|
Eski MİT İstanbul Bölge Başkanı Osman Nuri Gündeş, 'İhtilallerin ve Anarşinin Yakın Tanığı' isimli kitabında Türk okulları ile ilgili gerçek dışı iddialara yer verdi. Milliyet yazarı Can Dündar, söz konusu kitabın içeriğindeki yanlış bilgileri, kontrol etmeden haberleştirdi. Devletin resmi belgelerinde yer alan bilgiler ise Osman Nuri Gündeş'in iftiralarını gözler önüne seriyor. Nuri Gündeş'in, 'CIA ajanlarının Özbekistan'daki Türk okullarında öğretmen maskesiyle görev yaptığı' iddiası asılsız çıktı.
Osman Nuri Gündeş, kitabında Ankara Başkent Öğretmenevi'nde Milli Eğitim Bakanlığı Yurtdışı Eğitim-Öğretim Genel Müdürlüğü'nün düzenlediği bir toplantıyla ilgili bilgilere yer verdi. Gündeş, 'yurtdışında açılan Türk okullarının sorunları'nın ele alındığı bu toplantıda CIA ajanlarının öğretmen maskesiyle okullarda görev yaptığı iftirasında bulundu. Ancak iddiaya dayanak yapılan 1997 yılındaki toplantı tutanakları, Osman Nuri Gündeş'i açık şekilde yalanlıyor. Toplantıda, iddiaların aksine Özbekistan'daki Türk okulları ile ilgili değerlendirmede bulunan Silm AŞ yetkilisi Mehmet Mesut Ata, şu cümleleri kullanıyor:
"Benim, yüce heyete birkaç teklifim olacak. Birincisi eğitim faaliyetlerinin uzun ömürlü olması için üst düzey yöneticilerin, özellikle MEB temsilcilerinin sıkça ziyaretlerde bulunmaları. İkincisi ABD, 'dostluk köprüsü' adı altında getirdiği 70 öğretmene diplomatik statü kazandırdı. Eğer devletimiz, büyükelçiliğimiz, diplomatik statü konusunda bize yardımcı olursa Türk öğretmenlerinin itibarlarının biraz daha artacağını zannediyoruz. Bu arada THY, indirim konusunda da bizlere yardımcı olurlarsa memnun oluruz."
Silm AŞ yetkilisi Ata, tüm Türkiye'de herkesin haklı gururu olan Türk okullarının yurtdışında yaşadığı sıkıntıları ABD ve Kore gibi devletlerin kendi öğretmenlerine sağladığı imkanları nazara vererek anlatmaya şöyle devam ediyor:
"ABD gibi, Kore gibi ve diğer değişik ülkeler, öğretmen ve öğrencilerin yol masraflarını karşılamak üzere ülkelerine götürmektedirler ve bir aylık seminerler vermektedirler. Bizim de devletimizden talebimiz, bize bu tip imkanları sağlaması, ücretsiz olarak gerek öğrenci ve gerekse öğretmenleri Türkiye'ye davet etmeleri."
Türk okullarında çalışan öğretmenlere CIA ajanı iftirası atan Osman Nuri Gündeş'in, dün Milliyet'ten Can Dündar'a ilettiği kitabının içeriğinde söz konusu bu konuşmayı şu cümlelerle çarpıttığı ortaya çıktı:
"ABD, 'dostluk köprüsü' adı altında getirdikleri 70 kişilik öğretmen grubuna diplomatik statü kazandırmış. Özbekistan'da diplomatik pasaportla bulunan ABD'li öğretmenlerin çoğu, Gülen cemaatinin okullarında çalışmaktadır. İngilizce dil öğretmeni olarak gözükmekte iseler de esasen Amerikan Gizli Servisi'nin güdümünde görev yaptıkları ve çalıştıkları ülkelerde Pentagon'da üretilen Amerikan politikalarının uygulamasının baş ajanları görevlerini sürdürmektedirler. Onların İngilizce hocalığı sadece maske görevleridir. Örneğin Kırgızistan'da da 60 kadar Amerikalı öğretmen vardır."
MİT, MAFYA İÇİN mi ÇALIŞIYOR?
Türk okullarına açıkça iftira atan Osman Nuri Gündeş'in, geçmişte organize suç örgütleri ile karanlık ilişkiler kurmakla suçlandı. Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür tarafından kaleme alınan ve kamuoyunda 1. MİT raporu olarak bilinen 'Banker Bako Olayı, Yeraltı-Polis-Kamu Görevlileri İlişkileri' isimli istihbarat raporunda Gündeş'in, mafya babası Dündar Kılıç ve İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı ile illegal bazı işlere karıştığı iddia edildi. Osman Nuri Gündeş'in'in İstanbul'da yeraltı dünyasının bürokrasiye takılan işlerini sonuçlandırdığı ve gayrimüslimlerden haraç aldığı da öne sürüldü. Osman Nuri Gündeş ve 28 Şubat sürecinin önde gelen ismi emekli Orgeneral Çevik Bir, 25 Haziran 2009 tarihinde Ergenekon soruşturması kapsamında ifade verdi. Osman Nuri Gündeş'in ve Bir'e gizli tanık Zeytindalı'nın Başbakan Erdoğan'a yönelik suikast iddiaları soruldu. Her iki kişinin de ifadesinin tamamlanmasının ardından Savcı Zekeriya Öz, Bir ve Osman Nuri Gündeş'in ifadelerinin 'şüpheli' sıfatıyla alındığını açıkladı.




İstanbul - Zaman - 22.12.2010
Tags: Osman Nuri Gündeş Can Dündar Ajan iftira
Haydar Baş ın Yenimesaj gazetesinde köşecilik yapan ve her fırsatta Türk Okullarına ve bu okulların ardında desteklene fedakar gönüllülere iftira etmekten çekinmeyen Mehmet Emin Koç adlı köşe yazarının iftira ve çarpıtmalarla dolu yazısı aşağıdadır. Allah kendi adına çalışanları fedakarlık edenleri ve bu hizmetleri karalamak isteyenleri elbette adaletiyle davranacak ve iftiralcıların müstehakını verecektir.
CIA ajanlı Türk okulları Mehmet Emin Koç 28/01/2011 YeniMesaj
“Türkiyeli BOP’çuların acemi operasyonları” başlıklı dünkü yazımın son bölümünde şunları hatırlatmıştım: “Türk dünyasındaki F tipi Türk okullarına, her bir ülke için 70’er-80’er tane CIA pasaportlu İngilizce öğretmeni istihdam ettiriyorlar. Rusya bu ihaneti fark edince söz konusu yerleri kapattırıyor. Bu zavallılar dönüp, bu okullarımızı Haydar Baş Hoca kapattırdı, diyorlar. Yetinmiyorlar, bir gün önce “Amerika’nın adamı” yaftası basmaya çalıştıkları Haydar Hoca’yı, bir gün sonra “Rusya’nın adamı” ilan ediyorlar. Amerika’nın zavallı hizmetkarları, millete de, kendilerini acındırarak pirim ve oy devşirmeye çalışıyorlar. Haydar Hoca’ya gelince, kendisinin ve milletimizin ifadesiyle “o Allah adamıdır, Türk milletinin ve İslam medeniyetinin adamı”dır. Amerikadan akıl alan Türkiyeli BOP’çular, Amerika’dan iğdiş edilmiş akıllarıyla bunu anlayamıyorlar.” Birçok okuyucumuz, gerçekten Türkî cumhuriyetlerde cemaat okulları, CIA ajanlarının cirit attığı ocaklar haline mi dönüştü, diye soruyor, e-mail gönderiyor. Bu konuyu, devletin en üst düzeyde güvenliğinden sorumlu 45 yıllık bürokratı, devlet belgeleriyle açıklıyor. 21 Aralık 2010 ‘da Can Dündar, köşesine taşıyor. Zamane taraftarlardan ses çıkmıyor, hiçbir açıklama yapılmıyor, kalem oynatılmıyor. Üstü örtülmeye çalışılıyor. Türk milleti duymasın, ayıkmasın, isteniyor. Hükümet yetkilileri ne diyor, milletimiz ne diyor bu işe?! Konuyu, 1964-1986 yılları arasında Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışmış, 1977-1984 arası, İstanbul’da MİT Bölge Başkanı ve Tansu Çiller döneminin Başbakanlık İstihbarat Başdanışmanı olarak görev yapmış Osman Nuri Gündeş, yer, zaman ve belgeleriyle, 3N 1K esasına uygun olarak ““İhtilallerin ve Anarşinin Yakın Tanığı” adlı belge-kitabında açıklıyor. Aynen şunları aktarıyor Gündeş: [Fetullah Gülen’in CIA ile ilişkilerini sürdürmede ilk başarılı örneği Moon tarikatıdır… Gülen cemaati tarafından yurt dışında özellikle