Nefret Operasyonlarının Sonu Nereye Varır?

Nefret Operasyonlarının Sonu Nereye Varır?

İsmiyle müsemma tabirini önceden duymuş muydunuz? Eğer duymadıysanız benden duyun: Kişinin hal ve davranışları ile isminin benzerlik arz etmesi demek.

17 Aralık’tan sonra Hizmet Hareketi’ne gönül veren insanlara yapılan güvenlik operasyonlarına duyarlı medya ‘nefret operasyonları’ ismini vererek güzel bir yakıştırmada bulunmuş.

Verilen isim operasyonları yapanların niyetlerini açığa vuruyor. Yani yapılan benzetmede tam manasıyla ismiyle müsemma durumu söz konusu. Neden mi?

Allah rızasını kazanmaktan başka düşüncesi olmayan insanların ellerinden öpmek yerine, aynı ellere kelepçe takmaya çalışan insanların ruh dünyasına hâkim olan duygu nefret de ondan.

Nefret en keskin olumsuz duygulardan bir tanesidir. Sadece muhatabına değil sahibine hatta çevresine de büyük zararlar verir.

Emniyet Teşkilatı’nın eğitim gönüllülerini hedef alması ve vatan millet sevdalılarına birer şaki gibi davranması zahiren onlara bir kısım sıkıntılar yaşatıyor olabilir.

Ama ülkemizin kalbinden vurulduğu bir dönemde başını kaşıyacak vakti olmaması gereken teşkilat personelinin lüzumsuz işlerle meşgul oluyor olması kendilerinin de millet nezdinde zan altında kalmasına sebep oluyor.

Bu arada takip edilmeyen gerçek teröristler masumların canını almaya devam ediyorlar.

Peki, o zaman neden bu kadar yanlış ve boş işler sergileniyor. Neden ülkemiz terör örgütlerinin uygulama alanı haline geldiği günlerde ajanslara düşen nefret operasyonlarının ardı arkası kesilmiyor?

Bu soruların cevabı ellerine kelepçe takılan insanların vasıflarında ve yaptıkları işlerde gizli.

Ellerine kelepçe takılan insanlar arasında rektörler de, üniversite öğrencileri de, ev hanımları da, sanayiciler de var.

Yaptıkları işlere gelince: Türkiye’de ve bütün dünya da sulh adacıkları oluşturmak.

Yani kendisiyle ve çevresiyle barışık insan yetiştirmek.

Operasyonları yaptıranlar eğitim gönüllülerine ‘Hepinizi yakarım, bakın ayırt etmeden her kesime operasyon yaptırıyorum, size mi düştü insanlığa hizmet etmek, bir an önce bu işlerden vazgeçin!’ demek istiyorlar.

Kısaca operasyonları Hizmet Hareketi’ne gönül veren tüm kesimleri, yaptıkları güzel işlerden yıldırmak düşüncesiyle yapıyorlar.

Peki, işe yarar mı? Eğer eğitim gönüllülerinin peylendikleri şeyler arsa veya villa tahsisi ya da üç beş kuruş bahşiş olsaydı eminim yarardı.

Ama başta söylediğimiz gibi Allah rızasından başka şey düşünmeyen insanlar bunlar. Kurulan baskı onları gönül verdikleri davadan koparmak yerine daha çok bağlıyor.

Bu yüzden derdest edilirken bile tebessüm etmekten kendilerini alamıyorlar.

Hal böyle olunca akla nefret operasyonlarının sonu nereye varacak sorusu geliyor.

Hemen cevap vereyim: Ya içerisine yüzbinlerce insanı alacak dev hapishaneler yapacaklar ya da hem ülkemize hem dünyaya bizi rezil eden bu operasyonlardan vaz geçip hakiki teröristlerin peşine düşecekler.

Üçüncü bir alternatif yok.

405 izlenme

Yorum Yapın