Anasayfa
Sevgi yüzyılı Yazdır E-posta

ImageDün "sevgililer günü"ydü. Sadece iki insan arasındaki sevgiyi hatırlama adına bir gün bu. Bir de ticarî bir yönü var. Hediyeleşmeler piyasayı birkaç günlüğüne de olsa canlandırıyor.

Aslında sevgi, gerçek anlamıyla tam da şu yüzyılda aradığımız tek hazine, tek servet. Kendisine ihtiyaç hissedilen en büyük değer... Sadece sözcüklerde kalan, ihanetlerle, yalanlarla bilmem kaç defa hançerlenen, nefretlere dönüşen sevgiler neredeyse evliliklerin, dostlukların en büyük zehiri oldu.

Güvenilmezlerin sadece avda kullandıkları; yıldızları, gökyüzünü bile sahteliklerine malzeme yaptıkları kandırmacanın adı sevgi olabilir mi?

Bir de sevgi tekeli kurmak isteyenler var. Kimse vatanı onlardan çok sevemez... Kimse halkı onlardan çok düşünemez. Halbuki milli servetler onların gözleri önünde yağmalanır, faturası halka çıkartılan banka hortumlamaları onların gözünün içine baka baka yapılır. Ayrımcılığın dik âlâsını onlar yapar, rüşvetleri onlar taksim eder, bulundukları makamların imkânlarına rağmen yolsuzlukların içinde onlar yüzerler. Asrın vebası aslında, sevgiye inançsızlıktır. Söylediğini yapmayan, söylediğini yaşamayan, söylediğini temsil etmeyen ne çok insan var günümüzde... Sevgiyi asrımızda insanlığın gündemine temsil ile getiren insan Fethullah Gülen'dir. Onun tavsiyeleriyle dünyanın dört bir yanına yayılan Türk okullarının bir adı da sevgi okullarıdır. Evet bu okullarda kin ve nefret yerine, Yaradan'dan ötürü insanı sevme, yaratılanı sevme, tabiatı, çevreyi, ağacı, çiçeği, hayvanı sevme destanları yazılıyor. "Muhabbet Asrı"nın fidanları yetişiyor. Toktamış Ateş Hoca'nın önsözünü yazdığı İnsanın Özündeki Sevgi kitabını okuyunca o asır gözlerinizde, ufuklarınızda nasıl da tülleniyor. Adeta muhabbet fedailerinin ayak seslerini duyuyorsunuz.

Muhterem Fethullah Gülen sayesinde hatırlıyoruz ki, sevgi, dünyaya gelen her varlıkta en esaslı unsur, en parlak nur ve en büyük kuvvettir.

Bu asırda insanlık bir kuvvet kullanacaksa bu sevgidir. Zira sevginin açamayacağı kapı yoktur. Sevginin yenemeyeceği hasım yoktur.

Bir de insan olmayı savunmuyor muyuz? Pekiyi nasıl yükseleceğiz insanlığa?

Ancak sevgidir ki, bütünleştiği her ruhu yükseltir.

İnsanoğluna ait en yüksek duygu nedir? Başkaları için yaşamaktır. Hele başkaları için yaşamanın enayilik sayıldığı günümüzde yaşamayı değil yaşatmayı seçmek bir zirve değil midir? Bir ruh yüceliği değil midir? İşte bu duygunun kaynağı da sadece sevgidir. Bu yüzden başkaları için yaşayanlar en büyük kahramanlardır. Onlar sevgi kahramanlarıdır.

Muhabbet fedaileri aynı zamanda sevgi kahramanları olduğu için, merhamet, affedicilik, şefkat, hoşgörü, tevazu onların artık karakteri haline gelmiştir. Huy değişmez denir ya, sevgi huyları değiştirir. Sevgi, insanı, insanlığa çağırır. İnsanlardan bir insan olmaya çağırır. Çalım, hava, büyüklük, kabalık sevmeyle, sevilmeyle yok olur. Herkesi sevmeyen sevilmeye de lâyık değildir. Başkalarını affetmeyenin af beklemeye de hakkı yoktur.

Sevmesini bilirsen ancak, kötülükleri iyilikle savarsın... Sevmesini bilirsen ancak, görgüsüzce muamelelere aldırış etmezsin... Sevmesini bilirsen ancak, müsamaha yolunu seçebilirsin... Bize bu dünyada yaşamayı haram etmeye çalışanlar sevgisizlerdir. Sevgi nasipsizleri yüzündendir akıttığımız yaşlar, çektiğimiz acılar, çileler. Ama geleceğin aydınlık dünyasını sevgi kahramanları kuracaktır. 21. yüzyıl "önce insan" diyen bu kahramanlar sayesinde sevgi yüzyılı olacaktır. İnsanca yaşanabilir bir dünyayı; hoşgörü esintileriyle, rengârenk çiçekler açan, meyvelere duran baharlara onlar taşıyacaktır.

 HÜSEYİN GÜLERCE 
http://www.zaman.com.tr
15/02/2007

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >