| [Afrika'da Türk Okulları - 4] Türkler hem Müslüman hem modern |
|
|
|
Western Cape’in Başbakanı Ebrahim Resool, resmi ikematgâhının bahçesinde heyetimiz, işadamı Levent Şenol ve Star International Müdürü İlhami Demirtaş ile birlikte. Cevabı şu oluyor: "Eyaletimizdeki Türk okulları, güçlü eğitim kurumları. Toplumumuza çok olumlu etkileri var. Bu okullarda çalışan Türkler her şeyden önce herkese hem Müslüman hem de modern olunabildiğini gösteriyorlar." Güney Afrika seyahatimizin en ilginç olaylarından birini Cape Town'da yaşadık. Western Cape eyaletinin başbakanı ve iktidar partisi African National Congress partisinin eyalet başkanı, Malay kökenli bir Müslüman olan Ebrahim Rasool (İbrahim Resul) Bey bizi ikametgâhında kabul etti. Entelektüel niteliklere sahip bir siyasetçi olan Resul'ün ilginç bir öyküsü var. 1972'de henüz 10 yaşında iken apartheid yönetimi yaşadıkları yöreyi sadece beyazlara tahsis edince, ailesi evlerini, kendisi okulunu değiştirmek zorunda kalmış. Bu olay hayatını derinden etkilemiş. 1980'lerin başında üniversitede okurken Müslüman öğrencilerin liderliğini üstlenmiş. ANC'ye üye olarak ırk ayrımına karşı mücadeleye katılmış. 1994'te eyaletin maliye bakanı, 2004'te de başbakanı olmuş.
Irklar ve İnançlar gibi diller de eşit Bu ülkede ırklar ve inançlar gibi diller de eşittir. On bir resmi dil var. Bütün kamu kurumlarında kullanılmaları esastır. Ama pratikte her eyalette en çok 2-3 dil kullanılmakta. Örneğin Cape Town'da İngilizce, Afrikaans ve Koza başlıca diller... Trafik levhaları bile bu dillerde yazılıyor." Resul, Türkiye'ye bir gelişinde de "zina" krizine tanık olduğunu belirttikten sonra şunları söyledi: "Burada Müslümanlara göre zina haramdır; ama bu konuların yasayla düzenlenmesine karşıyız. Burası laik bir ülkedir, kamu hukuku alanında dinsel hukuk uygulanamaz. Irk ayrımı rejimi sona erdiğinde Mandela, Müslümanların özel hukuk alanında İslam hukukunu uygulamakta serbest olacaklarını ilan etti. Ama evrensel insan hakları hukukuyla çelişmemek koşuluyla... Bugün GAC'nde Müslümanların birden fazla kadınla evlenme hakkı vardır. Fakat bunun için ilgili şahsın ilk eşinin yazılı onay vermesi ve ikinci bir eşi geçindirebilecek kadar gelire sahip olduğunu kanıtlaması şarttır." "Apartheid döneminde ırk ayrımı ekonomiye, eğitime, her alana egemendi. Irk ayrımının etkileri giderek kırılıyor. Ne yazık ki beyazlar sorumlu davranmıyor. Bizi ülkeyi terk etmekle tehdit ediyor. Zimbabwe'de Mugabe sorunları zorla, zecri tedbirlerle halletmeye çalışıyor; ama biz adım adım, reformlarla çözüyoruz." Kenya ve Güney Afrika Cumhuriyetleri'ndeki Türk okulları ile ilgili gözlemlerimi şöyle özetleyebilirim: Fethullah Gülen'in telkinleriyle açılan yurtdışındaki Türk okullarını ilk kez 1996 sonbaharında bir gazeteciler grubuyla Özbekistan ve Türkmenistan'a yaptığım ziyaret sırasında görmek fırsatını bulmuştum. (Bkz. Milliyet, 1-5 Kasım 1996.) Orta Asya cumhuriyetlerinin Sovyetler Birliği'nden bağımsızlıklarını kazanmalarının üzerinden henüz birkaç yıl geçmişti. Türk