Anasayfa
Yurtta kara propaganda dünyada kara propaganda! Yazdır E-posta

ImageRusya'da yayımlanan önemli 3 gazetede, bir hafta içinde arka arkaya Gülen Hareketi aleyhine 4 haber çıkmasaydı, bu sütunda Ortadoğu'daki isyan dalgasının kapısını çalmaya başladığı Suriye'de olup bitenler yer alacaktı. Ancak Türkiye-Rusya hattında medya üzerinden yapılan ibretlik psikolojik operasyona dikkat çekmek daha acil bir konu. Zira bugün Moskova'da yapılan, bir süredir Washington, Paris, Brüksel ve diğer başkentlerde sahnelenen operasyonların somut bir örneği.

AK Parti ve Gülen Hareketi'ni tehlike olarak gösteren, Türkiye'nin şeriata kaydığını öne süren haberlerden biri, Nezavisimaya Gazeta'da çıktı. Erbakan'ı övüp, AK Parti için 'ABD işbirlikçisi' diyen habere göre, bazı gazetecilerin tutuklanma nedeni, hükümete ve ABD'nin bölgedeki politikalarına karşı çıkmaları; Ergenekon davası hakkında yazılar yazmasıydı. Haberde şöyle deniyor: "Laik diye biliniyorsa da ülke hızla köktendinciliğe kayıyor. Bunun açıkça söylenmesi tavsiye edilmiyor. Tutuklanan gazetecilerin kaderi de bunu doğruluyor." Peki, önemli bir gazete vasıtasıyla Rus kamuoyuna ulaşan bu görüşün sahibi kim? 'Siyasi uzman ve Atatürk'ün Mirası Enstitüsü bilgini' diye takdim edilen Ergenekon sanığı İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek'in oğlu Mehmet Perinçek. Haberi yapan da Moskova'da okuyan M. Perinçek'in yakın dostu Andrey Melnikov.

Benzer bir habere imza atan diğer gazete Moskovski Komsomolets. 'Nurcular aşırı örgütünün 12 üyesi tutuklandı' başlıklı haberde ne var? Başlık yeni bir gelişme havası verse de Moskova'daki Türk gazeteciler bunun bir ay önceki bir gelişme olduğunu söylüyor. Böyle bir örgütün olup olmadığı, varsa kimlerce temsil edildiği, Türk okullarıyla ilgisinin ne olduğu muamması bir yana, haberin devamında, Hizbüttahrir adlı örgütten, Çeçenistan'daki intihar saldırılarından ve ilgisiz birçok meseleye değinildikten sonra söz, 'Türkçülüğün ilahi görevi, İslam'ın seçilmiş bir din olması ve özel rolü ile ilgili dersler veren Türk okullarına getiriliyor. Tam bu bayat hikayeler nereden çıktı derken, haberin kaynağı görkemli sıfatıyla karşımıza çıkıyor: Türkiye Cumhuriyeti İşçi Partisi yöneticilerinden Prof. Semih Koray. Hani daha önce yine Rus medyasına, Çeçenistan, Doğu Türkistan ve New York'taki ikiz kulelere saldıran teröristlerin Türkiye'deki kamplarda yetiştirildiğini söyleyen Semih Koray. Bay Koray, şimdi de Türk okullarının Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde ve SüperNATO'nun emrinde çalıştığını, amaçlarının bulunduğu ülkeleri zayıflatmak olduğunu buyurmuş. Rus gazetesi İzvestia'da Viktor Bulavin imzasıyla çıkan haberde de Türk okulları, Turancılık, CIA, Nurcular gibi kavramlar bir sepete konularak, Rusya ve Orta Asya'daki Türk liseleri ağının Amerikan özel servislerinin örtüsü görevini yerine getirdiği gibi büyük bir ifşaat yapılıyordu. Sadece Kırgızistan ve Özbekistan'daki 'Nurcular' liselerinde 130 CIA görevlisi gizli olarak çalışıyordu: 'Bu insanların görünüşü, öğretmen oldukları şeklinde olsa da Amerikan özel servislerinin yöneticiliğiyle çalışıyorlardı. Hepsinin, bu okullarda İngilizce öğretmeni olarak çalışmaları, fakat ABD vatandaşları olmaları ve diplomatik pasaportlara sahip olmaları şüphelendiricidir.'

