesine acil olarak 300$ göndertmek için uğraşıyorum. Bir gün Hüseyin bey odama geldi. Morali çok bozuktu. Yüzünden ağladıgı çok net belli oluyordu. Hüseyin beyin küçük kardeşi Bitliste askerdi. Teröristlerle girdiği çatışmada yaralanmış. Vücudunun değişik yerlerine 5 kurşun isabet etmiş, dalağı parçalanmış.

“Hocam Annem aradı. Çok acil para istedi. Kardeşim komadaymış. Gel kardeşini son bir kez gör dedi. Hocam okulu bırakıp gidemem.Önceki üç yüz dolarda gitmemiş. Gidemiyorum bari kardeşime ilaç parası gönderelim.”

İçim parçalanmıştı. Para gitmediği için mahcup olmuştum.Kendisine çok üzgün olduğumu söyledim kardeşi için dua edip acil şifalar diledim.

“Ben akşam genel müdürlüğü ararım. Yarın sana bilgi veririm”deyip kendisini gönderdim.
Akşam genel müdürümüzü arayıp durumu anlattım.

“Genel Müdürümüz; çok zor durumdayız.” Ama arkadaş için elimden geleni yapacagım. Siz arkadaşa morel verin.” Dedi.Ben biraz ısrar ettim.”Hocam durumunuzu biliyorum. Arkadaşın 17 aylık maaş alacağı var. Şu anda çok acil paraya ihtiyacı var. 1000 dolar, olamazsa 500 dolar, ne kadar olabilirse. Acil gönderebilseniz çok makbul olacak. Bu arkadaşın ile durumu biraz hassas. Siz biliyorsunuz ama ben yinede hatırlatıyorum.” Aradan yirmi gün geçmişti. Birkaç defa Genel Müdürümüzü aradım.
“Para gönderdik”diyordu. Ama gönderilen para Hüseyin beyin ailesine bir türlü ulaşmıyordu.
Bu da imtihanın bir parçası deyip kendimizi teselli ediyorduk….

EVLATLIKTAN RED…

Başka bir gün Hüseyin Bey odama geldi. Yüzü bembeyaz olmuş,benzi solmuştu. Masanın önündeki koltuğa Sezsizce oturdu. Hüngür hüngür ağlıyordu. Kardeşi vefat etti diye düşündüm. Nereden,nasıl başlayacağımı bilemiyordum. Genel Müdürün telefonunu istedi. “Hocam isterseniz buradan beraber arayalım. Annene telefon açtın mı? para gitmiş mi? diye sordum.

” Az önce annem beni aradı. Para gitmemiş. Annem beni burada yüksek maaşla çalışıyorum diye biliyor. Para var ama göndermiyorum sanıyor. Buraya gelirken karşı çıktı. Bana 2000 dolara iş buldu. Ben yurt dışında daha yüksek maaşla iş buldum diyerek ikna edip gelmiştim. Ben param olmadığını maaş alamadığımı ona söyleyemiyorum. Biraz önce beni aradı.

-“Sen ailemizin en zor gününde bize sahip çıkmadın. Kardeşine ilaç parası göndermedin. Bizleri en zor günümüzde yüz üstü bıraktın. Benim artık Hüseyin diye bir oğlum yok”
Deyip telefonu yüzüme kapattı.

Koskoca adam çocuk gibi hüngür hüngür ağlıyor hemde anlatıyordu.
” Hocam ağzına geleni söyledi. Bizi bir daha arama dedi. Beni evlatlıktan reddetti. Hocam aylardır çoraplarımın yırtığını arkadaşlar görmesin diye, çorapsız namaz kıldırıyorum.

İki yıldır bir çift çorap dahi alamadım. Bunlar önemli değil. Abiler beni ailemle karşı karşıya getirmeseler. Ben buraya ahiretimi kurtarmak için geldim. Şimdi ben ahiretimi nasıl kurtaracağım?”
Masaya kapanıp ağlamaya devam etti. Arkadaşa söyleyecek bir şey bulamıyordum.

SENİ TÜRKİYE’YE GÖNDERİYORUM…

Hüseyin bey “Annen haklı.
Evladının biri vurulmuş komada.öbürü yurt dışında. Üstelik para da gitmemiş. O atmosferde sana kızmış sinirlenip öğle söylemiştir. Yarın seni Türkiyeye gönderiyorum. Sen annenin boynuna sarılınca, söylediklerini unutur. Seni bağrına basar. Hakkını helal eder. Bütün anneler böyledir. Annenin gönlünü alırsın. Hem de para götürürsün.”Ayağa kalktı. Heyecanlı bir şekilde “gerçekten mi hocam?”
-“Böyle ciddi ortamda şaka olmaz ki;”
-“Dersler ne olacak?”

“Sen olmayınca işlerin yürümeyeceğini mi sanıyorsun. Ben dersleri diğer öğretmenlere paylaştırırım. Sana iki hafta izin veriyorum. Ama duruma bakarsın erken dönebilirsen çok iyi olur.”
-“Hocam parayı nereden bulacağız”

“Ya sen koskoca müdüre güvenmiyormusun? Bir anda ortam yumuşadı”.