okullarının bu ülkelerin kalkınma hamlelerini başarmaları için gerekli olan eğitimli kadroların yetişmesinde çok büyük bir katkı yaptıkları görülüyordu. Orta Asya'daki Türk okulları, adeta Türkiye'deki yabancı okullara benzer bir işlev yüklemişti: Yabancı dil bilen, her alanda iyi yetişmiş eleman yetiştiren, en itibarlı okullar konumundaydılar. Ayrıca bulundukları ülkeyle Türkiye arasında ilişkilerin her alanda gelişmesine öncülük edecek insanları yetiştiriyorlardı. Son söz: Türk okullarıyla övünebiliriz Afrika'daki Türk okullarının biraz farklı bir işlevi var. Sömürgeliği çoktan geride bırakan, fakat az gelişmişlikten kurtulmayı başaramayan siyah Afrika'daki Türk okulları, bu ülkelerin kendi ayakları üzerinde durmalarına yardımcı olacak, iyi eğitimli, dünyaya açık elemanları yetiştiriyor. Irk ayrımı rejimini henüz 13 yıl önce deviren Güney Afrika Birliği'nde bir yanda beyazların Birinci Dünyası, öte yanda siyahların Üçüncü Dünyası var. Türk okulları burada, demokratik yönetimin izlediği çoğunluğun sosyal ve ekonomik bakımdan güçlendirilmesi programına, beyaz olmayanların ikinci sınıf vatandaşlıktan kurtuluş mücadelesine omuz veren bir işlev yüklenmiş. Orta Asya'da olduğu gibi Güney Afrika'da da Türk okulları, Türkiye ile bu ülkeler arasındaki ilişkilerin her anda gelişmesi için öncü kurumlar konumunda. Kenya'nın Nairobi ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Johannesburg, Durban ve Cape Town şehirlerindeki Türk okullarında Anadolu'nun dört bir köşesinden gelen, Türkiye'nin en iyi üniversitelerinde eğitim görmüş yirmili yaşlarda genç öğretmenler çalışıyor. Bir örnek, Nairobi'deki Ligth Academy'de tanıştığım öğretmenler: Başöğretmen Tufan Aydın (memleketi Giresun, Boğaziçi Üniversitesi mezunu), bilgisayar öğretmeni Mustafa Genç ( Çorum, Marmara Ü.), Fizik öğretmeni Gürhan Erçelik (Denizli, ODTÜ), Kimya öğretmeni Bilge Kağan Alem (Adana, ODTÜ), Fizik öğretmeni Ramazan Akkılıç (Diyarbakır, Boğaziçi), Matematik öğretmeni Osman Özpamukçu (Malatya, Boğaziçi), Matematik öğretmeni Mehmet Oğuz (Bursa, Boğaziçi). Onur duymamız gereken bu okullar her şeyden önce eğitimi ibadet olarak gören, yurttan ve ailelerinden uzak, çok yabancı ortamlarda, büyük fedakârlıklarla hizmet veren genç Türk öğretmenlerin omuzlarında yükseliyor. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin engin vizyonunun eseri olan bu okullar, dünyanın dört bir köşesiyle Türkiye arasında barış köprüleri kuruyorlar. Bu okullarla ve onlara hizmet verenlerle Türkiye olarak ne kadar övünsek yeridir. (Bitti) 2007 İTİBARIYLA AFRİKA'DA TÜRK OKULLARININ YAYILDIĞI ÜLKELER Fas 5, Moritanya 1, Mali 1, Nijer 1, Çad 1, Etiyopya 1, Sudan 2, Senegal 1, Gambiya 1, Gine Bissau 1, Gine 1, Burkina Faso 1, Gana 1, Togo 1, Nijerya 4, Kamerun 1, Orta Afrika Cumhuriyeti 1, Kongo 1, Uganda 1, Kenya 4, Tanzanya 3, Malavi 1, Mozambik 1, Madagaskar 1, Güney Afrika 4, Benin 1, Liberya 1, Fildişi Sahili 1, Angola 1. Toplam: 45. (Son bir yıl zarfında 8 yeni okul açıldı.) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
|