de Türk cumhuriyetlerinde açılan okullarda diplomatik pasaportlu Amerikalı CIA ajanları ‘İngilizce öğretmeni’ diye barındırılıyor. Bu işbirliği, Türkiye’de yapılan üst düzey resmi bir toplantıda, bizzat Fethullahçı okul yöneticisi tarafından itiraf edildi. Toplantıda MİT temsilcisi de bulunduğu halde, olay karşısında sessiz kalındı. Durum, devletin resmi olarak yayımladığı kitapla da belgelendi. Yer: Ankara’daki Başkent Öğretmen Evi... Ev sahibi: Milli Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Eğitim-Öğretim Genel Müdürlüğü... Konu: Yurtdışında açılan Türk okullarının sorunları... Toplantıya başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere bakanlığın bütün üst düzey bürokratları katılıyor. Dahası Başbakanlık’tan, MİT’ten, Dışişleri Bakanlığı’ndan temsilciler ve yurtdışında okul açmış bazı kimseler de var. Bu toplantıda hazır bulunan Özbekistan’da 18 okul açmış olan şirket sahibi, okullardan bahsederken ‘Fethullahçılara ait okullar’ diye söz etmekte… Okulların müdürü, Amerika’nın Özbekistan’daki bir uygulamasını dile getirir: “ABD, dostluk köprüsü adı altında getirdikleri 70 kişilik öğretmen grubuna diplomatik statü kazandırmış. Özbekistan’da diplomatik pasaportla bulunan ABD’li öğretmenlerin çoğu, Gülen cemaatinin okullarında çalışmaktadır. “İngilizce dil öğretmeni” olarak gözükmekte iseler de, esasen Amerikan Gizli Servisi’nin güdümünde görev yaptıkları ve çalıştıkları ülkelerde Pentagon’da üretilen Amerikan’nın çıkarları politikalarının uygulamasının baş ajanları olarak görevlerini sürdürmektedirler. Onların İngilizce hocalığı sadece maske görevleridir. Örneğin Kırgızistan’da da 60 kadar Amerikalı “öğretmen” vardır.] (s. 203 - 207) Devletin en üst düzey güvenlikten sorumlu bürokratının beyanı bu… Milletimizin, külahını önüne koyarak bu vaziyeti idrak etmesi, kimin kimlerle işbirliği halinde iş gördüğünü fark etmesi gerekiyor. Gündeş, bu kadar açık bir beyanı yaparken; zamane mevkutelerinin kalemşörleri, buna neden bir açıklama gereği duymuyor, olan-bitenleri örtbas etmeye çabalıyorlar. Zamane mevkutesi, Washington Post üzerinden karşılık veriyor; eski CIA yetkilisi Graham Fuller, CIA’den 1987’de ayrıldığını ve şahsen bu konuda somut bilgisi olmadığını belirterek “Ancak güdülerim, bana iddianın son derece ihtimal dışı olduğunu söylüyor” diyor. Fuller, 2006’da Fetullah Gülen adına FBI’ya referans raporu yazdığını ifade ediyor. Bozacının şahidi, şiracı… Gündeş’in “CIA elemanlarının Türk okullarına konuşlandırıldığı” şeklindeki demir leblebi gibi beyanı, örtbas edilemez, Fuller’in güdülerinin üfürükleriyle milletimize hazmettirilemez. Sadece bu beyan bile, Türk milleti için çok önemli ve ciddi bir kriterdir. Türk milletinin, ülkemizde ve bölgemizde, kimlerin kimler adına hizmet ettiklerini öğrenmeye hakkı vardır. İşgalci ABD’nin, Türkiyeli BOP’çularla işbirliği içinde ülkemiz, bölgemiz, Türk dünyası ve İslam aleminin başına ördükleri çorapların farkına varmak her vatan evladının hem hakkı, hem de görevi olsa gerektir… Mehmet Emin Koç
28/01/2011 YeniMesaj
***********
Can Dündar'ın "Eski İstanbul MİT Bölge Başkanı Gündeş Fena Bombaladı"Başlıklı İftiralarına Tekzip
Milliyet Gazetesi'nde 21 Aralık 2010 Tarihinde Yayınlanan "Eski İstanbul MİT Bölge Başkanı Gündeş Fena Bombaladı'' Başlıklı Yazıya Tekzip
21 Aralık 2010 günü Milliyet Gazetesinde ve www.milliyet.com.tr internet sitesinde yayınlanan Can Dündar imzalı "Eski İstanbul MİT Bölge Başkanı Osman Nuri Gündeş Fena Bombaladı" başlıklı yazıda müvekkilim Fetullah Gülen hakkında gerçeğe aykırı iddialara yer verilmiştir.
