Uçurumun Kenarındaki Türkiye

Uçurumun Kenarındaki Türkiye

Türkiye de yaklaşık 40 yıldır devam edip gelen bir PKK denen bir oluşum var. Devleti idare edenlerin bilerek ya da bilmeyerek yaptıkları hatalarla veya kasıtlı olarak yaptıkları uygulamalarla besledikleri bir terör var.

Doğu yıllarca ihmal edildi. Doğuya ciddi yatırım yapılmadı. Mazlum Kürt halkına çok acılar yaşattılar. Bölge halkı gündüz devletin askerinden, gece teröristlerden iki taraflı zulum gördüler. Türk tarafı gelen şehitlerle yıkıldı. Yuvalara ateş düştü…

Şimdi Türk ve Kürt halkı olarak oturup konuşsak;”Biz din kardeşiyiz. Birbirimize zulüm yapmayalım. Bu ülke ikimizede yeter” İki tarafın rızası ile doğuda bir Kürt devleti kurulmasına karar versek. Ülkeyi bu hale getiren şer güçler bu şekilde bölünmemize iki sebepten dolayı müsade etmezler. Birincisi;
Bu gün anlaşarak ayrılan bu insanlar, on yıl sonra tekrar görüşür. Ayrılmamızın bize bir faydası olmadı. Yeniden birleşip tek devlet olalım diyebilirler.Böyle dememeleri için katliamlar olmalı. İki taraftanda on binlerce insan ölmeli. Yeni yetişen Kürt çocukları, Türklerin yaptıgı katliam ve zulümleri, Türk çocukları Kürtlerin yaptıgı katliamları dinleyerek büyümeli ki, Tekrardan beraber yaşamayı düşünmesinler. Türkler nesilllerine “Araplar bize arkadan vurdu” diye anlatırken, Araplarda “onları ingilizlere sattıgımız”yalanları ile büyüdüler. Düne kadar milleti sadıka olan Ermenilerle bu günkü durumumuz buna iyi bir örnek. İkincisi:
Birbirine komşu olacak Türk-Kürt devletleri bir biri ile ticaret yapmasınlar.
Bu gün Türkiyede üretilen tekstili, Avrupadan birileri alıyor. Fiyatı iki katına çıkarıp, Afrika ve İslam ülkelerine satıyorlar. Hizmetin “günahlarından”biride, Afrikalı işadamlarına Türkiye yi gösterip Batının beleşten kazandıgı paraya engel olmasıdır. Türkçe öğrenen Afrikalı, satın aldıgı cekette Türk malıdır yazısını görünce Almanyadan elbise, Gaziantep halısı yazısını görünce Belçikadan halı almayacaktır.

BIÇAK SIRTINDAKİ TÜRKİYE

Şu anda devletimizi idare edenler tarafından yargımız, istihbaratımız, emniyet, terörle mücadele, sistemimiz bilinçli olarak çökertilmiş durumda. Vatanını seven emniyetçiler,savcılar,askerler hapislere konurken, teröristler dışarı çıkarıldı. Türkiyenin bölünmesine zemin hazırlıyorlar. PKK bizi kandırdı derken, biz vatan haini değiliz demek istiyorlar. MEB dogudaki öğretmenlere orayı terkedin diyor. Halkın can güvenliği yoktur. Halk mecburen bölgeyi terkediyor. Belkide Devlet vatandaşının güvenliğini bilerek saglamıyor. Son iki yılda milletimizin arasına ekilen fitneyi anlatmaya gerek yoktur. Ülke adım adım iç savaşa-bölünmeye sürükleniyor. Bazı gerçekleri haber yapan gazeteciler tutuklanıyor. Hayır sever, vatanperver insanlar zindanlara atılıyor. Türkiyeden işadamları haklı olarak yurt dışına gidiyorlar.

Endişe ediyorumki, Doguda sivil halka katliam yaptıracaklar. Bölgenin IŞİD e teslim edildiği gibi Güneydoguyu birilerine teslim edecekler. Ülkemizi bölmek isteyenlerin niyeti, “Kürtleri çok seviyoruz. Bunların da bagımsız bir devleti olsun” değildir. Onların derdi kendi menfaatleridir.

Türk-Kürt halkları din kardeşliğini ön plana çıkarmalı. Ülke üzerinde oynanmak istenen oyunu görmeli. Bir birlerine kardeşane kenetlenerek bu oyunları bozmalıdır. Şu anda gerçekleşmesi mümkün olsa, Suriyelilere bir anket yapılsa. “Beş yıl önceki Suriyemi? Şu andaki Suriye mi ” sorusuna verilecek cevap bellidir. Aynı pozisyona düşmemek için ders almalıyız. Dinimiz barışı tavsiye etmektedir. Ülkemiz için, bölge halkı için barış daha hayırlıdır.

Allahın rahmetinden ümit ederim ki, Bir Yavuz’u vesile kılıp, dişinden tırnağından kesip, Dünyanın dört bir yanına hizmet insanını gönderen milletimizi bu tuzaklardan korusun.
Yetiştirdiyi yüzlerce alim ile İslama büyük hizmetleri olan Kürt halkını, Bin yıldır İslama bayraktarlık yapan Anadolu insanının evlatlarını, şer güçlerden muhafaza eylesin.

Hasan Hüseyin Aygün
Facebook: https://www.facebook.com/Hasan.H.Aygun0
Twitter: https://twitter.com/hasanali2030

Kategori: Köşe Yazıları

1192 izlenme

Yorum Yapın