Hüseyin bey yine tebessüm etti. Memnuniyetinden elimi öpmek istedi. Ben elimi öptürmedim. Birbirimize sarıldık. Hüseyin bey çok sevinçli bir şekilde evine gitti. Birazda olaylar irademin dışında gelişti. Bu olaydan sonra arkadaşın makul olan bu probleminin çözüleceğini düşünüyordum. Onun için arkadaşa yarın gel diye konuştum. Genel müdürümüzle yaptığım telefon görüşmesi sonucunda aldığım cevap beni şok etmişti. Genel müdürümüz durumun ciddiyetini anlatırken inanman diye yemin ediyordu.

“Yarın olmaz. En geç bir hafta içinde gönderelim diyordu.” Ağlayabilsem rahatlayacağımı
biliyordum. Ama sıkıntı ve üzüntü bir noktayı geçince insan ağlayamıyor. Şimdi ne yapacağım diye kara kara düşünmeye başladım….

KERAMET….

O günlerde Kazakistan’dan(Atırav) Türkiyeye telefon açılamıyordu. Atırav’da esnaf yoktu. Borç alabilecek kimse yoktu. Okulda-evde satılabilecek bir şey de yoktu.Artık bütün sebepler bitmişti. Allah’tan başka gidilecek kapı kalmamıştı.

Akşam namazını kıldım. Dua ettim. “Allahım her şey senin elinde. Buraya senin rızanı kazanmak için geldik. Biliyorum ki bu bir imtihan. Allahım bize bu imtihanı kaybettirme..”

Hüzünlü bir şekilde Eve gitmek için çıktım. Her zaman 10 dakikada gittiğim o yolu, belki de bir saatte gitmiştim. O yıllarda karanlıkta o yol üzerinde insanların parasını almak için öldürüyorlardı.

Gece uzun yoldan giderdim. Ama bu gün benim için ölmek rahmetti. Yaşamak, ölmek hiç umurumda değildi. Yarın benim için nasıl olacaktı. Hüseyin Bey valiziyle gelecekti. Hüseyin beye ne diyecektim. Sonra gönderelim teklifi onun için tam bir yıkım olacaktı.Böyle sıkıntılı günlerde uykum olmasa bile, bazan hemen yatmayı tercih ederdim.

Eve gelince zili çaldım. Hanım kapıyı açtı ve mutfağa koştu. Bir buçuk yaşındaki oğlum Enes her zamanki gibi koşarak bana sarılmaya geldi.Yaklaşınca elindeki bir deste doları bana uzattı.
-” Fadime Hanım bu paralar nereden geldi?”

-” Bilmiyorum ne parası, ben para filan görmedim.”

Enes henüz konuşmayı bile bilmiyordu. Evimizde öyle bir paranın olması mümkün değildi.
Bu Allah’ın bir lütfuydu. Hüseyin Bey’e gönderilen bir paraydı.

Hüseyin bey Almatıya gidecek. Genel Müdürlükten para alıp, Türkiyeye gidecekti. Ben buradan para verince, Öğretmenler müdür beyde para varmış, günlerdir bize para yok diyor. Hüseyin beye Arkadaşlar sana para verdiğimi duymasın desem, Hüseyin bey benim hakkımda ne düşünecek?. Arkadaşların suizan ve gıybet etmesinden endişe ediyordum. Bu kerameti anlatmam uygun olur muydu?. Sabah millete ne diyeceğim.Bu sıkıntıdan gece uyuyamadım. Bu olayın benimle alakası yoktur. Bunun anlatılmaması, Hizmete ve Rahmetli Hüseyin beye haksızlık olur. Sabah okula gittim. Hüseyin Bey’e 2000$ verip uğurladım. O sevinçle parayı nereden buldun diye sormadı. (Bu olayı öğrenemeden vefat etti.)Öğretmenler odasına gittim.

“Arkadaşlar bir çuval paramız var. Kim ne kadar para istiyorsa gelip alsın.” Odamda bekledim kimse gelmedi.

Ertesi gün tekrar öğretmenler odasına gidip hal hatır sordum. Çıkarken Kazak ögretmenler olduğu için Türkçe olarak “arkadaşlar bir çuval paramız var. Kim ne kadar istiyorsa gelip alsın.”
Millet espiri yapıyorum diye gülüp, Kazak ögretmenlere tercüme etmişler. Yine para almaya hiç kimse gelmedi. Üçüncü gün Hasan beyi çağırdım. “Hocam paranız yok. Neden gelip para almıyorsunuz”
-“Bizi para almamaya alıştırdınız. Biz parayı ne yapacağız? ”
“Kardeşim şaka yapmıyorum.”. dedim.

İsteyen istediği kadar para alsın diyince, buraya gelen olmadı. Para gelmedi.(Banka ile para transferi yoktu) Şaka yapıyorum sanıyorlarmış. Arkadaşlara aylar sonra ilk defa birer maaş verebildim. O parayı saymadım. Uzun süre kullandık. Benim için çok endişe ettiğim şey olmadı. Hiç kimse bu para nereden geldi diye sormadı. Genel Müdürümüzde parayı nereden bulup Hüseyin beyi Türkiyeye gönderdin diye sormadı.

2007 yılında Hüseyin kardeşimiz kazakistanda vefat etti. Allah rahmet eylesin.

Hasan Hüseyin Aygün
Facebook: https://www.facebook.com/Hasan.H.Aygun0
Twitter: https://twitter.com/hasanali2030

Yorum Yapın