Tam 'Ne büyük hainlik' diyecekken, bu kez karşımıza, gazetenin 'Milli İstihbarat Teşkilatı'nda 20 yıldan fazla çalışmış, Türkiye hükümetinde istihbarat konularında müsteşarlık yapmış' diye takdim ettiği emekli istihbaratçı Nuri Gündeş çıkıyordu. Yazının tek kaynağı, Milliyet Gazetesi'ndeki muhteşem tanıtımı duayen/romantik gazeteci Can Dündar tarafından yapılan ve büyük kısmı internet üzerinden 'kes yapıştır' yöntemiyle oluşturulan Nuri Gündeş'in 'İhtilallerin ve Anarşinin Yakın Tanığı' adlı sözde kitabıydı.

Detayları için yer yok, ama istihbaratçı Gündeş'in, Milliyet'i ve Can Dündar'ı heyecanlandıran Türk okulları-CIA bağlantısına dair tek delili, Milli Eğitim Bakanlığı'nda yurtdışındaki okullarla ilgili bir toplantıda konuşan, Özbekistan'da görevli bir okul yöneticisinin CIA bağlantısını itiraf ettiği ve bunun da devletin yayımladığı bir kitapta yer aldığıydı. Halbuki o kitap ortaya çıktı. Gündeş'in tersyüz ettiği, Dündar'ın alet olduğu sözlerin aslı şundan ibaretti: "ABD, dostluk köprüsü adı altında getirdiği 70 öğretmene diplomatik statü kazandırdı. Eğer devletimiz, büyükelçiliğimiz, diplomatik statü konusunda bize yardımcı olursa, Türk öğretmenlerin itibarlarının biraz daha artacağını zannediyoruz."  İsteyen detayı için 22 Aralık 2010 tarihli Zaman'a baksın.

Osman Nuri Gündeş'in Türk okullarına 'ajan' iftirası - VİDEO

Ama gerçeği arayan kim? Bu büyük iftira için ne Gündeş ne Dündar milletten özür diledi. Wikileaks belgelerinde ABD istihbaratının Gülen Hareketi aleyhine yazdığı raporların ortaya çıkması bile bu kampanyayı kesmeye yetmedi. Şimdi sapasağlam bir iddiaymış gibi bu saçmalıklar, Rus basınına servis ediliyor. Operasyon, burada da bitmiyor. Tüm bu haberler, 'Rusya Fethullahçıları casusluktan tutuklandı' başlığıyla, dün Aydınlık gazetesinin sürmanşetindeydi. Yanında da bu haberlerin kaynağı olan Semih Koray'ın ifşaatı analiz eden yazısı.

Herhalde fazla söze gerek yok. Sadece Oda TV'de bulunan Ulusal Medya2010 belgesinde Ergenekon severlere önerilen şu stratejiyi hatırlamakta fayda var: 'AKP ve cemaate karşı ulusal medya topyekün harekete geçirilmeli; propaganda ve kara propaganda unsurları etkili bir şekilde kullanılmalıdır.'


Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  
http://twitter.com/ahamitbilici 

09 Nisan 2011, Cumartesi
 

 

Yorumlar 

 
0 #8 Haydar 2011-05-10 22:20
Aziz Karaca attığım iftiralar kadar başına taş düşsün. Sahibin haydar efendiyede.
Alıntı
 
 
+1 #7 aziz bey 2011-05-10 21:09
Aziz bey,dedigin cobanlar, verenler verdiklerini gelecegi ya da birilerinin gelirleri icin verdiyse bosuna vermis. Allah rizasi icin verdiyse hic bosuna gitmedi, umutsuz oldugun kadar kotuye gitmedi, nasil bakarsan oyle gorunur gayet gunes cikmak uzere, sende gunes batmis gibi dusunuyorsun, kolay gelsin
Alıntı
 