Sözkonusu yazıda eski istihbaratçı Osman Nuri Gündeş'in "İhtilallerin ve Anarşinin Yakın Tanığı" adıyla anılarını yayınladığı belirtilmiş ve kitabın önemli ipuçları taşıdığı ileri sürülmüştür.
Yazıda kitaba önem atfedilen bu ifadelerden sonra "GÜLEN OKULLARI","Fetullah Gülen gerçeği" ve "Öğretmen kılıklı CIA ajanları" ara başlıkları altında "Gülen okullarında CIA ajanlarının öğretmen maskesiyle görev yaptığı","Gülen cemaati tarafından özellikle de Türk cumhuriyetlerinde açılan okullarda diplomatik pasaportlu Amerikalı CIA ajanlarının "İngilizce öğretmeni' diye barındırıldığı","Bu işbirliğinin,Türkiye'de yapılan üst düzey resmi bir toplantıda,bizzat Fethullahçı okul yöneticisi tarafından itiraf edildiği","Durumun,devletin resmi olarak yayımladığı kitapla da belgelendiği" şeklinde tamamen gerçeklere aykırı müvekkilimin kişilik haklarını ağır bir biçimde ihlal eden iddialar ortaya atılmıştır.
Bilindiği gibi Sayın Gülen'in sahibi veya yöneticisi olduğu bir okul bulunmamaktadır. Bununla birlikte Sayın Gülen'in özel okullar açarak eğitimde devlete destek vermesi yönünde bütün topluma yönelik teşvikleri sonucu açılan bazı özel okullara kamuoyunda Gülen Okulları yakıştırması yapılmıştır. Ancak bu okullar üzerinden müvekkilimi karalamak,iftiralarda bulunmak isteyenler de olmuştur.
Can Dündar tarafından önemli (!) bulunarak yazı konusu yapılan iftiralar da bu karalama kampanyasının tipik bir örneğini teşkil etmektedir. Bizzat yazının içinde belirtilen Milli Eğitim Bakanlığı Yurtdışı Eğitim-Öğretim Genel Müdürlüğü'nün kitap olarak yayınladığı toplantı tutanakları iddiaların gerçek dışı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. "Durum,devletin resmi olarak yayımladığı kitapla da belgelendi" şeklindeki iddia büyük bir yalandan ibarettir. Kitabın ilgili sayfalarına bakıldığında bu durum açıkça görülmektedir.
Bir yazının yayınlanmasından önce sorumlu ve özenli bir araştırma yapılması objektif gazeteciliğin gereklerindendir. Kaldı ki Yurtdışı Eğitim-Öğretim Genel Müdürlüğü'nün bu kitabına ulaşmak ve incelemek sıradan bir iştir.
Doğru bilgilendirilmesi bakımından,kamuoyuna saygıyla sunarız.
Fetullah Gülen Vekili Av. Orhan Erdemli
|
Yorumlar
Haydarı çok iyi tanırım şii destekli s...karın önde gidenidir. Müslümanları birbirine düşürmeye çalışır sadece.
Gönülllüler Hareketinin erlerinin ve ecelerinin aşk u şevk i hiç bitmesin..