Okul Yıkmanın Dayanılmaz Cazibesi

Okul Yıkmanın Dayanılmaz Cazibesi

Nelson Mandela dünya tarihinde ciddi izler bırakmış bir liderdir. Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür. Irkçılık karşıtı insanların ilham kaynağıdır.

Ne kadar büyük bir önder olduğunu anlamak adına 30 sene öncesinin ve şimdinin Güney Afrika’sına bakmak yeterli olur.

Irkçılıkla anılan ve ayırımcılığın en üst seviyede yaşandığı bir ülkeyi dünyada demokrasi adına örnek gösterilen yerlerden bir tanesi haline getirmiştir.

Mandela’nın bu değişimi sağlama adına kullandığı iki enstrüman vardır. Bunlardan bir tanesi zenci beyaz ayırt etmeden tüm Güney Afrika insanını kucaklamak, ikincisi ise cehaletin pençesinde olan halkının eğitimini sağlamaktır.

Eğer Mandela halkını kucaklayan ve eğitime değer veren bir insan olmasaydı bugün hayranlıkla değil lanetle anılan bir lider olacaktı.

Zira ayırımcılık ve cehalet ülkesini kaosun içine atacaktı.

Neden mi bunları size anlatıyorum? İzah edeyim.

Dün 23 Nisan’dı. Yani Çocuk Bayramı. Hani dünyanın başka hiçbir ülkesinde böyle bir bayram yok diye övündüğümüz o Çocuk Bayramı.

Neredeyse ülkemizdeki çocukların tamamı bu bayramı okullarında öğretmen ve velileriyle şenlik havasında kutladılar. Güldüler, eğlendiler, oynadılar.

Neredeyse diyorum, zira Aksaray Özel Sema Koleji’nin öğrencileri kendilerine hediye dilen bu bayramda hüngür hüngür ağlatıldılar.

Neden mi? Aksaray Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı bizzat 23 Nisan şenlikleri esnasında okullarının bir kısmını dozerle yıkıp, başta mescit olmak üzere bir kısmını da mühürledi de ondan.

Yıkımın ve mühürlemenin iki sebebi var birisi resmi, ikincisi gayri resmi. Eksik olmasınlar kendileri her iki sebebi de merak ederler diye beyan etmişler.

Resmi sebep imara aykırı iddiası. İddiası diyorum zira okul yıkmaya bu kadar istekli bir başkanın iddiasının doğru olduğuna inanmıyorum.

Gayri resmi ama asıl olan sebep ise bu okullarda başkanın iddiasıyla sözde terörist yetiştiriliyor olması.
Yani dünyanın 170 ülkesine okul açmış, bayrağını gittiği yere asmış, bulundukları her memlekette ödül ve takdirleri toplamış, sürekli kendilerinden yeni okul talebinde bulunan insanların okulunda.
Bizzat sayın başkanın tüm çocuklarını okuttuğu ve üniversiteye dereceyle sokulduğu bu kurumlarda.
Ellerine bırakın silahı çakı bile almamış olan insanların müesseselerinde.

Eksik olmasın sayın başkan dünya istihbaratının çözemediğini çözmüş, durumdan vazife çıkarıp bizzat yıkım ekibini alıp gelmiş.

Kendileri terörden teröristten ne anlıyor bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa sayın başkan tüm bu tuhaf davranışları birilerine mesaj göndermek için yapıyor olduğu.

Göze girmek düşüncesiyle insanları bölen ayrılıkçı söylemlerde bulunmaktan çekinmiyor, uygulamalarıyla da eğitim düşmanlığı sergiliyor.

Adrese teslim hal ve tavırlar göze girmek için işe yarar mı bilemem.

Sırtını sıvazlayıp, Aksaray Belediye Başkanlığı nedir ki? Sahip olduğun vatan ve millet sevdalısı ruhla daha büyük hizmetler seni bekliyor derler mi ondan da emin değilim.

Ama 23 Nisan günü çocukların gözü ününde okullarını yıkan ve onlara terörist diyen başkanın gelecekte lanetle anılacağından şüphem yok.

Nereden mi biliyorum? Mandela’nın hayatından. Mandela’nın hayat felsefesini oluşturan iki enstrümanda sayın başkanda yok.

Zira hem insanları kucaklayamıyor, hem de eğitimin önemini bilmiyor.

Yorum Yapın