Milletin Başına Gelebilecek Müsibet

Milletin Başına Gelebilecek Müsibet

HİZMET FEDAKÂRLIKTIR, ÇİLEDİR, IZDIRAPTIR

Yirmi yıldır değişik ülkelerde, değişik görevlerde hizmet etmeye çalışıyorum.Yaşanılan çile ve sıkıntılara yakinen şahidim. Afganistan’dan Bosna’ya Sibirya’dan ta Nijerya’ya kadar,ilk gidenlerin çektikleri sıkıntıları bir Allah bilir birde yaşayan kardeşlerimiz…….

Siz kardeşlerime,fikir verme açısından bazı çektiğimiz sıkıntıları abartmadan yazmak istiyorum. Mesela; Asya’da sıcaklık yazın +45, kışın -40 derece arasında gider. gelirdi. Keza Afrika’da +55 derce olan yerler vardı. Orta Asya’da Türki Cumhuriyetler bağımsızlıklarını kazandıkları ilk yıllarda can güvenliği hiç yoktu.

Benim Kazakistan’a gittiğim ilk yıllarda çoğu zaman elektrikler ve sular olmazdı. Öğretmenlere aylarca maaş verilemiyordu. Arkadaşların evinde un-şeker dahil,yiyecek hiç bir şey yoktu. Aylarca evimizde yemek pişmezdi. Çoluk,çocuk ekmek-suyla idare ederdik. Bir ekmeği üç aile paylaştığımız günler oldu.

Çocuklarımıza süt alamıyorduk. Gıdasızlıktan çocukların saçları-tırnakları, Hamile bayanların dişleri dökülürdü. Aylarca evlerimize meyve girmezdi.Ölmeyecek kadar yiyebiliyorduk. Kışın Kazakistan’ın soğuğunda yazlık elbise giymek zorunda kalıyorduk. Çalıştığım yerde beş aile vardı. Bir tane de palto Hanımlar dışarı çıkarken bu paltoyu ödünç alarak kullanıyorlardı.

Ayaklarımıza çorap dahi alamıyorduk. Çoraplarımızın altı yırtık olurdu. Bir birimizden utanır, Namaz kılarken çoraplarımızı çıkarırdık. Ayakkabı alamazdık. Kışın bile yırtık ayakkabı giymek zorunda kalırdık. İki yılda bir defa biletlerin en ucuz olduğu mevsimde memleketimize gidebiliyorduk.

Bu sıkıntı ve çilelere yıllarca sabrettik. Ahiretimizi kurtarma ümidi ve Milletimizin bekası adına her şeye katlandık. Çünkü inanıyorduk ki “Kim zerre kadar hayır işlese onu (karşılığını) görecek.

NE ZAMAN Kİ

Ne zaman ki 17/25 Aralıkta yolsuzluk ve rüşvet operasyonları yapıldı.
Pisliğe bulaşanlar yerlerinde kalabilmek için, İçimizdeki derin yapılarla ve onların arkasındaki dış güçlerle anlaştılar. Yedikleri haltların hesabını veremeyecekleri için “paralel yapı” safsatası diye yeni bir kavram icat ettiler. Hizmet harekatını düşman ilan ettiler. Sonrada en yetkili ağızlardan, basın yoluyla, ya da meydanlarda kürsülerde ağızlarına ne geldiyse söylediler; “Bunlarda ahlak yok, bunlarda edep yok, bunlarda vatan, millet, an var, takiye var,fitne var, fesat var, iftira var, örgüt var. Şia’yı filan geçmiş vaziyetteler.Bunlar hain. Bunlar terör örgütü. Çünkü onda evlat yok. Ne sahtekâr ya,bunlar müfteri, bunlar montajcı,bunlar itikadi noktada da bir sapıklığın içindeler. Bunlar kandan beslenen vampirler. İşte bunlar bu kadar alçak, bu kadar hain. İstikameti kaybetmişler; bu arada cennet cehennem burada bunu da satabilirler. Bu kaos çetesi, bu kan lobisi, bu paralel yapı, ihanet çetesi. Yalancı peygamberleri, sahte velileri, içi boş, kalb boş zihni boş alim müsveddeleri,…,İnlerine gireceğiz … vesaire, vesaire, vesaire…. içlerinde ne kadar kin varsa kustular.