 
0 #6 Fakir Erdem 2011-04-16 14:23
işçi partililer ergenekoncular odatv ve bilimim şer güçler. Bunların islami kesimdeki piyonuda aziz aracanın da olduğu Haydar Baş efendidir. Namı diğer şahveli. Uçkurundan yakalanmıştır Bun güçler bunu ve ardındaki bir avuç zavallıyı istedikleri gibi kullanmaktadır.
Alıntı
 
 
+1 #5 Hayrullah 2011-04-16 00:50
insaf buyuk bir haslettir.
Alıntı
 
 
0 #4 Bülent Yıldız 2011-04-13 18:25
Aziz bey koskoca bir cemmate iftira ediyorsunuz bu sizi direk chenneme götürür dikkat et.
Alıntı
 
 
-1 #3 Aziz Karaca 2011-04-12 18:13
Altın nesil memleketin altını üstüne getiriyor
Aziz Karaca http://www.yenimesaj.com.tr azizkaraca@yeni mesaj.com.tr

Bir zamanlar ?altın nesil? yetiştiriyoruz diye dağa taşa, uçan kuşa haber salınmıştı, hasat mevsiminde köylünün çiftçinin ürününden kendi çoluk çocuğu tatmadan bu ?altın nesilcilerin? çuvalları doldurulurdu.
Kırsal kesimdeki vatandaşa, eli nasırlı, yüzü güneş yangının esmerleşmiş çiftçiye böyle yanaşıyorlardı ve yüklerini boca ediyorlardı.
Yıllar yılları kovaladı, on yıllar on yılları kovaladı, yetiştiriyoruz dedikleri söz konusu nesil yetişti, hem de elleri, makamları en üst makamlara ve mevkilere yetişti ama, köylü Mehmet amcanın; ?oğlum ben sana vali olamazsın demedim ki adam olamazsın dedim? vecizesinden olduğu gibi ufukta yetişen adam görünmüyordu.
Alıntı
 
 
0 #2 Aziz Karaca 2011-04-12 18:13
Çıka çıka, yetişe yetişe, içerde kendi menfaatleri için her yolu mubah gören, kul hakkı nedir bilmeyen, yetimin yüzüne bakmayan, yoksulun halini sormayan, ?körler sağırlar bir birini ağırlar? kabilinden kamuya ait olan servetleri ve makamları kendi yandaşlarına ikram eden bir nesil yetişti.

Aynı nesil, dışa karşı, dış tehdit ve tehlikelere karşı sinirleri alınmış, hassasiyetleri törpülenmiş, dini ve milli refleksleri buharlaştırılmı ş, haçlı dünyasına sevdalanmış, ?onlar düşman olsa da biz dost olmak zorundayız? şeklindeki türedi bir anlayışa odaklanmış, ?kafirlere karşı gayet munis ve müşfik, müminlere karşı ise gayet sert ve haşin? ve de acımasız bir nesil?
Şimdi işte o nesil memleketin her yerinde, her alanında, her kurumunda iş başında ve gördüğünüz gibi işiler hep sarpa sarıyor.
Alıntı
 
 
0 #1 Aziz Karaca 2011-04-12 18:12
Onların yapıp ettikleri yüzünden Müslüman Türk milleti umudunu kaybetti, hayallerini kaybetti, servetlerini, kaynaklarını kaybetti, hem bir birine hem de baba bildiği devletine olan güvenini kaybetti.
Şimdi şimdi anlıyoruz ki birileri Anadolu coğrafyasında ?altın çağını? yaşaması için, onların bu sinsi planları aksamadan yürümesi için hem milletin kaynakları hem de çocukları kullanılmış, ?altın nesil? altın tas içinde o birilerine takdim edilmiş.
?Altın nesil? memleketin altını üstüne getirirken, kaos ve kargaşa oluştururken, bir lokma ekmeye muhtaç, bir yudum huzura muhtaç hale getirirken bundan en fazla işte birileri istifade etmektedir ve edecektir.
Şair ne güzel ne demiş:
?Kılavuzun gereği yok
Yolun sonu görünüyor.?
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Palyaş

Resim Albümü

Köşe Yazıları

Haber Yorumları

RSS

Kimler Online

Şuanda 14 misafir bağlı

Yazı Arama

Video Arama

Sayaç

1 Haziran 2006'dan buyana 6779475 ziyaretçi
Advertisement

Haber Listesi