Siyasetin Akrabaların Arasına Ektiği Fitne Tohumları

Siyasetin Akrabaların Arasına Ektiği Fitne Tohumları

Memlekete her ziyarete gittiğimde, akrabalarımı mutlaka ziyaret ederim. Ana yarısı teyzemin kalbimde ayrı bir yeri vardır. Onun vesilesi ile diğer akrabaları da görür hasret gideririz. Onlar da teyzemin evinde toplanırlar hoş/beş tatlı çay sohbetleri hepimize huzur ve keyf verir hasret giderirdik.

Bu defa öyle olmadı; Bu gittiğimde dayımın oğlu bana hitaben, “Hasan bey, Bunlar beni sözcü olarak seçtiler. Ben bunların ortak teklifini sana söyleyeceğim. Sen inandığı gibi yaşayan bir insansın, açık görüşlüsün, üniversite mezunusun. Namazını kılıyorsun….Bize göre İslamı daha iyi yaşıyorsun. Şu ana kadar kötü bir şeyine şahit olmadık…” “Sen bu kadar iyisin. Fakat içinde bulunduğun cemaatin üst kadroları ABD, İsrail’e hizmet ediyorlar… Cemaatin aşağı kademesinde ki insanlar genelde iyi insanlar. Onlar üstekilerin nasıl oldugunu bilmiyorlar. Gördüğümüz kadarıyla üstekiler sizi kandırıyor. Siz dine hizmet ettiğinizi sanıyorsunuz,ama yaptıklarınızın ne dine nede ülkemize faydası var…..

Akrabam hızını alamamış hazır muhatap bulmuşken makinalı gibi sayıyor öbürleride Onu kaş/göz hareketleriyle tasdik ediyorlardı. Hatta bazıları da beni kaybettikleri için bakışları ile bana acıyorlardı….

Sadece dinledim. Hep bildik iftiraları tekrarlıyordu. Yarım saatlik konuşmanın sonunda; “hala anlayamadığın yerler varsa bana sor. Abi yanlışta ısrar etme. Zararın neresinden dönersen kârdır. Bulunduğun cemaatten ayrıl. Biz sana iş buluruz. Her türlü yardımı yaparız. Aileni al gel. Sanada çocuklarınada biz bakacağız…”….

Hem üzüldüm, hem de acıdım. Hepsi akrabam,kanım/canımdı.Bu kadar insanın yanlışta ittifak etmesine hayret etmiştim. Oturup uzun boylu tartışıp kalp kırmak istemiyordum. Sadece; “Siz bizim dış güçlerle beraber Hükümeti yıkmak için bakanların evlerine para koyduğumuza inanıyorsunuz. O paraları polisler koydu ise, neden paraları polislere değilde aynı şahıslara geri verdiler…” Diye sordum. Birbirlerine bakışdılar. Hiç birisi paranın geri verildiğine inanmadı. Bana gülüyorlardı.

“Sen o gazetelerde yazılanlara inanma. Onlar hükümeti yıkmaya çalışıyor, sizi kandırıyorlar. Senin okuduklarının hepsi yalan…”

O OKULLARI EFENDİMİZ(SAV) TEFTİŞ EDİYOR.

Sonra sakince anlatmaya başladım.”Ben yirmi beş yıldır bu hizmetin içindeyim. Hizmette bir çok makamda çalıştım. Hizmetin alt üst makamı olmaz. Benim bilmediğim makam yoktur. Üst kadro dediklerinin hepsini tanıyorum. Ben Hocaefendi ile defalarca yemek yedim. Kaldığı odayı defalarca gördüm. Odasında hasır var. Yılda bir iki defa kaldıgı evden dışarı çıkıyor. 50 milyar doları var diyorsunuz. 76 yaşına gelmiş evlenmemiş bir insan bu yaştan sonra parayı ne yapsın. Hoca Efendi İslam Dünyası için kendini feda etmiş bir kahramandır. Sabahlara kadar İslam alemi için ağlıyor. Gözlerinin altındaki morluklar ağlamaktan.

Ben yirmi yıldır yurt dışında çalışıyorum. Benim dinimiz için, Vatanımız için neler yaptığımı, ne sıkıntılar çektiğimi, bir ekmegi üç aile paylaştıgımızı siz nereden bileceksiniz. Biz rüyalarımızda defalarca o okulların Efendimiz(SAV), yanında hocaefendi teftiş edildiğine şahit olduk. Biz aklımızı ekmek peynir ile yemedik. Bana benim hayatımı anlatıyorsunuz. Ama hepsi yanlış. Benim yanlışıma şahit olmadıgını söylüyorsun. Benim anlattıklarına değil de kim oldugunu bilmediğiniz insaların yazdıklarına mı inanacaksınız…

ŞU AN AKP YIKILSA HERKES RAHMETLE ANACAK…

Sözcünün morali bozuldu; “Misafir olmasan sana agır konuşurdum” dedi.

Çoğunluk gençler olmak üzere yarısı benim haklı oldugumu söyledi. Konuşmalar sertleşti. Ortam gerildi. Bunlara ne Anlatsam anlamayacakları belliydi. En yakın akrabalar arasına böyle bir fesat ekilmesine bizzat, ailemde şahit olmuştum. Bu olaylardan dolayı “baba evladı ile konuşmuyor ” diye işitiyordum. Ayetin beyanı ile (Fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür.Bakara 217) “Bunlara sebep olanlar
Allahın huzurunda nasıl hesabını verecekler” diye düşündüm……

Bu insanlara; “bilinçli olarak tüm devletlerle düşman hale getirildiğimizi, doğunun PKK ya teslim edildiğini, Ülkenin uçurumun kenarına getirildiğini, Bunun yöneticiler tarafından bilerek/isteyerek yapıldığını anlatmak mümkün değildi. Havuz medyasından beslenmiş bu insanlara, yıllarca ülkemiz için yaptıklarımızı anlatmak bir tarafa, otuz yıl birilerinin ajanı olmadıgımızı anlatmaya çalışacağız.

Bu gün muhalif bir rüzgarla bunlar yıkılsa, yıllarca bazıları bunlara dua, Cemaattekilere AKP’ye zarar verdi diye beddua edecekler.

Dua edelimde şimdilik bunlara bir şey olmasın. Terör olayları, ekonomik krizler, işsizlik vb. musibetlerle Millet bunların eliyle tokad yesin. Milletimiz bunların gerçek yüzünü anlayıncaya kadar bunlar iktidarda kalsın. Sonra kaldığımız yerden hizmete devam edelim. Yoksa bir otuz yıl daha bu yarayı tedavi etmek için uğraşacağız.
Hasan Hüseyin Aygün
Facebook: https://www.facebook.com/Hasan.H.Aygun0
Twitter: https://twitter.com/hasanali2030

899 izlenme

Yorum Yapın