Şimdi de, bu hakaretler devam ediyor. Ama,Cenabı Hak Adili mutlaktır. Bazı suçların cezasını bu Dünyada, bazılarını ahirette verir. Mesela bir köyde tavuk çalınsa, ya da İki adam kavga etse, köyün muhtarı hakem olur, problemi çözer. Adam öldürülse, bunun hesabı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aynen onun gibi, işledikleri bu büyük günahların suçlarının hesaba çekileceği bir büyük mahkeme var. Biz buna sonsuz iman etmişiz. Allah belki de bunların bu büyük günahlarının cezasını ibreti alem olsun diye bu dünya’da verir… Kimbilir… Allah’ül alem…

HALKIN DURUMU HAKKINDA BİRKAÇ KELAM

Halk maalesef gerçekleri çok iyi bildiği halde akıl tutulması yaşadı. Seçim meydanlarında bu yalanları,hakaretleri alkışladı. Zalimin zulmüne ortak oldular. “Zulme rıza zulümdür” Hadisini unuttular. Bu günahtan hissedar oldular. Korkum millet olarak bir musibete maruz kalabiliriz.

Halkın hatasının cezası, gelecek başka bir musibetle temizlenebilir.

Allah,alkışladıkları adamın vesilesi ile bunları tokatlayabilir. İhtimal öyle tokatlayacak ki; Şu an destekleyenler, gelecek nesiller lanet edecek.

Aradaki suçsuz ve masumlarda bu sıkıntıya maruz kalacak .Onlara gelen sıkıntılar ibadet, zayi olacak malları sadaka, ölenlerimiz, şehadet mertebesine ulaşacaktır İnşallah.

BU SÜREÇTE MÜSLÜMAN CEMAATLER HAKKINDA BİRKAÇ KELAM

Bu süreçte Müslüman cemaatlerin çoğu da yanıldı. Bir kısmı küçük hesapların peşine düşüp “zarar görmeyelim” diye sessiz kalmayı tercih ettiler. Ama hakikati görmezden gelen bu cemaatler de Millete gelecek musibetten nasiplerini alacaklar. Hizmetten sonra sıra onlara gelecek. Hizmete yapılanlar aynen onlara da yapılacak…

AKP’nin içinde ki azınlık gurup,

Bunların arkalarında ki derin yapıya gelince; Bunlar zaten din düşmanı. Hedefleride ülkemizin devletler nezdinde hakettiği yeri almasını engellemek. Bunların iki dünyada da yatacak yerleri yok. Bilerek dinin içini boşalttılar. Ülkemizde uyuşturucu, zina, boşanma oranları zirve yaptı. İslam ülkelerindeki yaptıkları tahribat, Müslümanların ümitlerini yerle bir ettiler.

Dünyada maruz kalacakları musibetler bunları temizlemeye yetmez. İhtimal ki bunların işlediği cinayetlerin hesabı, Mahkemey-i Kübrada(Ahirette) görülecek.

Her şeye rağmen biz pozitif düşünüyoruz,hatalarından dönmeleri için,dualar ediyoruz.Tövbe ederler diye hüsnüniyet besliyoruz. Allahın affetmeyeceği günah yoktur. İnşallah kalpleri mühürlenmemiştir. Hakikatı anlar tövbe ederler diye bekliyoruz…..

Önümüzde ki yirmi yıla kadar bir kısmımız ölmüş olacağız. Onlar AKP-Cemaat savaşında kimlerin ne kazandıgını, Hakkal yakin müşahade edecekler. Göreceksiniz ki çoğu insan bugün ki yaptıklarından O zaman pişman olacak, “-Aldatıldık Cemaate zulm ettik” diyecekler.

O zaman iş işten geçmiş olacak. Ben şimdi sonucu görmek istiyorum diyenler gelince; İslami kurallar belli. Kitap-Sünnet ölçüleri ile hadiselere bakınız. Kimin ne kazandığını anlarsınız.
Hasan Hüseyin Aygün
Facebook: https://www.facebook.com/Hasan.H.Aygun0
Twitter: https://twitter.com/hasanali2030

1070 izlenme

Yorum Yapın